Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4827 K.2025/4335

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4827 📋 K. 2025/4335 📅 08.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4827 E.  ,  2025/4335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1005 E., 2024/241 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/385 E., 2020/168 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ......................... mevkiinde bulunan 5 29... ve 4 85... parsel sayılı taşınmazların 20 yılı aşkın süredir davacının malik sıfatı ile kullanımında olduğunu, kadastro tespiti sırasında hatalı olarak davalı adına kayıtlandığını belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Mersin Belediye Başkanlığı vekili; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazların kendileri ile ilgisi bulunmadığını, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların davacı adına tescilinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 24.03.2020 havale tarihli jeolog, jeodezi ve ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; dava konusu parselin...Deresi aktif ve pasif yatak sınırları alanı içerisinde kaldığı, 19 90... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu arazinin tarımsal amaçlı işlenmediğinin tespit edildiği, keşif tarihi itibari ile arazinin zirai açıdan imar ve ihyasının henüz tamamlandığı, taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan önce imar ve ihyasının tamamlanmadığı, TMK'nın 713. maddesinde ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen şartların davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişinin; dava konusu taşınmazın dere yatağı olduğunu, zaman zaman derenin yatak değiştirdiğini, davacının dere ıslah edilince kullanmaya başladığını, babasının da kullandığını ancak zaman zaman yatak değiştirince kullanamadığını, 2013 yılında gelen kadastro görevlileri herkesin kendi kullandığı alanı düzeltmesini söyleyince davacının da zeytin diktiğini, ancak.............'in bunları söktüğünü beyan ettiği, keşif sonrası fen, jeolog, orman, ziraat ve gayrimenkul değerleme uzmanınca imzalanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede tesis kadastrosunun 1973 yılında yapıldığı ve dava konusu yerin '.................. Çayı yatağı' olarak gösterildiği, buranın...Çayı aktif ve pasif (taşkın) yatak sınırları içinde kaldığı, imar-ihyasının tamamlanmadığı, dava konusu edilen yerde sadece çayın sel ve taşkın kanallarının görüldüğü, zilyetliğe esas alınabilecek iş ve işlem bulunmadığı, dava konusu edilen yerin dere(çay) yatağı olduğunun sabit olduğu, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazların uzun süredir davacının zilyetliğinde bulunup yapılan tespitin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların davacı adına kayıtlanması gerektiğini, taşınmazın vasfında hataya düşüldüğünü, zilyetlik kayıtları, tapu kayıtları ve tanık beyanları, mahalli bilirkişilerin ortak beyanları, komşu taşınmazların kullanım durumlarının dikkate alınmaması, imar ve ihya şartlarının tamamlandığı ile ilgili bilirkişi raporu, raporlarda çekişmeli taşınmazın orman, mera ve köy tüzel kişiliğine ait olmadığı ile ilgili rapor, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabileceği yönündeki raporlar ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir .
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ...........................köyünde bulunan 5 29... parsel sayılı 1673,66 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ile 4 85... parsel sayılı 1420,75 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.