Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3530 K.2025/4222

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3530 📋 K. 2025/4222 📅 02.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3530 E.  ,  2025/4222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3107 E., 2024/969 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/118 E., 2022/67 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı İdare vekili; 3 78... parsel sayılı taşınmazın tamamının ... kızı ...adına kayıtlı olduğunu belirtip 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereği gaiplik kararı verilmek suretiyle taşınmazın "...Vakfı" adına tesciline karar verilmesini hasımsız olarak açılan dava ile istemiş, 30.05.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında kayyımın davaya dahil edilmesi için süre verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ... vekili; araştırma ve incelemelerin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.20 19... /9 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile; davanın, hasımsız açılması mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 1 14... /2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.20 20... /1288 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararı ile; gaip olduğu ileri sürülen taşınmaz maliki bakımından taşınmazlarının idaresi için kayyım atanıp atanmadığının araştırılması, kayyımla temsil edilmediğinin tespiti halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi de dikkate alınarak davacıya 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması için vesayet makamından talepte bulunmak üzere süre verilmesi, vesayet makamınca verilecek karar uyarınca atanan kayyım davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtilerek taraf teşkili yönünden karar kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; 07.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu olan vakfın sahih vakıf olma şartını taşıyan bilgi ve belgelerin olmadığı, bu haliyle de sahih olmayan vakıf hakkında Vakıflar Kanun'u 17. maddedeki şartların gerçekleşmediğinden bahisle tapu iptali tescile ilişkin talebin reddine, gaipliği talep olunan kişi ile ilgili olarak yaptırılan araştırma ve ilanlardan netice alınamaması sebebiyle taşınmaz malikinin gaipliğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt maliklerinin bulunamadığı ve taşımazda vakıf şerhi yer aldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vakıf gayri sahih olduğundan taşınmazın vakfına dönemeyeceğini, vakfiyenin incelenmesi gerektiğini, gaye ve maksadı zail olmuş bir vakfın vakıf vasfı olmadığını, malikin terk ve mübadil duruma düştüğünün ispat edilmediğini, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harç alınmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Vakıflar Kanunu 17. maddesine dayalı gaiplik ve tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 3 78... parsel sayılı 52... miktarlı ev nitelikli taşınmazın 23.12.1940 tarihli kadastro işlemi ile ................ ... kızı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın tespitine dayanak tapu kaydında ve kütük sayfasında “...Vakfı” şerhi bulunduğu, kayıt malikine İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.02.20 13... /253 Esas, 2013/228 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği anlaşılmaktadır.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/(13)3-247 Esas, 2021/692 Karar).
Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (KURU, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.). Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek Mahkemece gerekse Yargıtay tarafından kendiliğinden göz önünde tutulur.
O halde; tapu iptali - tescil istemli davaların kayıt malikine yönelik açılması asıl olup davanın tarafları ile ilgili düzenlemenin HMK'nın 114. maddesi gereğince dava şartlarından olması dikkate alındığında davanın hasımsız açılması nedeniyle yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı, kayyımın davaya dahil edilmesinin kayyıma taraf sıfatı kazandırmayacağı, dava dilekçesine ekli tapu kaydında kayyım atanmasına ilişkin şerh olduğu ve hasımsız açılan davada tarafın yanlış ya da eksik gösterilmesinden söz edilemeyeceğinden HMK'nın 124. maddesindeki koşulların bulunmadığı da gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalı ... vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden dahili davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.