Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1905 K.2025/4218

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1905 📋 K. 2025/4218 📅 02.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1905 E.  ,  2025/4218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1379 E., 2024/134 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/442 E., 2023/330 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a kapsamında yapılan yenileme çalışmaları sonucunda 64 78... parsel sayılı taşınmazın 363, 62... , 64 78... parsel sayılı taşınmazın 373, 46... , 64 78... parsel sayılı taşınmazın 308, 52... , 64 78... parsel sayılı taşınmazın 951, 98... olmak üzere toplam 1.997, 58... kadar yüz ölçümlerinin artırıldığını, tesis kadastrosu çalışmalarının 766 sayılı Yasa'nın 32, 33... . maddelerine göre belirlendiğini, bu kapsamdaki taşınmazların büyüklüğünün 20 dönümü geçemeyeceğini, senetsizden bir kişi adına en fazla 50 dönüm yer tescil edilebildiğini, miktar fazlalıklarının aynı Kanun'un 43. maddesi kapsamında Hazine adına tescil edilmesi gerekirken bu eksikliklerin güncelleme çalışmalarında bir bütün halinde düzeltilmediğini, 64 78... , 25, 26, 27 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin tesis kadastrosundaki tüm taşınmazları dikkate alınarak miktar fazlası olup olmadığı hususunun araştırılarak varsa bu kısmın ifrazı ya da hisseli olarak Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarına göre dava konusu 64 78... , 25, 26, 27 nolu parsellerin tesis kadastrosu ölçümleri sırasında sınırlandırma ve ölçü hatası olmadığı ancak kaba alan hesap hatasının mevcut olduğu, 2020 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmalarında alınan sınırlardan dava konusu taşınmazların kendi aralarında olan müşterek sınırların ve 1 nolu parsel ile olan sınırlarının geçerli sınır tipinin alınmasının doğru olduğu, yol ile olan sınırlarında da kısmen sabit kısmen de geçerli sınır tipinin aynı şekilde doğru olduğu, yapılan kadastro yenileme çalışmasının mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece kadastro tespitine esas tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları, tapu kayıt miktar fazlasının bulunup bulunmadığı, varsa taşınmaz sınırında 64 78... orman parseli ve dere olduğu dikkate alınarak orman veya dere niteliğinde olup olmadıkları, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında Mahkemece değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı, bu sebeplerle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönlerden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kabulü ile mahkeme hükmünün kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu çekişmeli taşınmazlarda meydana gelen artışın iptali istemi ile açtıkları davanın eksik araştırma ve inceleme ile ret edildiğini, istinaf başvuralarının etraflıca değerlendirilmeden esastan ret edildiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1986 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda ... köyü 65, 67, 68... parsel sayılı taşınmazlar, eski tapu kaydına istinaden .................. evlatları ..............adlarına 1/3'er hisse ile tespit edilmiş, tutanak 11.03.1986 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiş, 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosunda ise aynı sıra ile 64 78... , 25, 26, 27 parsel numarasını almıştır. Taşınmazlar davalılar adına kayıtlı iken 02.11.2023 tarihinde taksim sonucunda davalı ... adına tam hisse ile tapuya tescil edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi "mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak" yazılmasını zorunlu kıldığı gibi bu zorunluluk, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. ve 298. maddelerinin de amir hükmüdür. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında yer alan "aleni yargılanma ilkesi" ve "hukuki dinlenilme hakkı" da, kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılar. Bu prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesi uyarınca gerekçenin; "tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" göstermesi gerekir. Bir başka anlatımla gerekçe, hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunlu olduğu gibi, hüküm sonucuna nasıl ulaşıldığını açıklamayan ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi de mümkün değildir.
Somut olayda; bölge adliye mahkemesi kararı incelendiğinde hükmün gerekçesinde, Mahkemece kadastro tespitine esas tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları, tapu kayıt miktar fazlasının bulunup bulunmadığı, ( 1 kilin kaç metrekareye tekabül ettiği hususunda yerel bilirkişiler kurulundan bilgi alınması ve araştırma yapılması) varsa taşınmaz sınırında 64 78... orman parseli ve dere olduğu dikkate alınarak orman veya dere niteliğinde olup olmadıkları, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının değerlendirilmediği, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönlerden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kabulü ile mahkeme hükmünün kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği açıklandığı halde, hüküm yerinde davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gerekli olup davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususu değerlendirilmeden karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibarı ile kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371/1-a maddesi uyarınca temyiz olunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz eden davacı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.