Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4247 K.2025/4227

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4247 📋 K. 2025/4227 📅 02.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4247 E.  ,  2025/4227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/27 E., 2025/80 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar ... ve ... vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde; ...............köyünde bulunan 240 parsel sayılı taşınmazı anneleri ...'ın 1973 yılında ..... .'den satış senedi ile satın alarak kullanmaya başladığını, ancak satış senedinin 13.08.1976 tarihinde düzenlendiğini, çekişmeli taşınmaz üzerine ahır, samanlık, garaj, ambar, depo, betonarme bir ev yaptıklarını, ayrıca taşınmazın etrafını çok sayıda meyve ve kavak ağacı ile çevirdiklerini, ........... ...in aynı yeri daha sonra davalılara da sattığını, davalıların burayı satın alırken taşınmazın daha önce kendilerine satıldığını bildiklerini belirtmiş, kadastro sırasında taşınmazın davalılar adına tespit ve tescil edildiğini beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...vekili; taşınmazın tek bir hissedarının yaptığı satışın geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.09.2001 tarihli ve 1991/5 Esas, 2001/336 Karar sayılı kararıyla; ... ......tarafından yapılan satışın geçersiz olduğu ve Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2015 tarihli ve 2014/10818 Esas, 2015/2957 Karar sayılı kararıyla "elbirliği mülkiyetine konu olan taşınmazın 7 dönümlük bölümünü mirasçılardan ... ... ...’in adi senet ile 13.08.1976 tarihinde davacıların murisi ......'e satışı geçersiz ise de davalı ... ve ...'nın yargılama sırasındaki beyanlarının 6100 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca davaya son veren taraf işlemlerinden olup olmadığı hususu tartışılıp değerlendirilmemiş olmasının isabetsiz olduğu" belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin 22.04.2.021 tarihli ve 2018/4 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararıyla ...'ın beyanı kabul beyanı olarak değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazda davalı ... adına kayıtlı payın 5732990/27713810 hissesinin iptali ile veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, iptal ve tescile karar verilen dışında kalan davalı ...'ın hissesinin kendisi üzerine bırakılmasına, davalı ...mirasçıları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 11.09.023 tarihli ve 2021/9836 Esas, 2023/4235 Karar sayılı ilamı ile; bozma ilamında her iki davalının beyanlarının davaya son veren taraf işlemlerinden olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gereğine değinilmişken Mahkemece bozma gereği yerine getirilmeksizin ...yönünden davanın reddine karar verildiği, çekişmeli taşınmaz üzerinde taksim ve fiili özgülenme olup olmadığının araştırılmadığı, tarafların kullandığı yerlerin ayrı ayrı belirtilmediği, denetime elverişsiz fen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, yeniden yapılacak keşifte taşınmazda taksim ya da fiili özgülenme bulunup bulunmadığının, taşınmazın kim tarafından ne şekilde kullanıldığının, üzerinde belirgin bir sınırı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, her iki davalının da bozma öncesi beyanlarının değerlendirilmesi, taşınmazda fiili özgüleme ya da taksim bulunmadığının anlaşılması halinde davalıları da paydaş kılacak şekilde hisseler oranlanarak ve tüm delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların dava konusu yerin de davacı ... tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerinde taksim bulunduğunu ve herkesin kendi sınırlarının bulunduğunu beyan ettiği, sınırlarda var olan tel çit ve duvarların eski yıllarda örüldüğü, dava konusu alanın ifrazında sakınca olmadığının bildirildiği, davalı ...'nın 15.06.1996 tarihli keşifteki imzalı beyanı ve davalı ...'ın 19.08.1993 tarihli dilekçesi ile taşınmazın yıllardır davacı ve ailesinin kullandığını beyan ettiği, bu beyanların davayı kabul manasında davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.11.2024 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.732,99 m² alanın aynı adada son parsel numarası verilerek miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıların açılan davayı kabul ettiklerine dair kesin bir ifadelerinin bulunmadığını, davanın kanıtlanamadığını, taşınmazın ......den intikal ettiğini ve terekesinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle ... ... ... tarafından yapılan satışın geçersiz olduğunu, tespit tarihi itibariyle 20 yıllık zilyetlik süresinin de olmadığını, harici satış senedinin yapıldığı 1976 tarihi ile tespit tarihi arasında Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen