Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4939 K.2025/4287
1. Hukuk Dairesi 2024/4939 E. , 2025/4287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1192 E., 2024/1762 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/222 E., 2024/57 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; eşi olan muris ...'ın kök muris ...'ün evlatlığı olduğunu, kök muris ...nin 840 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 10 numaralı bağımsız bölümünü 28.08.1990 tarihinde satış göstermek suretiyle muris .........'un kızı olan davalıya devrettiğini, murisler ............ile ...'nin birlikte hareket ederek mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı işlem yaptıklarını, taşınmazı satma nedenleri olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/192 Esas sayılı davada taraf olduğunu ve dosyanın henüz kesinleşmediğini, muris ...'ün yalnız olduğunu, çocukluğundan itibaren ... ile yaşamaya başladığını, son yıllarında murise kendisinin bakıp gözettiğini, murisin intifa hakkı üzerinde kalarak taşınmazın kuru mülkiyetini sattığını, bir miktar indirim yaptığını, tenkis davası yönünden hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen ve eldeki dava yönünden kuvvetli delil niteliğinde bulunan İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/192 Esas sayılı dosyasında da belirtildiği üzere murisin dava konusu taşınmazı muvazaalı olarak temlik ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/192 Esas sayılı dava dosyasının eldeki dava açısından güçlü delil niteliği taşıdığı, aynı taşınmaz hakkında açılan dava sonucunda verilen karar ile mirasbırakan ...'nin iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olduğunun benimsendiği ve bu olgunun kesinleştiği, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafları ve konusu farklı olan başkaca bir karara atıf yapmakla yetinildiğini, kararın gerekçelendirilmediğini, davacının dava konusu taşınmazda hiç bir hakkı bulunmadığını, temlikin davacı ile davalının annesi evlatlık ...... evlenmeden seneler önce gerçekleştiğini, davacının mahfuz hisse iddiasında bulunamayacağını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1906 doğumlu muris ...'ün 26.12.1994 tarihinde ölümü ile geride 08.12.2015 tarihinde ölen kızı ...'ın mirasçıları olan davacı eşi ........., davalı kızı ... ile dava dışı kızları ....... ve ..............in kaldıkları, muris ...'nin 840 ada 8 parseldeki çekişme konusu 10 numaralı bağımsız bölümünü 28.08.1990 tarihinde satış suretiyle davalı ...'e devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 18.956,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.