Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4142 K.2025/4226
1. Hukuk Dairesi 2025/4142 E. , 2025/4226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/46 E., 2024/580 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; ...köyünde annesi .......ın anne ve babası olan dedesi... ile anneannesi ...dan kalma arazilerden 1 01... , 30, 50, 140 parsel, 1 08... , 16, 17, 18, 21, 53, 157 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini ancak kendisinin de ..........nın kızı olması nedeniyle miras payı bulunduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında miras payına yönelik talepte bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılardan ............mirasçısı ... cevap dilekçesinde; ölü kişiler aleyhine dava açılamayacağını, 1 01... parsel sayılı taşınmazlarda ............hakkının bulunmadığını, 1 08... parselde davacı İnkayaların hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ........... mirasçısı ... cevap dilekçesinde; iddiaların dayanaksız olduğunu, davanın kötü niyetli olduğunu ve taşınmazlarda davacının hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Akçadağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.05.2010 tarihli 2007/150 Esas sayılı kararıyla dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde görevli Akçadağ Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Akçadağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.11.2012 tarihli ve 2011/297 Esas, 2012/208 Karar sayılı kararıyla dava değerinin davacının payının değeri değil taşınmazların toplamının değeri olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçeyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.03 2013 tarihli ve 2013/2031 Esas, 2013/3446 Karar sayılı kararıyla, davacının miras payına isabet eden değer itibariyle sulh hukuk mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Akçadağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.06.2014 tarihli ve 2013/88 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne; 1 01... ve 140 parsel, 1 08... ve 157 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bu taşınmazların davacının murisleri ile bağlantısının kurulamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine, 1 08... , 16, 17, 18, 21 parseller yönünden Akçadağ Kadastro Mahkemesinin 2000/2 Esas, 2000/32 Karar sayılı 30.03.2007 tarihli hükmünün kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, 1 01... ve 50 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davacının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.10.2015 tarihli ve 2014/22382 Esas, 2015/12748 Karar sayılı kararı ile; davaya konu 1 01... parsel ve 1 08... , 16, 17, 18... parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kararın onanmasına, 1 01... , 1 08... ve 157 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın miras payına yönelik açıldığı, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, bu nedenle miras hakkına dayanılarak 3. kişiler aleyhine açılan davalarda bütün mirasçıların davayı birlikte açmaları, diğer mirasçıların muvafakatlerini almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gerektiği, Mahkemece bu taşınmazların tespit malikleri ile davacı ... arasındaki irsi ilişkinin araştırılmadığı ve davalıların terekeye karşı 3. kişi olup olmadıklarının belirlenmediği, yapılacak araştırma sonucunda davalıların terekeye karşı 3. kişi durumunda bulunmaları halinde miras payına yönelik 3. kişi aleyhine dava açılamayacağının göz önüne alınması, davalıların mirasçı olduğunun anlaşılması halinde 1 08... ve 157 parsellerde mirasçı ..........payı yönünden taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı ve kimin ne sıfatla zilyetlik sürdürdüğünün ve taşınmazların terekeye dahil olup olmadığının araştırılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 10.03.2020 tarihli duruşmada işlemden kaldırıldığı ve davacı tarafından 16.03.2020 havale tarihli dilekçe ile yenilendiği, davanın 18.10.2024 tarihli duruşmada yeniden takipsiz bırakıldığı ve mazeret de bildirilmediği gerekçesiyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının bu tarihlerde hastanede yattığını ve ameliyat olduğunu, buna ilişkin hastane raporunun ekte sunulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmazların kadastro tespitlerinin 28.03.2000 tarihinde kesinleştiği, davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak 20.06.2007 tarihinde açıldığı, yargılamanın Sulh Hukuk Mahkemesinde devam ettiği sırada ilk olarak 10.03.2020 tarihinde işlemden kaldırılan dosyanın 16.03.2020 tarihli dilekçe ile yenilendiği, 18.10.2024 tarihli duruşma gününden haberdar olan davacının duruşmada hazır bulunmaması üzerine ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, temyiz dilekçesi ekinde sunulan sağlık raporunda davacının 14.10.2024 tarihinde taburcu edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,
Dosyanın Akçadağ Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.