Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3087 K.2025/4399

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3087 📋 K. 2025/4399 📅 09.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3087 E.  ,  2025/4399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/40 E., 2023/41 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılan taşınmazın davacının malik olduğu 124 ada 14 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğunu ileri sürerek taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır
Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılan taşınmazın ... ...’dan davacı ... ile kardeşi ........... ...’a kaldığını ve müşterek iki kardeş tarafından kullanıldığını ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın yarı hissesinin davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli 2013/110 Esas ve 2014/123 Karar sayılı davanın kabulüne dair kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.03.2015 tarih 2014/15626 E. 2015/22574 K. sayılı kararı ile “taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresinin yöntemince araştırılmadığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı üzerinde durulmadığı, kanunda aranan yasal ilanların yapılmadığı, ziraat mühendisinden taşınmazın niteliği hakkında rapor alınması, taşınmaz üzerinde imar ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile ekonomik amaca uygun zilyetlik başlangıç tarihinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği” belirtilerek karar bozulmuştur.
Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli 2015/58 Esas ve 2017/143 Karar sayılı asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen karar, birleştirilen davada davacı vekili ile davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2020 tarih 2017/5628 E. 2020/4871 K. sayılı kararı ile; "Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümünün imar - ihya öncesi niteliği, imar - ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte tamamlandığı, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesi gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu bölüm üzerinde davacı ve birleştirilen davanın davacısı yönünden zilyetlikle mülk kazanma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle,tarafların murisi ... ...’ın vefatından sonra, kadastro çalışmalarından önce mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ...’a, 124 ada 14 parsel sayılı taşınmazın da... ...’a kaldığını,...’in daha sonra bu taşınmazı eşine bağışladığını, ...in kendi taşınmazının etrafına duvar çektiğini bu sebeple 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının sabit olduğunu, ...e ait ahırın kapısının dava tarihinden sonra açıldığının tespit edildiğini, kalan kısmın da davacı ...’ye ait olduğunu, dava konusu bu kısma davacının zilyet olduğunu, zilyetliğin dosyada ispatlandığını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin davalının babasından kalma eski özel harman yeri olduğunu, bu kısmın daha sonra iki kardeş tarafından müşterek yol olarak bırakıldığını, her iki davacının da taşınmazı birlikte kullandığını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine göre açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölüm, ..................... köyünde 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında yol vasfında olduğu belirtilerek tespit harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının asıl davada davacı ... ile birleştirilen davada davacı ...'dan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.