Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4320 K.2025/4329

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4320 📋 K. 2025/4329 📅 08.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4320 E.  ,  2025/4329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/21 E., 2024/953 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/312 E., 2023/401 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...'in, maliki olduğu 299 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini ölünceye kadar bakım akdi ile davalı oğluna temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, ayrıca sözleşmenin yapıldığı tarihte murisin sağlık raporunun olmadığını ve sözleşmeyi yapmaya ehil olmadığını, sözleşme tarihinde gelir durumunun çok yüksek olduğunu ve 3 katlı evinin bulunduğunu, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin yapıldığı tarihte murisin bakıma ihtiyacının bulunmadığını, tüm ihtiyaçlarını kendisi ve kızlarının karşıladığını, davalının herhangi bir bakım-gözetim yaptığından bahsedilemeyeceğini, aksine ölene kadar murisin davalıya baktığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; hayatı boyunca murisle birlikte yaşadığını ve vefatına kadar tüm ihtiyaçlarının kendisi ve ailesi tarafından karşılandığını, murisin minnet duygusuyla 2015 yılında ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile dava konusu hisseyi kendisine devrettiğini, dava konusu devredilen taşınmaz hissesinin karşılıksız olduğundan veya mal kaçırma amacıyla yapıldığından bahsedilemeyeceğini, murisin sağlığında taşınmazlarını bütün çocukları arasında pay ettiğini ve her bir çocuğa taşınmaz üzerinde kullanmasını istediği yeri gösterdiğini, tarafların babalarının sağlığından bu yana taşınmazı babalarının isteği doğrultusunda nizasız olarak kullandıklarını, ayrıca dava konusu taşınmazın tamamının 27.573 m² olduğunu, tarafların toplam 9 kardeş olduklarını, dolayısıyla dava konusu hisse devri yapılmasa idi her bir mirasçının hissesi toplam 3.064 m², saklı payı ise 1.532 m² olacağını, şu an murisin ölümüyle intikal eden her bir hisse toplamı 2.247 m² olduğunu ve davacıların saklı payları ihlal edilmediği gibi murisin serbestçe tasarruf edebileceği hisseden daha azı üzerinde tasarrufta bulunduğunu, murisin sağlığında maliki bulunduğu fındık bahçesini çocukları arasında fiili taksim yaptığını, aralarında davacıların da bulunduğu mirasçıların tamamının kendilerine gösterilen alanda serbestçe tasarrufta bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenilen tanık beyanlarından murisin tüm bakım ve gözetimi ile davalının ve eşinin ilgilendiğinin anlaşıldığı, yine Mahkemece alınan ATK raporu ve dinlenen tanık beyanlarından murisin fiil ehliyetinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, murisin oğlu davalı ...' a devrettiği dava konusu taşınmazda davacıların da hisselerinin olduğu; alınan bilirkişi raporu ve tapu kaydında murisin taşınmazın tamamını davalı tarafa devretmediği, muris ...'in uzun yıllar davalı oğlu ... yanında kaldığı, murise oğlu ve eşi tarafından yeme ve içme ihtiyacı karşılanarak bakıldığı, nitekim bu hususun tanıklarca da ifade edildiği, dava konusu taşınmazdaki payını temlikinde gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, yıllardır kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan davalı oğlu ...'e kendisine bakılmasından duyduğu minnet sonucu devri yaptığı, bu nedenlerle tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerektiği; davacılar tarafından tenkis iddiasında da bulunulduğu, ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan kural olarak tenkise tabi olmadığı; ancak TMK m.565/4 fıkrasındaki halin, yani bu sözleşme ile saklı payın zedelenmesinin amaçlandığının, yapılan sözleşmenin muvazaalı olduğunun kesin ve açık olması halinde mümkün olacağı, dosya kapsamından bu hususun da ispat edilemediği görüldüğünden tenkis talebinin de reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, murisin, mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini iddia eden davacı tarafların bu iddiayı ispatlayamadıkları, zira murisin taşınmazdaki payının tamamını devredebilecekken devretmediği, davacılara kalan pay ile devredilen pay arasında aşırı bir orantısızlık bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkemece murisin ihtiyaçlarının davalı ve eşi tarafından karşılandığının kabul edilmesi suretiyle hatalı bir şekilde karar verildiğini, murisin bakıma ihtiyacının bulunmadığını, aksine düzenli bir işi bulunmayan davalının ihtiyaçlarının muris tarafından karşılandığını, mirasbırakanın tedavi evrakının yeterince celp edilerek incelenmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın değerinin çok yüksek olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden sağlanan faydanın çok üzerinde bir değere sahip olduğunu, davalıya devredilen taşınmaz ile diğer mirasçılara kalan taşınmazların değeri arasında makul kabul edilebilecek bir farkın bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1931 doğumlu mirasbırakan ...'in 26.06.2018 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızlar .............oğlu ........ ve dava dışı çocukları ile torunlarının kaldıkları, murisin, adına kayıtlı 299 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 16344360/17694720 payından 3125/4608 payını üzerinde bırakarak 36203/147456 payını 04.05.2015 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi ile davalı oğluna devrettiği, uhdesinde kalan payın 03.09.2018 tarihinde intikal yolu ile mirasçıları adına kayıtlı hale geldiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.