Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4259 K.2025/4858
1. Hukuk Dairesi 2025/4259 E. , 2025/4858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/308 E., 2025/80 K.
İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, muris ...'nin 17 14... parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek tapunun iptali ile tüm mirasçılar adına tescil isteminde bulunduğu; Dairenin 27.01.2015 tarihli kararıyla, muris ...'nin 31.05.2011 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı kızı ile davalı ...'nin kocası olan dava dışı oğlu ...'in kaldıklarının anlaşıldığı, murisin ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, murisin, dava dışı mirasçısının bulunduğu gözetilerek davada yer almayan mirasçının olurunun alınması ya da terekeye Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2015/1154 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararı ile ...’un tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere TMK'nın 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Somut olayda, temyize konu kararın tereke temsilcisi ...'a tebliğ edilmesine karşın, tereke temsilcisi karara karşı temyiz talebinde bulunmamış, karara karşı yalnızca davacılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
Oysa; davacı mirasçıların davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı temyiz talebinde bulunmalarına olanak yoktur.
Bu durumda; tereke temsilcisi karara karşı temyiz talebinde bulunmadığına göre, davada sıfatı kalmayan davacılar vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.