Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3910 K.2025/4320

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3910 📋 K. 2025/4320 📅 08.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3910 E.  ,  2025/4320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/564 E., 2025/122 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu 407 ve 408 parsel sayılı taşınmazlarını başka bir taşınmazla takası için kendilerini nişanlı olarak tanıtan davalılar ...ve ...ile anlaştıklarını, kendisinin dava konusu taşınmazları devrettiğini, davalıların da üzerinde ev olduğunu bildirdikleri 306 ada 1 parsel sayılı taşınmazı kendisine devrettiklerini ancak sonradan davalıların gösterdikleri evin 306 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde olmadığını öğrendiğini ve kandırıldığını anladığını ileri sürerek davalılar adına olan 407 ve 408 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada 407 parsel sayılı taşınmaz için HMK’nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam etme yönünde kullandığını bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; iddiaların doğru olmadığını, diğer davalıyı devir öncesinde tanımadığını, çekişme konusu taşınmazları bedel karşılığı davacıdan satın aldığını ve davacıya ev göstermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; husumet itirazında bulunmuş, taşınmazları davalı ...’den aldığını, davacıya ev göstermediğini, davacı ile protokol imzalamadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; taşınmazı cebri icra yolu ile satın aldığını, rızai bir devir olmadığını, bu nedenle HMK'nın 125. maddesinin uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2011/285 Esas, 2014/568 Karar sayılı kararı ile; hile iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairenin 28.02.2018 tarihli ve 2015/7786 Esas, 2018/1249 Karar sayılı kararı ile; davacının hileye düşürülmek suretiyle taşınmazlarının elinden alındığı, bu nedenle davanın kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/671 Esas, 2019/90 Karar sayılı kararı ile hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairenin 16.06.2021 tarihli ve 2019/2527 Esas, 2021/3355 Karar sayılı kararı ile; 408 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen kararın onanmasına, 407 parsel sayılı taşınmazın hükümden sonra 27.09.2019 tarihli işlemle davalı ...’ten dava dışı üçüncü kişi ...’a satış yoluyla geçtiği için HMK'nın 125. maddesinin uygulanması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılan yargılama sonucunda davacının seçimlik hakkını tapuyu devralan ...'a karşı tapu iptali ve tescil davası olarak devam etme yönünden kullandığı, ..............’ın dava konusu 407 parsel sayılı taşınmazı Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2019/4705 Esas sayılı dosyasında cebri icra yolu ile satın aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin duruşmalı olarak temyiz talebi üzerine, Dairenin 07.11.2023 tarihli ve 2023/570 Esas, 2023/6348 Karar sayılı kararı ile; davanın 27.04.2011 tarihinde açıldığı, dava nedeniyle dava konusu taşınmazlara 28.04.2011 tarihinde ihtiyati tedbir tesis edildiği, Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2019/4705 takip sayılı dosyasına dayanak senetlerin 2019 yılında keşide edildikleri, dava konusu taşınmazın ihale şartnamesinde de taşınmazdaki ihtiyati tedbire ilişkin bilgilere yer verildiği görülmekle, davalı ...'ın dava konusu taşınmazın durumunu bilen ya da bilmesi gereken konumunda olduğu ve bu nedenle TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalının cebri icrada satışına karar verilmiş olan dava konusu taşınmazı icrada satın aldığını, kanunen bunda bir sakınca bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da bu durumun açık olduğunu, davalı ...'ın kötü niyetinin ispatlanamadığını, sırf tedbirli olarak almasının tapu iptal davasında yeterli kabul edilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek tüm dosya kapsamı ve emsal kararlardan dava konusu taşınmazın icradan satış yapılması durumunda, satın alınmasında kanunen sakınca olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Mahkeme kararı gerekçesinin dosyadaki bilgi, belge, tanık anlatımları ve dosya içeriği ile örtüşmediğini, dava konusu taşınmazları davalı ...'in davacıdan satın aldığını, 22.500,00 TL' sini havale, geri kalanı ise elden ödeme yaptığını, davalı ile arasında bu taşınmazlar karşılığında yayla evi göstermediğini ve sözleşme yapmadığını, taşınmazları takasla almadığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, ispat edemediğini, davacının iki defa suç duyurusunda bulunmasına rağmen savcılık tarafından takipsizlik verildiğini, davacının hile iddiasının muhatabı olmadığını, davalı ...'in dava dışı .................. ile birlikte hareket ettiklerini gösterir herhangi bir delilin dosyada bulunmadığını, 408 parsel nolu taşınmaz yönünden davanın kesinleştiğini, 407 parsel nolu taşınmazla davalı ...'in bir ilgisinin bulunmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; dava konusu 407 ve 408 parsel sayılı taşınmazlar, davacıya ait iken davacı tarafından bizzat 04.03.2011 tarihinde 407 parsel sayılı taşınmazın 5.000,00 TL, 408 parsel sayılı taşınmazın 5.000,00 TL karşılığı satış suretiyle davalı ...’e temlik edildiği, davalı ... tarafından ise kısa bir süre sonra 28.03.2011 tarihinde davalı ...’a 407 parsel sayılı taşınmazı 4.000,00 TL, 408 parsel sayılı taşınmazı ise 3.000,00 TL karşılığı devrettiği, bu sırada dava dışı...........’e ait 306 ada 1 parsel sayılı taşınmazın vekil sıfatıyla dava dışı ... tarafından davacıya temlik edildiği, davacıya devri kararlaştırılan ve üzerinde villa bulunan taşınmazın dava dışı kişiye ait olduğu, aynı villanın başka kişilere de gösterilerek hileli işlemler yapıldığı, 407 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında 27.09.2019 tarih ve 19550 yevmiye nolu işlemle davalı ...’ten dava dışı 3. kişi ...’a satış yoluyla geçtiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 8.419,34 TL bakiye onama harcının davalı ...'den; 8.419,34 TL bakiye onama harcının davalı ...'dan; 8.418,79 TL bakiye onama harcının davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,08.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.