Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5382 K.2025/4857

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5382 📋 K. 2025/4857 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5382 E.  ,  2025/4857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/252 E., 2024/623 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve tamamı 122.500,56 m² olan 1 06... parsel sayılı taşınmazın 205/9187 payını 02.05.2008 tarihinde satın aldığını ve adına tescil ettirdiğini, Kanal İstanbul, 3. Köprü Bağlantı Yolu, 3. Havalimanı projeleri nedeniyle bölgenin değerlenmesi nedeniyle taşınmazı satmak isteyip Tapu Müdürlüğüne gittiğinde tamamı 122.500,00 m² olan taşınmazın 3/40 payının 1995 yılında ... İcra Müdürlüğünce cebri icra yolu ile satışının yapıldığını, Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilen cebri satış listesinin Tapu Sicil Müdürlüğünce gönderildiği şekliyle alacaklılar adına payları oranında aynen tescil edildiğini, bu nedenle tapu sicil kayıtlarının yanlış tutulmuş olduğunun söylendiğini, İcra Müdürlüğünden gönderilen tescil listesindeki alacaklıların paylarının taşınmazın bütününe göre yanlış hesaplandığını, cebri icra yoluyla yapılan satışa konu payının (3/ 40... ,5 00... ) 9.187,50 m²’ye karşılık geldiğini, şu anki mevcut tapu kaydına göre taşınmazdaki 205/9187 payının ise 2.733,85 m² olduğunu, yolsuz tescilin düzeltilmesi halinde taşınmazdaki payının yaklaşık olarak 307,51 m²'ye karşılık geleceğini, tapu kaydının tutulması aşamasında yapılan hata sonucunda taşınmazın yolsuz tescil neticesinde oluşan pay karşılığına göre zaman içinde işlem gördüğünü, kendisinin de taşınmazdaki pay karşılığını 2.733,85 m² olarak satın aldığını, taşınmazın yolsuz tescil neticesinde işlem görmüş olması ve tapu kaydının bu haliyle gerçeği yansıtmaması nedeniyle davacı adına kayıtlı paydaki yolsuz tescilin düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, yeni Tapu Sicil Tüzüğü'nün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 17.08.2013 tarihinden sonra davacının mahkemeye müracaat etmeden önce ilgili tapu müdürlüğüne başvurması, eğer bu talebinde istediği sonucu alamazsa daha sonra mahkemeye başvurması gerektiğini, davacı tarafın davaya konu taşınmaz ile ilgili herhangi bir başvurusunun olmadığının anlaşıldığını, tapu tashihi istemli iş bu davanın çekişmesiz yargı işlerinden olup davada tapu müdürlüğünün taraf değil ilgili olduğunu, Mahkemece talebin kabulüne karar verilse dahi Tapu Müdürlüğü yasal ilgili olduğundan, yargılama giderlerinden sorumlu olmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2018/466 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 1 06... parsel (eski 35 parsel) sayılı 122.5 00... 'lik taşınmazın 3/40 payının dava dışı ... adına kayıtlı iken, borcundan dolayı ... İcra Müdürlüğünün 1995/13 talimat sayılı dosyasında 31 kişiye satıldığı, İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen tescil listesindeki bildirime göre Tapu Müdürlüğünce, tapu kütüğüne payların tescil edildiği, ancak Tapu Müdürlüğünce cebri icrada satılan 3/40 paya isabet eden 9.187,5 m² üzerinden alıcıların payının tescili gerekirken, taşınmazın tamamı olan 122.500 m² üzerinden alıcıların paylarının hatalı olarak gerçek hak durumundan fazla şekilde tescil edildiği, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından ... adına kayıtlı 9.1 87... 'lik kısmın karşılığı olan 3/40 payın ... İcra Müdürlüğünün 31.05.1995 tarihinde yapılan cebri satışı sırasında pay dağılımında hata yapıldığı fark edilerek 02.05.2008 tarihinde beyanlar hanesinde cebri satış neticesinde ve daha sonraki tedavüllere göre pay oranlarında yanlışlık yapıldığının şerh edildiği, davacının ise hatalı olarak tescil edilen bu paylardan adına kayıtlı 205/91 87... .04.2008 tarihinde satın aldığı, davacı adına kayıtlı payın tamamının cebri tescil suretiyle tescil edilen paylardan geldiği, davacının tapudaki payı 205/91 87... /122500 pay olarak tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1 06... parsel (eski 35 parsel) sayılı taşınmazda davacı adına kayıtlı 205/91 87... /122500 olarak düzeltilmesine, düzeltilmiş şekli ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2020/1459 Esas, 2022/829 Karar sayılı kararı ile; talebin tapu kaydında düzeltim değil, tapu sicilinde hatalı belirlenen pay oranının düzeltilmesine ilişkin olup cebri icra suretiyle yapılan satış sonucu dava dışı alıcının satın aldığı 3 07... 'ye göre taşınmazın tamamının yüz ölçümü olan 122.5 00... üzerinden 205/122500 pay verilmesi yerine, satışa konu pay miktarı olan 9.1 87... üzerinden verilen 205/9187 payın tapuya tescili sonucu hatalı pay dağılımı yapıldığı ve bu hata sonucu gerçekte 3 07... olması gereken payın karşılığının tapuda 2.733, 85... 'ye tekabül ettiği ve davacının da hatalı tescil edilen payı satın almak suretiyle maliki olduğu anlaşıldığından, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle yolsuz oluşan kaydın düzeltilmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda buşunulması üzerine Dairece, Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle dava konusu taşınmazdaki dava dışı paydaşların paylarında azalma olup olmadığının tespit edilmesi, diğer paydaşların paylarında değişme olacaksa, onların da davaya dahil edilmesinin sağlanması, toplanan ve toplanacak delillerin bir arada değerlendirilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu işlemin tapu müdürlüğünce düzeltildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazdaki payın yargılama sırasında düzeltildiği, böylece davayı açmakta haklı oldukları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca aleyhlerine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapuda pay düzeltimi istemine ilişkin olup yargılama gideri temyiz konusu edilmiştir.
Mahkemece davaya konu işlemin yargılama sırasında düzeltildiği belirtilerek davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin birinci fıkrasında; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada, dava konusu taşınmazın tapu kaydında pay oranlarında hata olduğu, Tapu Müdürlüğünün tescil işlemini hatalı yaptığı, davacının davasını açmakta haklı olduğu, yargılama sırasında da pay oranlarının düzeltildiği gözetildiğinde davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu değerlendirilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken davacı üzerinde bırakılarak karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
(2) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile, bakiye 391,7‬0 TL'nin davacıdan tahsiline” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç takdirine yer olmadığına,” cümlesinin yazılmasına,
"(3) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davacı tarafça yapılan 1.849,80 TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına,"
(4) numaralı bendinde yer alan “Davalı İdare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine, ” cümlesinin yazılmasına,
(5) numaralı bendinde yer alan “Davalı tarafça yapılan 93,65‬ TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin çıkartılarak yerine “Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.