Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4477 K.2025/4245

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4477 📋 K. 2025/4245 📅 06.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4477 E.  ,  2025/4245 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1305 E., 2025/974 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/394 E., 2025/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı ... ve ... tarafından üç ay sonra verileceği söylenerek kandırıldığını ve dava konusu 460 parsel sayılı arsasını elinden aldıklarını, davalıların kendisini kandırarak kendilerine para da gönderttiklerini, davalıların borçlarını ödediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemiş, taşınmazın ... adına kayıtlı olduğunun öğrenilmesi üzerine davacı vekili anılanın davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalılar, süresinde davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bilerek ve isteyerek taşınmazı davalılar ... ve ...'a devrettiği, taşınmazın devri hususunda davalıların davacıyı hataya düşürecek bir eylemlerinin bulunmadığı, keza davalıların davacıyı kandırmadıkları, tapu devrinden sonra dahi davacının davalılara para göndermeye devam ettiği, bu nedenle davacının davaya konu iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine davalılar ... ve ... tarafından taşınmazın dahili davalı ...'a devredildiği, dahili davalının iyi niyetli olduğu, bu nedenle tapu iptali - tescil talebinin dinlenemeyeceği, yine davacının, rızasıyla taşınmazı davalılara devrettiğinden davalılar ... ve ...'tan tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili Avukat ... tarafından 18.04.2025 tarihinde Mahkemeye sunulan talepte diğer davacı vekili Avukat ...'nun vekillikten çekildiği beyan edilmişse de davacı vekili Avukat ...'nun kendisi adına verilmiş çekilme dilekçesi bulunmadığı, anılanın vekalet görevi devam ettiğinden gerekçeli kararın elektronik tebligat adresinde usulüne uygun şekilde davacı vekili sıfatıyla 25.03.2025 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından gerekçeli karara karşı yasal süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tebligatın geçersiz olduğunu, Avukat ...’in vekil sıfatının sona erdiğini, süre geçmiş olsa dahi hukuki dinlenilme hakkı gereği temyiz sebeplerinin incelenmesi gerektiğini, devrin hileli ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali - tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; İlk Derece Mahkemesi kararının yetkili davacı vekili Avukat ...’na 25.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf süresinin son gününün 08.04.2025 olmasına rağmen kararın 19.04.2025 tarihinde istinaf edildiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.