Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1751 K.2025/4294
1. Hukuk Dairesi 2024/1751 E. , 2025/4294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/961 E., 2023/1541 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/107 E, 2022/140K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili Av. ............. ile temyiz edilen asıl davada davalı ... vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı.Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar; mirasbırakan ..............’nın maliki olduğu 1 61... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazları 1972 yılında oğlu ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını, bağış niteliğinde olduğunu, ...nin ölümü üzerine taşınmazaların mirasçılarına intikal ettiğini, 1 61... parsel sayılı taşınmazı mirasçıların dava dışı ... ...’a devrettiklerini, ...’in de taşınmazı sonrasında ...mirasçılarından ...’ya devrettiğini, yine ...mirasçılarının 1 07... parsel sayılı taşınmazı da ... ve ...’a satış suretiyle devrettiklerini, murisin taşınmazlarını oğluna devretmesine neden olacak bir durum olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların güncel değerlerinin payları oranında kendilerine ödenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
2. Birleştirilen davada davacılar; asıl davadaki gerekçelerle 1 07... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, mümkün olmazsa taşınmazın güncel değerinin payları oranında kendilerine ödenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı; zamanaşımının geçtiğini, temlik tarihinde babası ...nin memur olarak çalıştığını, kök muris ...’nun ekonomik sıkıntısı olduğunu öğrenmesi üzerine evini satarak elde ettiği para ile dava konusu taşınmazları aldığını, babasının ölümü üzerine taşınmazın mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçıların da anlaşarak 5 parsel sayılı taşınmazı ... ...’a, 14 parsel sayılı taşınmazı da ... ve ...ye sattıklarını, sonrasında ekonomik durumu iyi olunca ...’ten 5 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, muvazaalı bir işlem olmadığını, 50 yıldır hiçbir mirasçının buna karşı çıkmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalılar; iyi niyetli üçüncü kişi olduklarını, mirasçıların aralarındaki durumu bilmelerinin mümkün olmadığını, yaklaşık 20 yıldır taşınmazı kendilerinin kullandığını köyde yaşayan davacıların bildiğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tanıklarının muris ...’nun maddi durumunun iyi olduğunu, herhangi bir maddi sıkıntısının bulunmadığını, mirasçılarıyla herhangi bir husumetinin bulunmadığını beyan ettikleri, murisin mal varlığına ilişkin yapılan araştırmada dava konusu taşınmazlar haricinde başkaca taşınmazlarının da bulunduğu, davacılar tarafından mirasbırakanın davalı ... murisi ............. haricindeki mirasçılarla herhangi bir sorunu olduğuna dair ve kendilerinden mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgu ortaya konulamadığı, halen mirasbırakan adına kayıtlı başka taşınmazların da bulunduğu, mirasbırakanın mal kaçırma amacı olması halinde tüm mal varlığını davalı ... murisi ......ya devredebilecekken bunu da yapmadığı, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla temliki gerçekleştirdiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların temlikin mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olduğu iddialarını ispat edecek deliller ortaya koyamadıkları gibi dosya kapsamına ve dinlenen tanık anlatımlarına göre temlikin mal kaçırma amaçlı yapıldığını söyleyebilme olanağının olmadığı, salt resmi akitteki satış bedelleri ile gerçek değerler arasındaki farkın muvazaanın kanıtı sayılamayacağı, kök muris tarafından 1978 tarihinde vefat eden oğlu ......ya, intikalle davalı ... ve onun tarafından diğer davalılara gerçekleştirilen temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu yönündeki iddianın kanıtlamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, tanıkların murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığını beyan ettiklerini, bedelin düşük olduğunun tespit edildiğini, ...nin temlik tarihinde çok genç olup birikim sahibi olacak durumda olmadığını, kaldı ki satım tarihinde de taşınmazı alım gücü bulunmadığını, murisin geriye bir tane taşınmazı kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1905 doğumlu mirasbırakan ...’nın 01.01.1979 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı çocukları ..., kendinden sonra ölen oğlu ...’nin eşi davacı ... ve davacılar ...’den olma torunları ...ve ... ile kendinden sonra ölen oğlu ...den olma davalı torunu ... ile kızı ...ve oğlu ...den olma dava dışı torunlarının kaldığı, mirasbırakanın 30 parsel (yeni 1 07... ) sayılı taşınmazdaki 1344/2688 payı ile 51 parsel (yeni 1 61... ) sayılı taşınmazını 22.09.1972 tarihinde oğlu ...ye satış suretiyle devrettiği, ...nin ölümü üzerine her iki taşınmazın mirasçılarına intikal ettiği, ...mirasçılarının 30 parsel (yeni 1 07... ) sayılı taşınmazdaki paylarını 11.11.2002 tarihinde 1/2’şer paylarla davalılar... ve ...’a, 51 parsel ( yeni 1 61... ) sayılı taşınmazdaki paylarını 12.12.2003 tarihinde dava dışı ... ...’a satış suretiyle devrettikleri, ...’in de taşınmazı 28.06.2007 tarihinde davalı ...’ya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 187,80 TL bakiye onama harcının, birleştirilen dava yönünden 2. 107,80 TL temyiz başvuru harcı ve 615,40 TL onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl davada davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.