Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4010 K.2025/4324

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4010 📋 K. 2025/4324 📅 08.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4010 E.  ,  2025/4324 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/204 E., 2024/73 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ortak mirasbırakanları ...’ın ... plakalı traktörü ile ........... plakalı minibüsünü birlikte yaşadığı davalı ...'e mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile bedelsiz olarak devrettiğini, davalı ...’in bu araçları davalı ...'e muvazaalı olarak aktardığını, ayrıca mirasbırakanın maliki olduğu 279 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazları dava dışı 3. kişilere satarak elde ettiği satış bedeli ile dava konusu 268 ada 41 parsel sayılı taşınmazı satın alıp davalı ... adına tescil ettirdiğini ileri sürerek araç ve taşınmazların kaydının iptaline, terekeye iadesine, olmazsa miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmazsa miras payı oranında bedellerin .............den tahsiline ya da tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2011/376 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararıyla; taşınır mallar bakımından muris muvazaasına dayanılamayacağı gerekçesiyle traktör ve minibüs bakımından davanın reddine, dava konusu taşınmazın satış tarihinde gösterilen değeri keşfen belirlenen değer arasında açık bir orantısızlığın bulunduğu, mahalli bilirkişiler ile tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın murisin mal kaçırma amacıyla hareket ettiği, davalı ...’in kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı, iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunması nedeniyle 268 ada 41 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulü ile taşınmaz bedeli olan 32.550,00 TL'nin İncesu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/336 Esas, 325 Karar sayılı mirasçılık belgesinde yer alan hisseleri oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Dairenin 01.04.2019 tarihli ve 2016/8002 Esas, 2019/2307 Karar sayılı kararıyla: “... 268 ada 41 parsel sayılı taşınmaz bakımından davada ileri sürülen iddianın içeriğine ve davalının savunmasına göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi halinde 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten, 01.04.1974 tarihli karar, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut olayda olduğu gibi bedeli ödenerek ‘gizli bağış’ şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarihli 586/782; 21.9.1994 tarihli 248/538; 21.12.1994 tarihli 667/856; 11.10.1995 tarihli 1995/1-608 sayılı kararında belirtilmiş; Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmış olup dava konusu taşınmaz yönünden iptal tescil isteğinin ve davalı ... hakkındaki davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere saklı pay sahibi mirasçıların gizli bağış iddiasına dayanarak tenkis isteğinde bulunabilecekleri açıktır.... Mahkemece davacıların terditli olarak ileri sürdükleri tenkis istemi yönünden herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca; 268 ada 41 parsel sayılı taşınmaz bakımından davacıların tenkis isteğinin usûli kazanılmış haklar ile yukarıda açıklanan ilke ve olgular gözetilerek değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı ... hakkındaki dava reddedildiğine göre Bünyamin lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi 09.06.2021 tarihli 2019/106 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararıyla, dava konusu ...ve ...................... plaka sayılı araçlar ve tapu iptal-tescil talebi ile davalılardan ...'e yönelik açılan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tenkis talebinin ise reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 21.02.2023 tarihli ve 2022/2280 Esas, 2023/963 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 268 ada 41 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinde rayiç bedelinin davacıların miras payına isabet eden kısmının tespiti ile (III) nolu paragrafta belirtilen keşfen belirlenen değeri 32.550,00 TL’nin davacıların miras payına (10/16) isabet eden 20.343,75 TL'yi aşmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca, dava konusu ...ve ..................plaka sayılı araçlar, tapu iptal - tescil talebi ile davalılardan ...'e yönelik açılan dava ve davacı tarafın tenkis talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların tazminat talebi yönünden 20.343,75 TL'nin miras payları oranında davacılara ödenmesine ve davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı ...'ün iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğuna ilişkin yapılan tespitin doğru olmadığını, araçlar yönünden terditli bir şekilde talepte bulunulmasına ve muris ile ...'in mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin sabit olmasına rağmen Mahkemece bu talebinin değerlendirilmediğini, muris ile davalı ...'in mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin sabit olduğunu, dolayısıyla tenkis talebi yönünden davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat bedelinin oldukça düşük olduğunu, bu bedelin yeniden keşif yapılarak belirlenmesini ve ayrıca denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat, aksi takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; mirasbırakan 1961 doğumlu ...’ın 27.09.2011 tarihinde ölümü ile geriye eşi davacı ... ile ondan olma çocukları davacı ... ve ................, davalı ................’den olma çocukları dava dışı ........ ve ............. ............’ın mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakan ...’ın, maliki olduğu dava dışı 279 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazları 25.09.2009 tarihinde 2.000,00 TL bedelle dava dışı 3. kişiye devrettiği, dava konusu 268 ada 41 parsel sayılı taşınmazın ise 29.12.2009 tarihinde mirasbırakan ... tarafından 2.000,00 TL bedelle satın alındığı, mirasbırakanın 24.08.2011 tarihinde dava konusu taşınmazı 2.200,00 TL bedelle birlikte yaşadığı davalı ...’e devrettiği, davalı ...’in taşınmazı 12.09.2011 tarihinde 2.200,00 TL bedelle diğer davalı ...’e temlik ettiği, yargılama sırasında taşınmazın davalı tarafından 21.09.2012 tarihinde .............’a satıldığı, onun da 04.09.2014 tarihinde ................’a devrettiği, ondan da 12.04.2017 tarihinde ...................’a temlik edildiği, taşınmazın 25.04.2019 tarihinde toplulaştırma neticesinde 890 ada 8 parsel olduğu ve 01.09.2020 tarihinde tekrar ..............’a satış suretiyle devredildiği, dava konusu ...plaklı traktörün davalı ................adına kayıtlı iken 09.09.2011 tarihinde 25.000,00 TL bedelle, ... plakalı kamyonetin ise 12.09.2011 tarihinde 32.300,00 TL bedelle davalı ...’e satıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarına gelince; eldeki davada, davacılar lehine 20.343,75 TL tazminata hükmedilmesine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi dava değeri üzerinden re'sen karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken bu hususun hükümde belirtilmemiş olması da isabetli değildir.
Ne var ki, değinilen hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekillerinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasına (6) numaralı bent olarak "Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacılara ödenmesine" cümlesinin eklenmesi ve (7) numaralı bent olarak " Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.390,30 TL harçtan peşin alınan 148,50 TL ile sonradan tamamlanan 386,00 TL harç toplamı 534,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 855,80 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına," cümlesinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İncesu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,08.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.