Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5074 K.2025/4310

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5074 📋 K. 2025/4310 📅 07.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/5074 E.  ,  2025/4310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/932 E., 2023/1032 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/587 E., 2018/536 K.
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2014/587 E., 2018/536 K. sayılı kararıyla, muvazaa iddiasının derecattan geçerek kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle asıl davada dava konusu 2 nolu bağımsız bölüm bakımından davanın kabulüne, 9 nolu bağımsız bölümün dava tarihinden önce taraflarca tapuda satışı yapıldığından bu taşınmaz bakımından davanın reddine, birleştirilen davada ise muvazaalı işlemin tarafı ...in mirasçısı olan davacı ...’un muvazaaya dayanarak tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği ve iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekilinin ve asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/891 E., 2019/1800 K. sayılı kararıyla asıl davada kabul kapsamında olan 2 nolu bağımsız bölüm bakımından dava dışı mirasçı ..........ün payı yönünden de iptal-tescil hükmü kurulmasının, fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle 6100 HMK'nın 353/(1).b.2. maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, birleştirilen davada davacının kendi muvazaasına dayanamayacağı, davayı açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle 6100 HMK'nın 353/(1).b.1. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... vekilinin ve asıl davada davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 26.10.2021 tarihli ve 2020/1768 E., 2021/6078 K. sayılı kararıyla; asıl davada yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 9 nolu bağımsız bölüme ilişkin dava reddedilip bu husus temyiz sebebi yapılmamakla reddedilen bu bağımsız bölümün dava tarihindeki keşfen saptanan ve harcı ikmal edilen değeri esas alınmak suretiyle aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılar .......ve ........un her biri lehine, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, birleştirilen dava yönünden ise davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, mirasçı olmayan Hüsniye adına yapılan intikalin yolsuz tescil niteliğinde olduğu gözetilerek birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2022/153 E., 2022/634 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulü ile asıl davada dava konusu 2 numaralı bağımsız bölüm yönünden tapu iptal-tescile, 9 numaralı bağımsız bölüm yönünden davanın reddine, birleştirilen davada ise bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalılar ... ve ...'nın, mirasbırakanları ...'in mirasbırakanı.........'dan önce ölmesi sebebiyle alması gereken yasal miras paylarından fazla miras payı alan kişiler olmadıkları gerekçesiyle diğer davalılar ..... ve ......... yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının asıl ve birleştirilen dava yönünden davalı ... ve .......... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.12.2022 tarihli 2022/5144 E., 2022/8329 K. sayılı kararı ile; asıl davada yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleştirilen dava yönünden ise ... adına kayıtlı payın ölümü ile mirasçı eşi ve diğer mirasçılarına miras hukuku gereği intikal ettiği, bu suretle herhangi bir yolsuz tescilden bahsedilemeyeceği, Dairenin 26.10.2021 tarihli bozma kararının maddi hataya dayalı olduğundan usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı belirtilerek birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada dava konusu taşınmazların davalılara temlikinin muvazaalı olduğu hususunun kesinleşen mahkeme kararı ile belirlendiği, murisin iradesinin tüm mirasçılar için geçerli olup mal kaçırmaya dair iradenin mirasçılar bakımından bölünemeyeceği bu nedenle 2 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne, 9 nolu bağımsız bölüm davadan önce ... adına satış yoluyla devredilmiş olup bu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine, birleştirilen davanın ise bozma ilamındaki gerekçe benimsenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; duruşma günü olarak saptanan 07.10.2025 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili Av. ......... ile asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi; dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Bilindiği üzere; HMK'nın 373. maddesine 6460 sayılı Kanun ile eklenen 6. fıkrada; “Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın, önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince birleştirilen davanın reddine dair verilen 12.12.2019 tarihli karar, Dairenin 26.10.2021 tarihli ve 2020/1768 E.,2021/6078 K. sayılı kararı ile birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Daire bozma kararı doğrultusunda 29.04.2022 tarihli karar ile birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, bu kez Dairenin 19.12.2022 tarihli 2022/5144 E., 2022/8329 K. sayılı kararı ile önceki bozma ilamının maddi hataya dayandığı belirtilerek birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak bu doğrultuda hüküm kurulmuştur.
Somut olayda; mirasbırakan ...nın 295 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 910/4200 payından 210/4200 payının tamamını ve 350/4200 payının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 25.03.1985 tarihinde satış suretiyle oğlu ...’e temlik ettiği, kat irtifakına geçilmesi sonucu taşınmazdaki çekişme konusu 2 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin ... adına tescil edildiği, anılan bağımsız bölümlere ilişkin olarak davacı ... tarafından ... mirasçıları aleyhine açılan muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasının Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2011 tarihli 2010/387 Esas, 2011/36 Karar sayılı kararıyla kabul edildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 26.04.2012 tarihinde kesinleştiği ve 06.09.2012 tarihinde infazı neticesinde 2 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin 3/8’er payının davacı ... adına tescil edildiği, bakiye 5/8 payın ... adına kayıtlı kaldığı, ...’in ölümü ile 2 nolu bağımsız bölümde adına kayıtlı payın 12.01.2015 tarihinde mirasçıları olan eşi ...... ile çocukları .......ve ....... adlarına intikalen iştirak halinde tescil edildiği, birleştirilen davada davacının iddiasının kök mirasbırakanlar ... ........'ten önce ölen ...'in ölümü nedeniyle eşi olan davalı ...'nin .........'in mirasçısı olamayacağı, bu suretle de dava konusu taşınmazda paydaş olamayacağı yönünde olduğu anlaşılmakla, muvazaalı olarak devredilen taşınmazda dahi, muvazaa nedeniyle açtığı dava neticesinde payını almış olan davacı ...'den arta kalan kısım ...'in üzerinde kalmış olup ... adına kayıtlı payın ise ölümü ile 1/4 yasal miras payı olan mirasçı eşine ve diğer mirasçılarına miras hukuku gereği intikal ettiği, bu suretle herhangi bir yolsuz tescilden bahsedilemeyeceği gözetildiğinde Dairenin 19.12.2022 tarihli kararının yerinde olduğu ancak bozmaya uyularak tesis olunan kararın HMK’nın 373/6 hükmü uyarınca temyiz incelemesi görevi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda olduğundan dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı HMK'nın 373. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın, YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.