Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4517 K.2025/4248
1. Hukuk Dairesi 2024/4517 E. , 2025/4248 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/710 E., 2024/1223 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/386 E., 2024/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan dedelerinin ölmeden 1,5 yıl önce yatalak olduğunu, son 7 ay hastanede kaldığını, muris hastanede iken 18 10... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümünü davalı oğlu ...’a temlik ettiğini, ...’ın da taşınmazı arkadaşı olan davalı ...’e devrettiğini, taşınmazda hala murisin eşi...’in oturduğunu, davalı ...’in de muristen aldığı vekaletname ile murise ait 5 66... ve 8 parsel sayılı taşınmazları teyzesinin oğlu olan davalı ...’e temlik ettiğini, bu taşınmazlardan birinin murisin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü taşınmaz olduğunu, taşınmazı murisin hastalığından sonra oğlu ...’ın kullandığını, hala da kullanmaya devam ettiğini, diğer taşınmazın da kahvehane olduğunu, muris hastalanana kadar kirasını kendisinin aldığını, hastalığından sonra ise kirayı ...’ın aldığını, bu satışların ölü kardeşlerinin çocuklarından mal kaçırma amacıyla yapıldığını, bedeller arasında fark olduğunu, hasta yatan murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca payları oranında tasarruflarının iptali ile adlarına tesciline, olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiş, aşamada davalı ... ve ... yönünden davanın tefrikine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ...; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davaların tefriki gerektiğini, ...’in dava konusu 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazları 1999 yılında dava dışı ...dan aldığını, ...’in ticari sıkıntıları nedeniyle ...’a taşındığını, taşınmazları satması için emlakçı ile anlaştığını, taşınmazların satılacağını emlakçıdan öğrenen murisin taşınmazları almak istediğini, muris ile iki taşınmaz için 350.000,00 TL’ye anlaşıldığını, emlakçıya bedeli tamamen almadan taşınmazı devretmemesi konusunda kesin talimat verdiğini ancak murisin emlakçıyı ikna edip 54.500,00 TL ödeme yaparak taşınmazı devraldığını, ...’in bu devirden haberi olmadığını, öğrenince babası ile şiddetli tartışma yaşandığını, emlakçının kalan bedeli istemesi üzerine ... taşınmazları satmasın diye üzerine aldığını, ...’in işlerinin yolunda gitmemesi halinde zorluk yaşayacağını, ödediği bedelin de Şirketteki ... hissesine karşılık olduğunu söylediğini, ...’in annesinin ve eşinin telkinleri nedeniyle babasına dava açmadığını, ...’in eşi adına kayıtlı olan Şirketin icralık olması nedeniyle alacaklı lehine ipotek tesis edilmesi için 06.05.2015 tarihinde Erzincan’a gidildiğini ve ipotek tesis edildiğini, murisin bu arada kanser olduğunu, taşınmazları iade etmek istediğini, ...’in taşınmazı satmayı düşündüğü için iki kere masraf olmaması için muristen satış için vekaletname aldığını, Almanya’da yaşayan ...in ...’in teyzesinin oğlu olduğunu, taşınmazların satılacağını öğrenmesi üzerine almak istediğini, taşınmazdaki ipoteğin kaldırılması için ipotek alacaklısına 250.000,00 TL ödeme yaptığını, taşınmazlar için 315.000,00 TL’ye anlaşıldığını, bakiye 65.000,00 TL’yi de ...’e ödediğini, ...in taşınmazları kiraya verdiğini, muris muvazaasının söz konusu olmadığını, tenkis şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2016/580 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararı ile; murisi mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı devir yapmaya sevk edecek husumet olmadığı, davaya konu taşınmazların devir tarihinde davalı ...’in hesabından 69.809,63 Euro (20.10.2015 tarihinde 229.610,85 TL) çektiği ve taşınmazları satın aldığı, dava dışı ...'a kiraladığı, kira ödemesinin ise davalı ...’in hesabına kira ödemesi adı altında havale edildiği, 20.10.2015 tarihinde taşınmazlar üzerinde yer alan ipoteğin ipotek alacaklısı ...Şirket yetkilisi ... tarafından ipotek bedelinin ödendiği gerekçesiyle fek edildiği, ortada resmi senette yer alan beyanın aksinin ispatının yine aynı şekilde resmi belge ile ispatlanması gerektiği, muris muvazaası iddiasının ispatlanamadığı, tenkis talebine ilişkin olarak da niteliği gereği ayrıca araştırma yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ve 2022/290 Esas, 2023/1519 Karar sayılı kararı ile; davalı ... ve ...yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, 18 10... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölüm yönünden eksik inceleme yapıldığı, tenkis istemi yönünden de yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; 23.03.2021 tarihli kararındaki gerekçelerine ek olarak murisin dava konusu 5 66... ve 8 parsel sayılı taşınmazları davalı ...'e temlikinin muris tarafından mirasçılarından mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, bu taşınmazlara ilişkin olarak mirasbırakanın mal kaçırma kastı ile hareket ettiği iddiasının kanıtlandığını söyleme imkanı bulunmadığından tenkis talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ...'e yönelik davanın tefrikine karar verildiği, eldeki davaya konu taşınmazların öncesinde de davalı ...'e ait olduğu, vekil eliyle murise temlik edildiği, taşınmazlarda gerçekleştirilen satış işlemlerinin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı, ayrıca devirlerin bedel karşılığında yapıldığının anlaşılması karşısında murisin mirasçıların saklı paylarını zedeleme kastı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, temlik edilen taşınmazlardan birinde halâ ...’ın ticari faaliyetini sürdürdüğünü, kahvehane olan taşınmazın kirasını da ...’ın aldığını, kira olarak yatırıldığı belirtilen 250,00 TL bedellere rastlanılamadığını, murisin ölümü üzerine hesap açılıp kira parası yatırıldığını ve parayı yatıranların kiralayan ya da kefil olmadığını, tanık ...in beyanı ile olayların uyuşmadığını, muris muvazaası şartlarının oluştuğunu, bedeller arasında fark bulunduğunu, tenkis talepleri yönünden araştırma yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; mirasbırakan...ın kayden maliki olduğu 18 10... parsel sayılı taşınmazdaki D2 blokta yer alan 1 numaralı bağımsız bölümü 24.11.2015 tarihinde oğlu ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’ın taşınmazı 07.03.2016 tarihinde ...’e devrettiği, ...’in de 22.12.2021 tarihinde taşınmazı ...e temlik ettiği; 5 66... ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda murisin oğlu davalı ...’in kayden malik olduğu, 11.01.2012 tarihinde taşınmazların murise satış suretiyle devredildiği, murise vekaleten oğlu ...’in 20.10.2015 tarihinde taşınmazları davalı ...’e 11.01.2012 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, murisin 20.05.2016 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak oğulları ..., ... ile kendisinden önce ölen oğlu...’nın çocukları ...ve ...’nın kaldığı, İlk Derece Mahkemesince 1 numaralı bağımsız bölüm yönünden açılan davanın tefrik edildiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.