Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3289 K.2025/4207
1. Hukuk Dairesi 2025/3289 E. , 2025/4207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/655 E., 2025/53 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesi ile; davacıya ait taşınmazların ifrazını yapması için vekil tayin edilen davalı ...’nın, davacının maliki olduğu 712, 2 67... parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2 payının tamamını oğlu olan diğer davalı ...’ya bilgisi ve rızası dışında satış suretiyle temlik ettiğini, bu satışlar nedeniyle davacıya bir bedel de ödenmediğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; davacı...'in yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya devam etmiş, dava açıldıktan sonra dava konusu 206 parselde davalı ...'a ait 1/2 paydan 100/829 payın dava dışı ...'e devredildiği anlaşıldığından HMK'nın madde 125 uyarınca mirasçılar davaya Tahsinle devam etmek istediklerini beyan etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacının 2000 yılında davalı ...’dan 7.500,00 TL borç aldığını, bu borcu ödeyememesi nedeni ile kendisine ait 16 parça taşınmazda bulunan paylarını toplam 10.000,00 TL'ye satması, buradan borcu mahsup edip kalan bedelin kendisine ödenmesi için vekaletname
verdiğini, taşınmazların paylı olması nedeni ile uzun süre satışının yapılamadığını ve bu nedenle davalının davacıdan alacağını alamadığını, 2013 yılında üç adet taşınmazın toplam 80.000,00 TL'ye satıldığını ve karşılığında senet alındığını, senet bedeli ödendiğinde davacıya bu ödemenin yapılacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
2. Dahili davalı ...; ev yapmak için taşınmazın diğer paydaşının da onayını alarak dava konusu payı satın aldığını ve üzerine ev inşaa ettiğini, taraflar arasındaki davadan haberdar olmadığını, temlik tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece 27.05.2015 tarihli ve 2013/133 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararıyla; iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 25.06.2018 tarihli ve 2015/13900 Esas, 2018/11481 Karar sayılı kararıyla; vekil ...’ın dava konusu taşınmazlardaki davacıya ait payları oğlu olan davalı ...’a temlik ettiği, davacının paylarının gerçek değerinin çok altında satıldığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalı ...'ın iyi niyetli sayılamayacağı, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın reddinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuş, davalılar vekilinin karar düzeltme talebi Dairenin 20.12.2018 tarihli ve 2018/4597 Esas, 2018/15772 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.10.2019 tarihli ve 2019/3 Esas, 2019/433 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle davanın kabulü ile 206, 2 67... parsellerde davalı ... adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile davacı... adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 07.10.2020 tarihli ve 2020/962 Esas, 2020/4842 Karar sayılı kararıyla; “... dava konusu 206 parsel sayılı taşınmazda davalı ...’a ait 1/2 paydan 100/829 payın dava açıldıktan sonra 30.04.2013 tarihinde dava dışı ...’e devredildiği, davacının 29.04.2013 tarihli dava dilekçesi ile tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında dava dışı kişilere devredilmesi nedeniyle Mahkemece HMK’nın 125. maddesi uyarınca davacıya seçimlik hakkının hatırlatılması gerektiği, ayrıca 267 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemine tabi tutularak yeni parsel numaralarını aldığı ve eski kaydın pasif olduğu, ancak Mahkemece kaydı kapatılan parsel numarası üzerinden infazda tereddüt oluşturacak şekilde tapu iptali ve tescile karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmamıştır.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 04.11.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararıyla; vekil ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, vekil ... ve davalı ...’ın baba-oğul olup 3. kişi konumunda olan ...’ın TMK’nın 3. maddesi kapsamında durumu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğu, davaya dahil edilen ...’e devredilen pay yönünden davacının seçimlik hakkını temlik alan ... aleyhine tapu iptali ve tescil davası olarak devam ettiği, dahili davalı ...’in dava konusu payı satın aldığı kişinin kötü niyetli olduğu ve payı devraldığı tarih de dikkate alındığında ...’in iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 29.06.2022 tarihli ve 2022/2189 Esas, 2022/5265 Karar sayılı kararıyla; " bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak vekil ...’ın vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...’ın da vekil ...’ın oğlu olup iyi niyetli sayılamayacağı, davalılar ... ve ...’ın el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri gözetilerek davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar ... ve ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Dahili davalı ...’nun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yargılama sırasında davalı ... adına kayıtlı 206 parsel (yenileme ile 2 02... parsel) sayılı taşınmazdaki 1/2 paydan 100/829 pay devralan ve kendisine tapu iptali ve tescil isteği yöneltilen dahili davalı ...'in iyi niyetli olup olmadığının tespitine ilişkin yeni durum hakkında taraflara delillerini bildirme hakkı tanınmamış, dahili davalının bu yönde bildirdiği tanığı dinlenmeden sonuca gidilmesi de hatalı olmuştur. Hâl böyle olunca; yargılama sırasında dahili davalı ...'e devredilen 206 parsel (yenileme ile 2 02... parsel) sayılı taşınmazdaki 100/829 paya ilişkin olarak davacının tapu iptali ve tescil isteği yönünden dahili davalı ...’in iyiniyetli olup olmadığının tespitine ilişkin taraflara delillerini bildirmek üzere usulüne uygun süre verilmesi, toplanan ve toplanacak delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi, dahili davalı ...’in TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı ... ve ... vekilinin karar düzeltme talebi Dairenin 29.12.2022 tarihli ve 2022/7842 Esas, 2022/8587 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
F. Mahkemesince Bozma Kararı Üzerine Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekili davasından feragat ettiğinden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
G. Dördüncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 27.11.2023 tarihli ve 2023/3654 Esas, 2023/6787 Karar sayılı kararıyla; "Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası sonucunda, Dairenin 29.06.2022 tarihli kararıyla davalılar ... ve ... yönünden Mahkemece verilen kabul kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin temyiz itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin karar düzeltme talebi 29.12.2022 tarihinde Dairece reddedilmiştir.
