Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4469 K.2025/4779

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4469 📋 K. 2025/4779 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4469 E.  ,  2025/4779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1667 E., 2025/1004 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/665 E., 2023/1445 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ... ...’ın 1 70... parsel sayılı taşınmazının yarı payını davalı oğlu ...’ya satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, ayrıca taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı evin inşasında masrafın yarısının kendisi tarafından karşılandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline, taşınmaz üzerindeki binanın ikinci katının kendisine ait olduğu hususunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ...; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, murisin mal kaçırma amacının olmadığını, geride 19 adet taşınmazının kaldığını, taşınmaz üzerindeki binanın inşasının üzerinden kırk yılı aşkın süre geçtiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin dava konusu taşınmaz dışında geride 19 adet taşınmazının kaldığı, murisin, sağlığında ölünceye kadar bakma sözleşmesinden caymadığı, murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kurulduğu tarihte toplam taşınmazlarının değerinin 335.240,00 TL, dava konusu taşınmazın değerinin ise 101.046,00 TL olduğu, muris ile davacı arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, temlikin mal kaçırma amacıyla yapılmadığı, davacının muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, muris muvazaası yönünden davacının talebinin tapu kaydının iptali ile terekeye iade istemli olması nedeniyle murisin terekesine temsilci olarak ...’nun atandığı, Mahkeme kararının tereke temsilcisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak tereke temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, tereke temsilcisi atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı, davacının dava konusu taşınmazda muris ...’den intikal eden 1/2‘lik payda elbirliği ortaklarından olduğu, ancak taşınmaz hakkında muhdesatın tespiti davası açılmasını gerektirir bir neden bulunmadığı gerekçesiyle muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden davacının istinaf talebinin usulden reddine, muhdesatın aidiyetinin tespiti ve beyanlar hanesine tescili talebi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tereke temsilcisinin ihmali yüzünden davacının haklarının zedelendiğini, bu durumun hukuk güvenliğini ortadan kaldırdığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı terekeye iade talepli tapu iptali ve tescil ile muhdesatın aidiyetinin tespiti ve beyanlar hanesine tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ... ‘ın 26.12.2013 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk eşi ...’den olma davacı oğlu ..., ilk eşi ...’den olma davalı çocukları ..., ..., ... ve kızı ...’den olma torunları ... ve ... ile ikinci eşi ... ve evlat edindiği kızı ... ...’un kaldığı, murisin maliki olduğu 1 70... parsel sayılı taşınmazının yarı payını üzerinde bırakarak diğer yarı payını 25.03.2008 tarihinde satış suretiyle davalı oğlu ...’ya devrettiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği, başka bir söyleyişle mirasçıların davayı takip yetkisinin sona ereceği ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkının miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçeceği açık olup Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1148 Esas, 2021/1689 Karar sayılı kararı ile mirasbırakan ... terekesine temsilci olarak ...’nun atandığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu kararın da 15.02.2024 tarihinde tereke temsilcisine tebliğ edildiği ve tereke temsilcisi tarafından kararın istinaf edilmediği görülmektedir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.