Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3027 K.2025/4854

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3027 📋 K. 2025/4854 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3027 E.  ,  2025/4854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1737 E., 2024/724 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/399 E., 2022/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... ve ... dava dilekçesinde, kadastro çalışmaları sonucunda Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 43... parsel sayılı taşınmazın davalı ... Bankası adına tescil edildiğini, oysa dava konusu taşınmazın 50 yılı aşkın süredir kendilerinin ve atalarının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek 1 43... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile adlarına 1/2'şer paylarla tescilini talep etmiştir. Dava konusu taşınmazın davalı tarafından yargılama sırasında, 20.01.2021 tarihinde 220.000,00 TL bedelle satış suretiyle üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca, davacılar taleplerini 220.000,00 TL bedelin 20.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle ödenmesi olarak değiştirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarına istinaden ... Bankası adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2016/1335 Esas, 2019/704 Karar sayılı kararıyla, ... kayıtların çevirisinin yapılarak alınan 09.08.2019 tarihli bilirkişi raporundan dava konusu taşınmazın tapulama esas zabıt kaydının Nisan 1313 tarih ve 115 sıra nolu atik tapu kaydı olduğu, ilk tesisin Eylül 13 08... -251 sıra nolu tapu kayıtları olduğu, söz konusu tarlanın 5 pay itibariyle 2 payının babaları ...'in vefatı ile oğulları ... ve ...'ın tasarrufuna geçtiği, revizyon görüp 811 numaralı senedi ve icranın 24... tarih 70 sayılı müzekkeresi ve Bidayet Mahkemesinin 29... tarihli yazısı gereği davalı ... Bankası adına tescil edildiği, davacıların dava konusu taşınmaz ile bir ilişiğinin olmadığı, adlarına tescilinin yapılmasının mümkün olmadığı, zilyetlikle kazanılacak bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli kararıyla; tanık ve mahalli bilirkişilerin taşınmazın başında dinlenilmesi, dava konusu taşınmazın dayanağı tapu kaydının zeminde usulüne uygun şekilde uygulanması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarından taşınmazdaki meyve ağaçlarının iki kısım halinde 20 10... yılında dikildiğinin, 2008 yılından sonra başlanarak önce taşınmazın bir kısmının, daha sonra da 2011 yılında taşınmazın batı kısmının, akabinde kalan kısmının tamamının kapama kiraz bahçesine çevrilmiş olduğunun anlaşıldığı, tapu kaydının Bidayet Mahkemesince ... Bankası adına tescil ettirildiği, tapu kaydının yeni 1897 tarihli olduğu, o zamanki hudutlar konusunda keşif sırasında mahalli bilirkişilerin bir bilgilerinin olmadığı, bilirkişiler tarafından tapu kaydının zemine uyduğu ya da uymadığı yönünde bir kanaat getirmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaza kadastro tespitinde esas alınan 1313 tarih ve 115 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığının ispatlanamadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve davacı tanıklarının beyanları nazara alındığında dava konusu taşınmazın davacıların dedelerinden intikalen geldiğinin anlaşıldığı ve alınan bilirkişi raporunda 1973, 1995, 19 97... yıllarına ait hava fotoğrafı üzerinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazın belli aralıklarla tarımsal faaliyette bulunulduğunun ve 2016 yılına ait ortofoto görüntüsünün incelenmesinde keşif mahallinde zeminde bulunan meyve ağaçlarının dikili olduğunun bildirildiği, böylece dava konusu taşınmazın 1973 yılı öncesinden itibaren davacıların üst soylarının zilyetliğinde bulunduğu ve irsi intikaller neticesinde davacıların zilyetliğinin devam etmekte olduğu, davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlik mülk edinme şartları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacılara 220.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Bidayet Mahkemesince ... Bankası lehine tescil edildiğini, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların davacıların akraba ve komşuları olduğunu bu kişilerin beyanlarıyla karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazda kadastro tespitinden önce bir ceviz ağacı bulunduğunu, davacıların kadastro tespitinden sonra dava konusu taşınmazı kullanmaya başladığının bilirkişi raporundan da anlaşıldığını, tapu kaydının sınır ve miktar itibariyle dava konusu yere uyduğunu bu nedenle taşınmazın davalıya ait olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Bursa ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 43... parsel sayılı 6.000,60 metrekare yüz ölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, 01.04.1313 tarihli ve 115 sıra numaralı tapu kaydına istinaden ... Bankası adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmeksizin 21.08.2008 tarihinde tescil edilmiştir. Davacılar çekişmeli taşınmazın kendilerine ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince tapu kaydının zemine uyup uymadığı tespit edilemediğinden davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince tapu kaydının zemine uyup uymadığı tespit edilemediğinden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de verilen hükmün dosya kapsamına uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Şöyle ki, tapu kaydının sorulduğu mahalli bilirkişilerin yaşlarının 60-65 arasında olduğu, yaşları gereği tapu kaydının sınırlarını bilebilecek durumda olmadıkları, mahalli bilirkişilere ve tanıklara dava konusu taşınmazın mevkisinin, tapu kaydında bahsi geçen mevkinin dava konusu yer mi başka bir yer mi olduğunun sorulmadığı, dava konusu 1 43... parsel sayılı taşınmazın komşu parsellerinden 29, 32... parsel sayılı taşınmazların vergi kaydına istinaden malikleri adına tescil edilmesine rağmen kadastro tutanaklarında bahsi geçen vergi kayıtlarının getirtilerek dava konusu taşınmazı ne okuduğunun tespit edilmediği gibi 2 kişilik jeodezi raporunda dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında sınırlarının belirgin olup olmadığının sorulmadığı, diğer yandan raporda taşınmazda belli aralıklarla tarımsal faaliyette bulunulduğu ve taşınmazda yalnızca 1 ceviz ağacı bulunduğu değerlendirmesine yer verilmiş olup taşınmazda kısmi bir kullanım var ise bunun harita üzerinde hangi kısma isabet ettiğinin gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonucu varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaza komşu 1 43... , 32... parsel sayılı taşınmazların vergi kayıtları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı ve yöreyi iyi bilen kişiler arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydının kapsamı okunup kayıtlarda yazılı hudutlar mahalli bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, dava konusu taşınmazın mevkisinin ve tapu kaydında bahsi geçen mevkinin neresi olduğu sorulmalı, mahalli bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazın tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında mahalli bilirkişiler ve tanıklardan ayrıntılı ve olaylara dayalı bilgi alınmalı; fen bilirkişiden tapu kaydının varsa revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı, komşu parsellerin dayanağı kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğunun belirlendiği ve kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kayıtlarının sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisine hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazın öncesinin ne olduğunu, taşınmazda kısmi kullanım olup olmadığını ve sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve uygulama ile karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Bankası vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı ... Bankası'na iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.