zilyetlik süresinin dolmadığını, davacıların diğer mirasçıların muvafakatlerini almadan taşınmaz üzerine bina inşa ettiklerini, bu nedenle iyi niyetli olmadıklarını ve temlik isteme haklarının bulunmadığını, bu hususu taşınmazda sonradan pay satın alan üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararda “ifraz edilerek” ifadesinin ihmal edildiğini, hükmün bu haliyle infaz kabiliyetini haiz olmadığını belirterek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 240 parsel sayılı taşınmazın 17.12.1956 tarihli ve 136 sıra numaralı tapu kaydı ile ......in tasarrufundayken 1970 yılında ölümüyle evlatları ... ... ve kendisinden önce ölen oğlu...den olma torunları... ve ...'yı terk ettiği ve halen bunların hisseleri oranında zilyet olduğu belirtilerek 28.05.1981 tarihinde 2/4 payla ... ... ..., 1/4'er payla ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin itirazsız olarak 09.07.1982 tarihinde kesinleştiği, ... ... ...e ait 2/4 payın kayden 14.08.1985 tarihinde davalı ...'a, ...ve ...'ya ait 1/4'er payların da kayden 07.04.1987 tarihinde davalı ...'na devredildiği, 13.10.2015 tarihinde kesinleşen 22-a çalışmaları sonucunda taşınmazın 23.713,81 m² yüz ölçümüyle 1 07... parsel altında sınırlandırıldığı, 11.01.1991 tarihinde açılan davada davacıların 13.08.1976 tarihli köy senedine tutunduğu ve taşınmazın zilyetliğinin 1973 yılında kendilerine devredildiği iddiasını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın 19.08.1993 tarihli dilekçesinde dava konusu "yıllardan beri davacı ve ailesince kullanılan, üzerine iyi niyetle halen kullandıkları ahır, samanlık, garaj, ambar, depo ve betonarme ev, meyve ve kavak ağacı ile etrafı bahçe olarak çevrilen yer üzerinde başkasının hiçbir hakkı yoktur. Burası tamamen davacılara aittir. Her nasılsa benim adıma tescil edilmişse de durumun izah ettiğim şekilde düzeltilmesi, bunun mahkeme önünde bir ikrar olarak kabul edilmesini ve adaletin yerini bulmasını dilerim" ifadelerinin yer aldığı; davacının 22.03.1991 tarihli duruşmada "dava konusu taşınmazın yarısını önceki kayıt maliki ... ... ... bize sattı, biz satın aldıktan sonra üzerine ağaç dikip ev yaptık, daha sonra haberimiz olmadan bu yeri ...'a satmış, diğer hissedarlar da kendi haklarını ...'na satmıştır. Tapunun kısmen iptali ile hissemiz oranında adımıza tescilini talep ederim" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı ...'nın 15.06.1995 tarihli keşif zaptında taşınmazın " 1/2'si ... ... ... diğer 1/2'si ... ve ...'ya aitken ... ... ... 1970 yılında yerinin 7 dönümünü davacının annesine sattığını biliyorum, ... ... ... bu taşınmazın içinde başka yerleri de üçüncü şahıslara sattı, ben de ...ve ...'nın hisselerini 1986 yılında tapudan satın aldım, ancak şu anda fiilen kullandığım yer yoktur. 1986 yılında tapu sicil müdürlüğünde davaya konu yerin 1/2'sini satın aldığımda zeminde bu arsaların üzerinde değişik şahısların evi olduğunu ve bu şahıslar tarafından uzun yıllardan beri kullanıldığını biliyordum" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma yapılarak bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün farklı parsel numarası ile davacılar adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de taşınmaz ifrazen tescil edildiği takdirde davalı ...'a satılan yer yanında davalı ...'na ait payın da iptal edildiği açıktır. Davalı ... 19.08.1993 tarihli dilekçesi ile taşınmazın davacılara ait olduğunu beyan ettiğine göre Mahkemece davalı ... payıyla sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken davalı ...tarafından satın alınan payları da kapsayacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılardan ... ve ... vekili ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile;
a. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "davanın kabulüne" ifadesi ve hükmün 1. ve 2. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak "Davanın kısmen kabulüne,
1. Davaya konu 1 07... parsel sayılı taşınmazın toplamda 23713810 pay kabul edilerek davalı ... adına kayıtlı 11856905/23713810 paydan 5732990/23713810 payın iptali ile Gemerek Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/253 Esas, 1987/245 Karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tesciline, bakiye 6123915/23713810 payın davalı ... üzerinde bırakılmasına,
2. Davalı ...mirasçıları aleyhine açılan davanın reddine," ifadelerinin eklenmesi;
b. Hüküm fıkrasının 4., 5. ve 7. bentlerinde bulunan "davalılardan" ifadesinin çıkarılarak yerine "davalı ...'dan" ifadesinin yazılması,
c. Hüküm fıkrasının 6. bendinde bulunan "Davalılar" ifadesi çıkarılarak yerine "Davalı ..." ifadesinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.