Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5022 K.2025/4300

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5022 📋 K. 2025/4300 📅 07.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/5022 E.  ,  2025/4300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/73 E., 2023/159 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı tereke temsilcisi vekili tarafından ve davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ... ve ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ...geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davacı tereke temsilcisi vekili gelmedi.Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan ...'in fiil ehliyetini haiz olmadığını, davalıların mirasbırakanı ...’ın mirasbırakan ...’ı kandırarak aldığı vekaletname ile 21 parsel sayılı taşınmazdaki iki katlı evi davalı eşi ...e bağış suretiyle, ...in de kısa bir süre sonra davalı... Merkezleri Ltd. Şirketi'ne temlik ettiğini, anılan temliklerin muvazaalı olduğunu, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 100.000,00 TL'nin mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında muris ...’in terekesine Lüleburgaz 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/214 Esas, 2016/346 Karar sayılı ilamı ile ... tereke temsilcisi olarak atanmış ve tereke temsilcisi sıfatıyla davacı vekiline vekaletname vermiş, dava tereke adına takip edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vd. vekili, mirasbırakanın hukuki işlem ehliyetini haiz olduğunu, amacının dava konusu taşınmazı kendisine bakıp gözeten ...e bağışlamak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı Şirket vekili; müvekkili Şirketin dava konusu taşınmazı bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan faydalanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2014/683 Esas, 2018/219 Karar sayılı kararıyla; eksik harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, kararın davacı tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, eksik harcın ikmali için yeterli ve makul süre verilmek suretiyle işlem yapılması, ondan sonra bir hüküm kurulması gerektiği halde anılan husus göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2018/669 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporuna göre mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olduğu, vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasına karşılık mirasbırakanın noter huzurunda vekaletin kendisine okunduğu, vekaletname ile dava konusu taşınmazı dilediği kişiye satış ve davalı ...’e bağış yetkisi verdiği, bu haliyle vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasının da ispatlanmadığı, bir kısım tanıklar mirasbırakanın kandırıldığı yönünde beyanda bulunmuş ise de kandırıldığını düşünen kişinin on ay boyunca sessiz kalmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarih ve 2020/11 37... /78 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince dinlenen mirasçı bir kısım tanıklar ve mirasbırakanın bakıcısı olan tanık, vekil...’ın mirasbırakanın içinde bulunduğu durumdan faydalanarak kandırmak suretiyle vekaletname aldığını bildirmişlerse de mirasbırakanın Adli Tıp Kurumu raporu ile ehliyetli olduğu ve Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/726 soruşturma sayılı dosyasında alınan 22.03.2013 tarihli ifadesinde kendi isteği ile ...'e bağış yapılmak üzere vekaletname verdiğini beyan ettiği, ayrıca 11.01.2013 tarihli vekaletname ile mirasbırakanın maliki olduğu 1 86... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e bağış yapılması için vekil ...'ı yetkilendirdiği, bu durumda temlikin iradi olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; ''Somut olayda, ehliyetsizlik, hile ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı davada, yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi raporuna göre, mirasbırakanın vekalet tarihinde ehliyetli olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların vekaletin hile ile alındığı ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla talep ettikleri tapu iptali ve tescil talebi yönünden dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davalı Şirketin satış bedelini ödediği de dikkate alındığında bu davalıya yönelik tapu iptali ve tescil istemin reddi doğrudur. Davacı tereke temsilcisi vekilinin tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince; vekil eden mirasbırakanın taşınmaz bağışlama yönünde bir iradesi bulunmadığı dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile açık bulunmakla