Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3703 K.2025/4225

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3703 📋 K. 2025/4225 📅 02.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3703 E.  ,  2025/4225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/456 E., 2025/116 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; hudutları dava dilekçesinde belirtilen nizalı taşınmaz bölümünün kadastro sırasında haritasında yol olarak gösterildiğini, oysa bu taşınmazın davacıya ait olup eklemeli şekilde 70-80 yıldan beri davacı tarafından kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kaldı ki nizalı taşınmazda davacının zilyetliğinin de bulunmadığını ileri sürerek Mahkemece bu hususta yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... Başkanlığı vekili tarafından davaya cevap verilmemiş; davalı vekili duruşmadaki beyanında, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2013/480 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararıyla; davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamına göre 15.10.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 336,62 metrekare yüz ölçümündeki nizalı taşınmaz bölümünde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu ve taşınmazın davacı adına tescil edilmesi halinde çevre parsellerin olumsuz şekilde etkilenmeyeceği anlaşılmakla davanın kabulüne, 15.10.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.12.2019 tarihli ve 2016/14223 Esas, 2019/8333 Karar sayılı ilamıyla; Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada yer alması gerektiği halde Mahkemece, dava Büyükşehir Belediye Başkanlığına ihbar edilmiş ise de sonrasında taraf sıfatı bulunmadığından bahisle taraf olmaktan çıkarıldığı, taraf teşkili yerine getirilmeden davanın esasına girilemeyeceği, ayrıca dava konusu yer hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/4 ve 5. maddeleri gereğince gerekli yerel ve gazete ilanları da yapılarak itiraz süresinin beklenilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kulu Asliye Hukuk Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 10.11.2020 tarihli ve 2020/132 Esas, 2020/567 Karar sayılı kararıyla; davanın tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu, hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca taraf teşkilinin sağlandığı, yasal ilanların yapıldığı, 15.10.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 336,62 metrekare yüz ölçümündeki nizalı taşınmaz bölümünde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu ve taşınmazın davacı adına tescil edilmesi halinde çevre parsellerin olumsuz şekilde etkilenmeyeceği anlaşılmakla davanın kabulüne, 15.10.2015 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 22.12.2022 tarihli ve 2021/54 56... /8402 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece taşınmazın davacı tarafından ne sıfatlar ve hangi tasarruflarla kullanıldığının, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarında geçen kapının kim tarafından ne zaman ne sebeple yapıldığının sorulmadığı, teknik bilirkişiden yerel bilirkişi ve tanık beyanlarını takibe elverişli rapor aldırılmadığı, ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile ilgili olarak taşınmaz resimlerini de içeren rapor alınmadığı, TKGM parsel sorgu uygulamasından yapılan incelemede 6 ve 5 parseller arasında duvara benzer nitelikte bir yapı bulunduğu, 6 parsel ile yol arasında benzer bir görünüm olduğu halde Mahkemece bu sınırın ne olduğunun belirlenmediği, yeniden keşif yapılarak taşınmaz bölümünün öncesinde ne olduğu, kadim yol olup olmadığının ve kimler tarafından hangi tarihlerde ne şekilde kullanıldığının belirlenmesi, kapı bulunması halinde ne zaman ve ne sebeple kim tarafından yapıldığının ve taşınmazı içine alan avlunun hangi dava dışı parselleri çevirdiğinin belirlenmesi, davaya konu taşınmazın 6 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde mi yoksa yol vasfında mı olduğunun ortaya konması, bu bölüm ile komşu taşınmazlar arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, taşınmaz bölümünün yakın plan panoramik fotoğraflarının raporlara eklenmesi ve toplanan delillerin sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın yol olarak tespit harici bırakıldığı, keşifte alınan bayanlara göre taşınmazın ... soy isimli şahıstan davacı tarafından 2003-2007 tarihleri arasında satın alındığı, hiçbir zaman yol olarak kullanılmadığı, bahçe veya boş arazi vasfıyla kullanıldığı, bitişiğinde bulunan kapının davacı tarafından taşınmaz satın alındığında yapıldığı ve taşınmazın davacıya ait avlu içerisinde kaldığı, ziraatçı bilirkişi raporunda dava konusu alanın geçmişte de tamamen tarım arazisi niteliğinde olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.05.2024 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 336, 79... kısmın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yeterli araştırma yapılmadığını, tespit tarihinden önceki 20 yıllık kullanımın yasanın öngördüğü koşullar çerçevesinde ispatlanamadığını, dinlenen tanıkların davacının taşınmazı ne zamandan itibaren kullandığını kesin olarak beyan edemediklerini, davacının taşınmazı satın alma tarihi olarak farklı yılların bildirildiğini, beyanlar arasında tutarsızlıkların bulunduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazın 108 ada ile ayırıcı bir özelliğinin bulunmadığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de davacının bu yeri zapt ederek başkalarının kullanımını engellediği yönündeki davalı itirazının araştırılmadığını, kadastro yolunun fiiliyatta da mevcut olduğunu, taşınmazın bitiş noktasındaki kapının davacı tarafından yaptırıldığının da keşifte beyan edildiğini, yalnızca taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyet ve zilyetlik iradesinin kazanmak için yeterli olmadığını, ekonomik amaca uygun kullanımın bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu, yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine ile davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Temyiz eden davalı Belediyeden harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Kulu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.