Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5260 K.2025/4302
1. Hukuk Dairesi 2023/5260 E. , 2025/4302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1870 E., 2023/1302 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/128 E., 2019/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan babaları ...'ın 9924 parseldeki 2, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümleri ölünceye kadar bakma akdiyle eşit paylarla oğulları olan davalılara temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise, ayrıca dükkan olarak kullanılan dava konusu taşınmazlardaki menkul mal ve malzemelerin değerlerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; birçok hastalığı nedeniyle uzun süredir tedavi gören mirasbırakanın maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini, bakım yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiklerini, mirasbırakanın 17 yıl boyanca davalı ...’le birlikte yaşadığını, dava konusu dükkanların aslında kendileri tarafından kurulup işletildiğini ancak muris baba ve annelerinin emekli olabilmesi için mirasbırakan adına tescil edildiğini, yıllarca kendi emekleri ile işlerini büyüttüklerini, ayrıca mirasbırakanın başkaca taşınmazlarının da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre ölünceye kadar bakma akdinin gerçeği yansıtmadığı, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2019/1388 Esas, 2020/947 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazlar dışında adına kayıtlı başkaca taşınmazlarının ve aracının bulunduğu, bunları da davalılara devir edebilecekken devretmediği, davacı tanıklarının da temlikin muvazaalı olduğuna dair bir beyanda bulunmadıkları, diğer delillerle de muvazaanın ispatlanamadığı, mirasbırakanın gerçek irade ve amacının bakımını sağlamak olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b.2 maddesi gereğince hüküm ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.02.2022 tarihli 2021/1584 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakanın terekesinde bulunan taşınmazların temlik tarihindeki değerleri keşfen saptanıp çekişme konusu taşınmazların tüm malvarlığı içindeki oranı belirlenerek temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığının ve mirasbırakanın temlikteki gerçek amacının saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, kabule göre de davacılar tarafından harcı tamamlanan değer üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken yargılama sırasında harcı tamamlanmayan değer üzerinden fazla avukatlık ücretine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin tespit edilen temlik tarihindeki mal varlığı değerleri ile davalılardan her birine ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiği mal varlığı değerinin makul sınırlar içinde kaldığı, mirasbırakanın gerçek amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sadece taşınmaz değerlerinin esas alındığını, murisin ticari işletmesi olduğunu, buna ilişkin talep yönünden işlem yapılmadığını, murisin amacının incelenmediğini, dinlenen tanıkların murisin amacının ölümünden sonra dükkanın işlerini müşterileri bilen davalılara devretmek olduğunu ve sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdiklerini, muvazaa iddiasının doğrulandığını, kalan taşınmazların değerli olmadığını, bilirkişi raporunda dükkanda kalan malların 1.253.631,59 TL olduğunun tespit edildiği, bu değerin de bağışlandığını, vekalet ücretinin yüksek hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali - tescil, olmazsa tenkis ve alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Davalı taraf duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.