Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3069 K.2025/4405
1. Hukuk Dairesi 2024/3069 E. , 2025/4405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/540 E., 2024/769 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/130 E., 2024/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tespit harici bırakılan ve sınırları dava dilekçesinde yazılı beş parça taşınmaza davacının 20 yıldan fazla süredir zilyet olduğunu ileri sürüp imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teknik bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D) ve (E) harfi ile gösterilen taşınmazların 1990 yılından evvel imar ve ihyasının tamamlandığı, yapılan senetsiz araştırması sonucunda norm kısıtlamasının aşılmadığı, 20 yıllık süreyle nizasız ve fasılasız olarak ekonomik amaca uygun zilyetlikle kullanım koşulunun sağlandığı, TMK'nın 713, Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerindeki tüm olumlu ve olumsuz koşulların gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 04.08.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 698,45 m²’lik, (B) harfi ile gösterilen 1.164,60 m²'lik, (C) harfi ile gösterilen 1.762,05 m²'lik, (D) harfi ile gösterilen 2.793,47 m²'lik ve (E) harfi ile gösterilen 1.016,63 m²'lik taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli bölümlerin 1990 ve 2004 tarihli hava fotoğrafları ile 2010 yılı ortofotoda tarım arazisi olarak kullanıldıkları, 1990 yılından evvel imar-ihyasının tamamlandığı, tarım arazisi olduğu, 25 yıl boyunca ekilip biçildiği, taşınmazlar üzerinde ırmak ve dere yatağı izine rastlanmadığı, taşınmazların alanı ve çevresinde taşkın durumunun söz konusu olmadığı ve ırmağın etki alanı dışında bulunduğu, senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığı, davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve TMK’nın 713. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı temsilcisinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu için zilyetlikle kazanılamayacağı, son yıllarda çay yataklarının özel mülkiyete konu edilerek tapulanmasının büyük bir hata olduğu ve bu alanların sebepsiz yere tapulama harici bırakılmadığı, imar ve ihyanın içeriği ve zilyetliğin ne zaman başladığının belirtilmediği, ayrıca tescil harici olarak bırakılan bu alanın Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi öncesinin imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı ve zilyetliğin sürdürülüş biçiminin açıklanmadığı, bu sebeplerle de dava konusu taşınmaz hakkında TMK'nın 713. ve Kadastro Kanunu'nun 17. maddelerinde istenilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapulama harici olarak bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölümler, Sinop ili... köyünde 1962 yılında yapılan kadastro çalışmalarında çay yatağı olması nedeniyle tespit harici bırakılmışlardır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.