Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2830 K.2025/4312

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2830 📋 K. 2025/4312 📅 08.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2830 E.  ,  2025/4312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1386 E., 2024/198 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/222 E., 2021/354 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... mevkii 1 84... parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmalarında ... Köyü Tüzel Kişiliği adına, 1 84... parsele bitişik olan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen alanın ise kamu boşluğu (yol) olarak tespit edildiğini, müvekkilinin dava konusu 1 84... parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ile yol olarak bırakılan alanı kadastro tespitinden önce yaklaşık 30 yıldan fazla bir süredir malik sıfatıyla kesintisiz olarak kullandığını, tarımsal faaliyet yaptığını, zeminde kamu tarafından kullanılan bir yol bulunmadığını, davacı tarafından kullanılan bu iki alanın zeminde bir bütün halinde olduğunu, kadastro tespitinde hata yapıldığını ileri sürerek 1 84... parsel sayılı taşınmazda müvekkili tarafından kullanılan alanın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, kamu boşluğu (yol) olarak bırakılan alanın ise müvekkili adına tesciline, bu iki alanın mümkün ise ayrı bir parsel numarası altında birleştirilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 1 84... parsel ve kadastro paftasında yol olarak görülen tescil harici taşınmazlar başında keşif yapıldığı, davaya konu edilen alanların 17.01.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen (B) harfi ile gösterilen ve 1 84... parsel içerisinde kalan alan ile (A) harfi ile gösterilen ve yolda kalan kısım olduğu, keşif mahallinde dinlenilen mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanlarında özetle, dava konusu yerin camiye ait olduğunu, davacının bu yerde kadastro geçmeden önce soğan, sarımsak ektiğini, kadastroda yol olarak bırakılan kısmın da camiye ait olduğunu, davacının zilyetliğinin yalnızca kendi evinin önü olduğunu, davacının dava konusu ettiği yeri kendisinin an belirlediğini, davacının davaya konu ettiği yerde soğan, sarımsak, ıspanak ekerek kadastro tespitinden 10 sene öncesinden beri kullandığını, davaya konu yerde bulunan caminin yapımına 2007 yılında başlandığını, bir diğer tanık beyanında ise 1997 yılında başlandığını, cami ve lojman haricindeki yeri davacının kullandığını beyan ettikleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesine göre cami ve namazgah gibi ibadet yerlerinin hizmet mallarından olduğu, bu nedenle kamu mallarından sayılacağı, kamu hizmetine tahsis edilen ve bu amaçla kullanılan bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla edinilmeleri ve özel mülkiyet şeklinde tapu siciline tescil edilmelerinin olanaksız olduğu, cami ve benzeri malların ilgisi yönünden Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idare birlikleri tüzel kişiliği adına tespit ve tescil olunacağı, davaya konu edilen 1 84... parselin kadastro tutanağı incelenmekle, dava konusu yerin 20 yılı aşkın zamandır nizasız - fasılasız ve zilyet olarak ... Köy Tüzel Kişiliğinin tasarrufunda bulunduğu, 1990 yılında cami, lojman ve su deposunun yapıldığı, Kadastro Kanunu 16/A maddesi gereği ... Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edildiği anlaşılmakla, keşif esnasında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının dava ettiği yere soğan, sarımsak ve ıspanak gibi sebzeler ektiği, kadastro geçmeden 10 sene öncesine kadar kullanımda olduğunu beyan etmişler ise de ziraat bilirkişisinin 14.01.2019 tarihli raporunda dava konusu (A) ve (B) rumuzlu alanların tarımsal potansiyeli olan tarım alanı niteliğinde olmadığı, arazinin çok küçük olması, çevresinin tarım arazisi olmadığı, sık bulunan evler arasında kaldığı ve tarımsal nitelikte zilyetlikle elde edilebilecek yerlerden olmadığı belirtilmiş olmakla tüm dosya kapsamı dinlenen tanık beyanları, hükme esas almaya ve denetlemeye elverişli bilirkişi raporu ve Kadastro Kanunu 16/A maddesi gereği kamu hizmetine tahsis edilen ve bu amaçla kullanılan bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla edinilmeleri ve özel mülkiyet şeklinde tapu siciline tescil edilemeyecek olduğu gerekçesiyle 1 84... parsele yönelik tapu iptali ve tescil talebinin esastan reddine, davaya konu 1 84... parsele bitişik ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici yere ilişkin TMK'nın 713/1. maddesine dayalı talep incelenmekle, tescil harici yerler ile ilgili yasal ilan zorunluluğunun bulunduğu, davacı vekiline yasal ilanlar için zorunlu gider avansını yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde gerekli gider avansının yatırılmadığı ve TMK'nın 713. maddesi gereği zorunlu yasal ilanların yapılamadığı gerekçesiyle davacının tescil harici (A) harfi ile gösterilen yere ilişkin talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, dava konusu tescil harici (A) bölümü yönünden bu ilanların yapılması için gerekli gider avansının yatırılması için davacı vekiline hazır bulunduğu 20.02.2020 tarihli, 25.06.2020 tarihli ve 08.10.2020 tarihli duruşmalarda süre verildiği; son olarak 08.10.2020 tarihli duruşmada verilen iki haftalık sürenin kesin olduğunun belirtildiği ve HMK 120/2, 114/g ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddolunacağının ihtar edildiği buna karşın davacı tarafça gider avansının yatırılmadığı ve her seferinde davacı vekilince davacının maddi durumunun bu avansı yatırmak için yeterli olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesinin istenildiği; davacı tarafça verilen kesin süreye karşın ilanlar için gerekli giderin yatırılmaması nedeniyle dava konusu tescil harici kısım yönünden davanın bu gerekçeyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu; dava konusu olup 2.745,54 m² yüz ölçümü ve cami, lojman, su deposu ve arsası niteliğiyle ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuda kayıtlı olup tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda 23.11.2007 tarihinde senetsizden ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilen ve 16.08.2008-15.09.2008 tarihleri arasında yapılan askı ilanı sonucunda 16.09.2008 tarihinde kesinleşerek tapuya tescili yapılan 1 84... parsel içerisindeki (B) harfli bölüm yönünden ise zeminin genelde kayalık halde olup üst katmanda az miktarda toprak tabakası bulunduğu, makinalı tarıma uygun olmayıp tarım alanı olmadığı, tarımsal potansiyeli bulunmadığı, tarımsal anlamda herhangi bir imar - ihya yapılmadığı, kayalar arasındaki az miktardaki sığ toprak varlığı dışında toprak olmadığından tarım yapılabilecek özellikte olmadığı, bu nedenle zilyetlikle elde edilebilecek ve özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olmadığı; dolayısıyla davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı belirlenerek İlk Derece Mahkemesince bu kısım hakkındaki davanın ise ispatlanamadığından reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının doğru olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazları imar - ihya ettiğini ve uzun yıllardır kullandığını, bilirkişi raporlarındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin zilyetlikle dava konusu taşınmazın mülkiyetini kazandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yol olarak tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 84... parsel sayılı taşınmaz 2.745,54 m² yüz ölçümü ve "cami, lojman, su deposu ve arsası" vasfı ile ... Köy Tüzel Kişiliği adına senetsizden tespit ve tescil edilmiştir. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 10.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve 1 84... parsel içerisinde kalan kısım yönünden tapu iptali - tescil ve aynı raporda (A) harfi ile gösterilen tescil harici alan yönünden ise tescil istemiyle dava açmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.