Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5915 K.2025/4303
1. Hukuk Dairesi 2023/5915 E. , 2025/4303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1224 E., 2023/1876 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/541 E., 2019/656 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; muris ...’nın maliki olduğu 1 09... parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümü mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu ...'nın damadı davalı ...’e temlik ettiğini, murisin aynı taşınmazı daha önce 15.02.1999 tarihinde ...'dan olma torunu ...ya temlik ettiğini, devri öğrenmesi ve annesi ile konuşması üzerine 3 ay sonra taşınmazı tekrar üzerine aldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; satışın gerçek olduğunu, satış bedelinin murisin banka hesabına yatırıldığını, taşınmazı satın alabilme gücü bulunduğunu, murisin gezmeye, yemeye düşkün sosyal bir yaşamı olduğunu, evde bakıcısı olup giderlerin karşılanması için taşınmazı satışa çıkardığını, satış tarihinden itibaren 12 yıl geçtiğini, murisin ölene kadar taşınmazda oturması şartıyla satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mal kaçırma iddiasının ispat edilemediği, satışın gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin asıl irade ve amacının davacıdan mal kaçırmak olduğu, aslında dava konusu bağımsız bölümün torununun eşine bedelsiz olarak bağış amacıyla ancak tapuda satış olarak devir edildiğinin ispat edildiği gerekçesiyle 6100 HMK'nın 353/(1).b.2. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazı bedeli karşılığı satın alındığını, banka kayıtlarının dosya arasında olduğunu, paranın kim tarafından çekildiğine ilişkin belge olmadığını, sadece tanık ...'ın beyanının esas alınmasının doğru olmadığını, davalı tanıklarına neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, murisin mal kaçırma amacı olmadığını, paraya ihtiyacı olduğunu, adına kayıtlı asma kat dükkanın kira getirisi olmayıp yardımcısı olan kişilerin kaldığını, taşınmazda ölene kadar oturması şartı ile anlaşıldığını, 12 yıl oturduğundan gelir elde edilmediğini, satış bedeli belirlenirken bu hususun hesaba katılması gerektiğini, satın alım gücü bulunduğunun açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris 1926 doğumlu ...’nın 21.10.2017 tarihinde ölümü ile geride davacı kızı ... ile dava dışı oğlu ...’un mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’in murisin oğlu ...’un damadı olduğu, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu mesken nitelikli taşınmazın muris adına kayıtlı iken 14.03.2005 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 17.162,85 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.