Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5221 K.2025/4787

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5221 📋 K. 2025/4787 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5221 E.  ,  2025/4787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1289 E., 2024/1366 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/408 E., 2022/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; annesinden kalan bazı taşınmazları satma amacıyla emlakçılık işi ile uğraşan davalı ... ile tanıştığını, bir kısım taşınmazların emlakçı davalı aracılığı ile satıldığını ve bu yönde güven kazanan davalının daha sonra 1 92... parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümdeki 1/2 olan payının da satılması hususunda kendisini ikna ettiğini, taşınmaza müşteri bulduğunu, tapu işlemleri ile yorulmasını istemediğini beyan ederek taşınmazın satışı için ... 16. Noterliğinin 06.12.2019 tarihli vekaletnamesini aldığını, taşınmazı 145.000,00 TL'ye sattığını söylediğini, ancak bu bedeli dahi ödemediğini, taşınmazı diğer davalı eşine satış göstermek suretiyle devrettiğini, davalı ... ve diğer davalı eşi ...'nin birlikte ve kendisini zarara uğratmak kastı ile hareket ettiklerini, satış bedelini talep ettiğini ancak geri dönüş yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın davacının kardeşi ...'a ait olan dava dışı 1/2 payının 120.000,00 TL bedelle vekil ... eliyle davalı ...'ye satıldığını, davacının da kendi payını satmak istediğini, davalı ...'ye yapılan teklifin kabul edildiğini, davacının fiziksel engelinin olması ve devir işlemleri süresince yorulmaması için ... 16. Noterliğinin 06.12.2019 tarihli vekaletnamesi ile davalı ...'i satış işlemleri için yetkilendirdiğini, taşınmaz bedelinin davacıya kira bedeli olarak peyderpep ödenmekte olduğunu, taşınmaz bedelinin bir miktar nakit, kalanının ise davacının talep ettiği şekilde konforlu, güvenlikli bir sitedeki kira bedeli olarak ödenmesi şeklinde anlaşıldığını, davacıya 15.000,00 TL elden ödeme yapıldığını, aynı gün ... Mahallesinde bir daire kiralandığını, kira ödemelerini gerçekleştirecek olan davalı ...'in kefil olduğunu, kira akdinin başlangıcı 10.12.2019 tarihinden günümüze kadar kira bedellerinin banka kanalıyla ev sahibine ödendiğini, dava konusu taşınmazın kentsel dönüşüme girmesi sebebiyle yıkıldığını, rayiç bedele uygun olarak 145.000,00 TL'ye satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekil edene ait taşınmazdaki 1/2 paya ait bedelin peşin ödenmesi şeklinde anlaşıldığı, ancak davalı ...'in taşınmazı eşine devrederek bedelini, davacının tüm ısrarlarına rağmen ödemediği, bu suretle vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...'nin vekil olan eşi ile çıkar ve işbirliği içerisinde, kötüniyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya satış bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, davalı ... ile ...'nin evli olup el ve işbirliği içinde hareket ettikleri belirlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekil edenin talebi ile bağlı olan vekilin, talep doğrultusunda 145.000,00 TL ile satışı gerçekleştirdiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığından söz edilemeyeceğini, davalının, davacı ile arasındaki anlaşmaya uygun şekilde, davacının istediği niteliklerde bir ev kiralayıp kiralarını ödemeye başladıktan uzun bir süre sonra, anlaşmaya aykırı şekilde davacının 145.000,00 TL'nin tamamının kendisine ödenmesini talep ettiğini, hem kirasını ödetip hem para istediğini, davalının, davacıyla ilk yaptıkları anlaşmaya sadık kalarak kefil olarak üzerine düşeni yaptığını, davacının kiralarının ödenmeye devam edildiğini, davalının kira sözleşmesinin kefili iken ödeme yapmayı bırakması ve davacıya kalan bakiye borcunu vermesi halinde, davacı kirasını ödemediği takdirde davalının sorumluluğu oluşacağından, talep edilen parayı ödemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacı tarafından hukuki avantaj yaratmak maksadıyla tek taraflı yazılan Whatsapp mesajlarının hükme esas alınmasının isabetsiz olduğunu, tarafların anlaştığı satış bedeli ile tapuda gösterilen değer arasında fahiş fark bulunmadığını, yaşadığı evin altyapı hizmetleri kesilen davacının, acil konut ihtiyacını çözmek için payını diğer paydaş ...'e sattığını, bir miktar nakit para aldığını, kendine yeni bir ev kiralattığını, acil ihtiyaçları karşılandıktan sonra ise yaptığı satıştan pişman olarak haksız ve hukuka aykırı şekilde eldeki davayı açtığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı yönündeki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunun hatalı olduğunu, gerçekte var olmayan bir dairenin emsal değeri üzerinden dava değeri hesaplandığını, hesaplanan değer üzerinden davalıya harç ve vekalet ücreti yükletildiğini, bilirkişinin, kentsel dönüşüm sonucu bir daireye karşılık aynı metrekarede bir daire alınacağı yönündeki inancının hiç bir somut dayanağı bulunmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'ın ... 16. Noterliğinin 06.12.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil tayin ettiği, 1 92... parsel sayılı taşınmazdaki davacı adına kayıtlı çekişme konusu 1/2 payın davalı vekil ... tarafından 09.12.2019 tarihinde satış suretiyle eşi olan diğer davalı ...'e devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 30.739,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.