Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5737 K.2025/4846
1. Hukuk Dairesi 2024/5737 E. , 2025/4846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/479 E., 2024/358 K.
Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; tereke temsilcisi vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ..., ... ve davacılardan ... ve ...'ın babası ...'in davalının kocası ... ile kardeş olduklarını, muris ...'ın 600, 568, 599, 5 28... parsel sayılı taşınmazların paydaşı olduğunu, mirasçılarından oğlu ... ...’ın 2008 yılında murise yasal danışman olarak atandığını, yaşlı ve bizzat hareket etme imkanı olmayan muris kandırılarak yapılan 20.09.2010 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile dava konusu taşınmazların yasal danışman ...’in eşi davalı ...’ya devredildiğini, devrin murisin yaşlılığından faydalanılarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile tüm mirasçılar adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davalı ...'ın 568 parsel (2 01... parsel) sayılı taşınmazdaki 3/10 payını 28.02.2017 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle devrettiği anlaşıldığından tereke temsilcisi vekili Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca davayı yeni malike karşı devam ettirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının evlendiği günden itibaren murise baktığını, murisin hukuki ehliyeti haiz olduğunu, taşınmazların yasal danışman ile birlikte devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.09.2014 tarihli ve 2011/125 Esas, 2014/271 Karar sayılı kararıyla; murisin işlem yapabilme ehliyetine yasal danışmanı eşliğinde ehil olduğu ve ölünceye kadar bakma akdinin de muvazaalı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece; davanın tereke adına açılması ve dava dışı ... ile aralarında hukuki yarar çatışması bulunması nedeniyle terekeye temsilci tayin ettirilmesi için süre verilmesi, ehliyetsizlik iddiası yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, murisin ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde hile hukuki nedenine dayalı araştırma yapılması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Birinci Üst Kurulunun raporları birlikte değerlendirildiğinde murisin işlem tarihinde ehliyetli olup olmadığının belirlenemediği de dikkate alınarak davacının ehliyetsizlik iddiasını ispatlayamadığı; tanık beyanlarından ölünceye kadar bakma akdinin hile ile imzalatıldığına, murisin iradesinin hile ile sakatlandığına dair bir beyanlarının bulunmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince taşınmazların önce satış yapılıp geri alınması neticesinde aynı gün ölünceye kadar bakma akdi ile devredilmesi hususunun hile olduğu belirtilmiş ise de ölünceye kadar bakma akdinin murisin hileye maruz kalması neticesinde imzalandığına dair bir beyan ya da delilin bulunmaması sebebiyle hile sebebiyle tapu iptali ve tescil talebinin de yerinde olmadığı; tenkis talebi yönünden ise tanık beyanları ile murise geçmişten bu yana davalı tarafından bakıldığının sabit olduğu, bu şekli ile ölünceye kadar bakma akdinin bağış niteliğinin üstün olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, TMK'nın 565. maddesi gereğince de ölünceye kadar bakma akdinin tenkise tabi kazandırmalardan olmadığı gerekçesiyle davanın tenkis istemi yönünden de reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki davanın muris muvazaasına dayalı olduğunu, murisin mal kaçırmak amaçlı olarak devrettiğinin anlaşıldığını, tanık beyanlarından murisin ehliyetsiz olduğu ve taşınmazların hile ile devredildiğinin de anlaşıldığı, diğer yandan aşırı yararlanma yönünden de araştırılma yapılması gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin ehliyetsiz olduğunun tanık beyanlarından, doktor raporlarından anlaşıldığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin imzalanmasından iki hafta sonra alzheimer, şuur bulanıklığı, ileri derecede demans hastalığı teşhisi konulduğunu, kazandırmanın yapıldığı tarihte murisin 92 yaşında olduğu, murisin yaşına rağmen herhangi bir rapor alınmadan işlem yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmazların önce satış yoluyla kaçırılmaya çalışıldığını, murisin malını satma ihtiyacı içinde olmadığını, amacın mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, davalı taraf murisin ehliyetli olduğunu ifade ettiğinden bu doğrultuda murisin bakıma muhtaç olmadığının da kabulü gerektiğini, bu kabul halinde de murisin mallarını devretme ihtiyacı içinde olmadığının anlaşıldığını, murisin tasarruf oranını aşıp aşmadığının da tespit edilmediğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tenkis istemine ilişkindir.
1. Davacı ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Somut olayda, Mahkemece verilen karara karşı tereke temsilcisi haricinde davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. Ne var ki; davacıların davada takip yetkisi kalmadığından karara karşı temyiz talebinde bulunma hakları da yoktur. Bu durumda, davacıların temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.
2. Tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1918 doğumlu muris ...'ın 10.10.2010 tarihinde öldüğü, geride çocukları ..., ..., torunları ... ve ... ile dava dışı oğlu ...’in mirasçı olarak kaldıkları; Sinop Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.12.20 08... /389 Esas, 2008/625 Karar sayılı kararı ile murise oğlu ...’in yasal danışman olarak atandığı, murisin 14.05.2010 tarihinde 528 (yeni 2 19... parsel), 531 (yeni 2 20... parsel), 599 (yeni 2 04... parsel), 568 (yeni 2 01... ) parsel sayılı taşınmazlardaki payının tamamını gelini davalı ...’ya satış suretiyle devrettiği, akabinde davalı ...’nın devraldığı 4 adet taşınmazdaki paylarını 20.09.2010 tarihinde murise satıp temlik ettiği ve aynı tarihte yapılan ölünceye kadar bakma akdi ile dava konusu 600 parsel (yeni 2 04... parsel) sayılı taşınmaz da işleme dahil edilerek murise ait 5 adet taşınmazdaki payların tamamının muris tarafından davalı ...'ya ölünceye kadar kendisine bakıp gözetmesi koşulu ile yeniden devredildiği, devre ilişkin resmi senetlerde yasal danışman olarak ...’in de imzasının bulunduğu; davalının yargılama sırasında 568 parsel (2 01... parsel) sayılı taşınmazdaki 3/10 payını 28.02.2017 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle devrettiği; murisin işlem tarihinde ehliyetli olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 23.06.20 21... .02.2023 tarihli raporlarıyla, murisin işlem tarihinde hukuki ehliyeti haiz olup olmadığı hususunda tıbbi kanaat belirtilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
2. Tereke temsilcisi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının tereke mirasçılarından alınmasına,
Dosyanın Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.