Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2951 K.2025/4824

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2951 📋 K. 2025/4824 📅 03.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2951 E.  ,  2025/4824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/164 E., 2025/31 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlar; davalı Hazine vekili, çekişme konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2014/626 Esas, 2014/990 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fenni bilirkişi ...'nin 03.04.2014 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6.270,80 metrekare mesahalı yerin son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 25.12.2014 tarihli kararının davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2015/20718 Esas, 2017/7950 Karar sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmadığı, yetersiz ziraat bilirkişi raporu ile yetinildiği, davacı yönünden belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar üzerinde durulmadığı, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, dava konusunun TMK'nın 713/5. hükmü uyarınca ilan edilmesi zorunlu olduğu halde Mahkemece bu hususun göz ardı edildiği, davada Büyükşehir Belediyesinin taraf olması gerektiği, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 03.04.2018 tarihli ve 2018/117 Esas, 2018/145 Karar sayılı kararı ile; Büyükşehir Belediyesinin davada yer alması sağlandıktan sonra, davacı lehine zilyetlikle mülkiyeti iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 03.04.2014 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6.270,80 metrekare yüz ölçümlü yerin son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiş; kararın süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2018/3678 Esas, 2020/5023 Karar sayılı kararıyla; bozma kararına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, taşınmaz bölümünün imar planı kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise imar planının hangi tarihte onaylanarak kesinleştiğinin sorulup saptanmadığı, zilyetlik süresinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğraflarından yöntemine uygun şekilde yararlanılmadığı, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından stereoskopik aletle incelenmesi gerektiği halde hava fotoğrafı incelemesinin bu konuda uzman olup olmadığı anlaşılamayan orman mühendisi bilirkişisi tarafından zilyetlik süresini tespitten uzak 19 50... tarihlerine ait hava fotoğrafları üzerinden yapıldığı ve taşınmaz bölümünün evveliyatı, kullanım süresi, niteliği ve imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarına ilişkin açıklama içermeyen, yetersiz bilirkişi (orman ve ziraat) raporuna dayanılarak hüküm kurulması cihetine gidildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 21.06.2022 tarihli ve 2021/194 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararıyla; bozma sonrası yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporları gözetildiğinde davacı lehine imar-ihyaya dayalı olarak tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 23.10.2023 tarihli ve 2022/7698 Esas, 2023/5748 Karar sayılı kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı için davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı Hazine vekilinin 21.06.2022 tarihli dilekçesi ile çekişme konusu taşınmazın TMK'nın 713/6. hükmü gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmesine rağmen anılan talep yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine imar-ihyaya dayalı olarak tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı Hazinenin tescil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan iki bilirkişi raporu arasında büyük fark olduğunu, müvekkilinin dava konusu yeri dava tarihinde 25 yılı aşkın süredir kullandığını, zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında müvekkilinin zilyetliğinin 1980'li yıllarda başladığını ve dava tarihi itibari ile 20 yıldan fazla olduğunu beyan ettiklerini, mahalli bilirkişi beyanları, tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporları arasında büyük çelişki olduğunu, müvekkilinin dava konusu yeri emek ve masraf sarfederek ev ve bahçe yaptığını, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozma kararı uyarınca işlem yapılasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, HMK'nın 297/2 hükmünde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, dava konusu edilen taşınmazın 20.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen yer olmasına ve anılan kısım yönünden Hazinenin tescil isteminin kabul edilmesine rağmen HMK’nın 297/2 hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Davacı vekilinin değinilen yönler itibariyle temyiz itirazının kabulü ile; hükmün 2. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine 2. bent olarak “Davalı Hazinenin tescil isteminin kabulü ile; fen bilirkişisi ... ve harita bilirkişisi ...’ın 20.04.2022 tarihli raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,” cümlesinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.