Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5608 K.2025/4862
1. Hukuk Dairesi 2024/5608 E. , 2025/4862 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1570 E., 2024/2132 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/255 E., 2024/216 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; murisi ...'ın 10 22... parseldeki 9 nolu bağımsız bölümünü davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile muris adına tesciline, mümkün olmazsa miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş; aşamada talebini miras payına hasretmiştir.
II. CEVAP
Davalı; taşınmazın bedeli kendisi tarafından ödenmesine rağmen yurt dışında olduğu için muris adına tescil edildiğini, alım gücünün bulunduğunu, murisin mal kaçırma amacıyla değil hakkın teslimi amacıyla hareket ettiğini, davanın kötü niyetle açıldığını belirtip reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın bedelinin davalı tarafından murise gönderildiği, davalının o anda Türkiye'de olmaması nedeniyle murisin taşınmazı kendi adına temlik aldığı ve daha sonra asıl sahibi olan davalıya devrettiği, bununla birlikte murisin bir çok taşınmazının bulunduğu, muvazaa kastından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava sübut bulduğu halde davanın reddine karar verildiğini, davalının taşınmazın bedelini kendisinin ödediğine ilişkin savunmasını ispat edemediğini, bu hususta tanık dışında bir belge de ibraz edemediğini, yalan ve yanlı beyanda bulunan davalı tanıklarının gerçeği söylemediklerinin resmi belgeler ile ispatlandığını, taşınmazın bedelinin muris tarafından para ve arsa verilmek suretiyle ödendiğini, murisin geride kalan tüm taşınmazlarının köyde olduğunu, onların devredilmesinin mirasçıların tepki göstermesine sebep olacağını, bu nedenle taşınmazları muvazaalı şekilde alacak mirasçının satma imkanının bulunmadığını, kaldı ki köydeki taşınmazların ekonomik olarak çok değerli olduklarının söylenemeyeceğini, yemin teklif etme haklarının hatırlatılmadığını, tüm dosya kapsamı ile muvazaa iddialarının ispatlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'ın 15.03.2019 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak 15.01.2022 yılında ölen eşi ... ile müşterek çocukları ... (davacı), ... (davalı), ... ve ...'nin kaldığı; murisin, adına kayıtlı 10 22... parseldeki 9 nolu bağımsız bölümü 15.01.2015 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.