vekalet görevinin kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını davalı olan eşi ...in bilmesi gereken konumda olduğu açıktır. Hâl böyle olunca, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinden, davalı olan vekilin mirasçılarının müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; Adli Tıp Kurumu raporu ile mirasbırakanın vekalet tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, murise ait taşınmazın vekil... tarafından bağış suretiyle eşi olan davalı ...’e devredildiği, muris muvazaası koşullarının oluşmadığı, davacı tanık beyanları ile murisin vekaletname ile taşınmaz bağışlama yönünde bir iradesinin bulunmadığı, bu nedenle vekil ...’ın vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...’in vekilin eşi olup bu durumu bilmesi gereken konumda olduğu, ...in de taşınmazı temlik aldıktan 14 gün sonra diğer davalı... Merkezleri Ticaret Limited Şirketi’ne satış suretiyle devrettiği, son kayıt maliki davalı ...’nin ise taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığı ve ediniminde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden bedel isteğinin kabulü ile, 3.666.035,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte anılan davalılardan tahsili ile muris ...’e ait terekeye döndürülmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tekere temsilcisi vekili ve davalılar ... ve ... vekili duruşma istekli temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle davalı... Merkezleri Ltd. Şti. vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ... terekesinden alacağı hissenin belli olduğunu, buna rağmen taşınmazın tamamının değeri üzerinden hesaplanan vekalet ücretinden sadece davacının sorumlu olmasının hatalı olduğunu, belirtilen vekalet ücretinin terekeden karşılanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, muris ...’in kendisi ile yakın olan ve hep yanında olan, kendisine bakan ve sahip çıkan yeğeni ...‘ ............... Noterliğinin 11.01.2013 tarih ve 329 yevmiye nolu vekaletnamesi ile, maliki olduğu 21 parsel sayılı taşınmazı eşi ...e bağışlaması için vekil tayin ettiğini, vekilin de murisin iradesine uygun hareket ederek taşınmazı ...e bağış suretiyle devrettiğini, murisin ölümünden önce, davacının şikayeti üzerine Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/726 soruşturma dosyasında anılan olayla ilgili takipsizlik kararı verildiğini, bu dosyada ...’in 22.03.2013 tarihli ifadesinde kendi isteği ile ...e bağış yapılmak üzere vekaletname verdiğini beyan ettiğini, yapılan zabıta araştırmasında murisin ölmeden önce bakımının...ve ... tarafından karşılandığının tespit edildiğini,murisin vekalet tarihinde temyiz kudretini haiz olup yaptığı tüm işlemlerin bilincinde olduğunu,vekaletnameyi de iradi olarak verdiğini, vekaletnamenin aksinin tanıkla ispat edilemeyeceğini, kararın gerekçesiz olduğunu, davacı tanıklarının davalılar ile aralarında husumet bulunduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...’in 13.11.2013 tarihinde dul ve çocuksuz olarak ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı yeğeni ..., yeğeni...’ın ölümü ile onun mirasçıları davalılar ..., ... ve dava dışı yeğenlerinin kaldığı, mirasbırakanın, yeğeni ...’ı ............ Noterliğinin 11.01.2013 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, anılan vekaletname kullanılmak suretiyle 1 86... parsel sayılı taşınmazdaki avlulu 2 katlı kargir ev vasıflı taşınmazı eşi olan davalı ...’e bağış suretiyle 14.01.2013 tarihinde temlik ettiği, ...in de 28.01.2013 tarihinde satış suretiyle davalı Şirkete temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle davada terekeye iade talebinde bulunulması nedeniyle yargılama sırasında mirasbırakan ... ‘in terekesine Lüleburgaz 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/214 Esas, 2016/346 Karar sayılı ilamı ile ...’in temsilci olarak atandığı ve tereke temsilcisi sıfatıyla davacı vekiline vekaletname verdiği, bu durumda davanın tereke adına takip edildiği, buna rağmen karar başlığında davacı olarak tereke temsilcisinin gösterilmemesinin doğru olmadığı, hüküm kısmında davacı olarak geçen tüm ibarelerden kastedilenin tereke olduğunun açık olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı tereke temsilcisinin ve davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke mirasçılarından, 187.819,85 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...’den alınmasına,
Duruşmaya katılım ve haklılık durumuna göre duruşma vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.