3. Dairenin bu kararları üzerine, davacılar vekili vekaletnamesinde bulunan feragat özel yetkisiyle dahili davalı ... yönünden davadan feragat etmiş, davalılar ... ve ... yönünden ise Mahkemenin kabul kararı Dairece onandığından dosyanın kesinleştirilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
4. Hükmün temyizi üzerine Yargıtayca kısmen onanıp kısmen bozulması ve Mahkemece bozmaya uyulması halinde, sadece hükmün bozulan kısımları ile ilgili yargılama yaparak yeniden karar verilebilir, onanan kısım ile ilgili yargılama yapılarak yeni hüküm kurulamaz, önceki ilam onanan kısımlar yönünden ayaktadır, taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturur ve bu kısımlar yönünden icra kabiliyetini taşır.
5. Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtayın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekir.
6. Somut olayda, Mahkemenin kabul kararının davalılar ... ve ... yönünden kesinleştiği ve davacılar vekilinin yalnızca dahili davalı ... yönünden feragat ettiği açıktır.
7. Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle 2021/7 Esas sayılı kararın temyizi üzerine bozulmayan (onanan) kısımların, karar düzeltme isteminin de reddi nedeniyle 29.12.2022 tarihinde kesinleştiği nazara alınarak önceki kararın kesinleşen bölümü aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” şeklinde belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer verilmesi ve davacılar vekilinin yalnızca dahili davalı ... yönünden feragat ettiği gözetilerek davanın anılan davalı yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte olup davanın feragat nedeniyle tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi daha önce kesinleşen hükümde yer alan harcın iadesine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur." gerekçesiyle karar bozulmuş, Dairenin 07.10.2024 tarihli 2024/2936 Esas, 2024/5459 Karar sayılı karar ile davalılar ... ve ... vekilinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.
H. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 22.01.2025 tarih, 2024/655 Esas, 2025/53 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle Mahkemenin 2021/7 Esas sayılı dosyasında bozulmayan kısımların 29.12.2022 tarihinde kesinleştiğine, bu bölümler hakkında yeniden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, davacılar vekilinin yalnızca dahili davalı ... yönünden feragat ettiği gözetilerek davanın anılan davalı bakımından ise davanın reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili temyiz dilekçesi ile; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararında davacılar vekilinin yalnızca dahili davalı ... yönünden feragat ettiği belirtilmişse de, feragat dilekçesinin 24.10.2022 tarihinde sunulduğunu, o sırada kararın henüz kesinleşmediğini, zira 09.11.2022 tarihinde süresinde karar düzeltme başvurusu yapıldığını ve bu talebin 29.12.2022 tarihinde reddiyle hükmün kesinleştiğini, dolayısıyla feragat işleminin kesinleşmemiş dosya üzerinde tüm davalıları kapsayacak şekilde sonuç doğurması gerektiğini; feragatin bölünemez nitelikte olup tüm dava bakımından hüküm ifade ettiğini, Yerel Mahkemenin bozma kararına uymakla isabetsiz bir şekilde yalnızca ... yönünden davayı reddettiğini ayrıca davacılardan ...’nın davanın haksız açıldığını beyan ederek davadan feragat etmesine rağmen bunun dikkate alınmadığını, bu yönüyle de davanın reddi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2025 tarih, 2024/655 Esas ve 2025/53 Karar sayılı kararının usul ve esastan bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 206 parsel sayılı taşınmazın 8.290, 00... olduğu, yenileme ile 2 02... parsel sayılı taşınmaz numarasını aldığı, davalı ...’a ait 1/2 paydan 100/829 payın dava açıldıktan sonra 30.04.2013 tarihinde dava dışı ...’e devredildiği, dava konusu 712 parsel sayılı taşınmazın 4.560, 00... olduğu, yenileme ile 2 14... parsel sayılı taşınmaz numarasını aldığı, dava konusu 267 parsel sayılı taşınmazın 19.560, 00... olduğu, yenileme ile 2 14... , 125, 126, 1 27... parsel sayılı taşınmaz numaralarını aldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde davalılar vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 45.202,05 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın Akçabaat 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.