Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2410 K.2025/4206

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2410 📋 K. 2025/4206 📅 02.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2410 E.  ,  2025/4206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2042 E., 2025/32 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...(Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/68 E., 2023/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesi ile, ...................köyü sınırları içerisinde bulunan 1 58... , 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların iktisaba elverişli şekilde zilyetliğinde olduğunu, kadastro tespitlerinin kötüniyetli olarak davalılar lehine yapıldığını, davalıların elinde vergi kaydı, tapu kaydı gibi herhangi bir resmi belge bulunmadığını, tespitler sırasında yokluğundan faydalanıldığını, daha önce açmış olduğu Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas sayılı davasında keşif giderlerini süresi içinde yatırmadığı için davanın usulden reddine karar verildiğini, davalılardan ...’ün cevap dilekçesinin tüm gerçekleri ayrıntılı şekilde ortaya koyduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesi ile; öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının her bir parsel için ayrı ayrı dört adet dava açması gerektiğini, atalarından bu yana köyde herkesin yerinin belirli olduğunu, hangi hakla dava açtığının belli olmadığını, hayali zilyetlik olgusuna dayandığını, köydeki ikametinin bile hayali olduğunu, davacının DSİ’den emekli olduğunu, dava hakkındaki tüm bilgi ve belgelerin Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas sayılı dosyasında bulunduğunu, davada zilyetliğinin ispat edilemediğini, bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesi ile; taşınmazı ezelden beri kullandıklarını, atadan kalma yerleri olduğunu, dava konusu taşınmazların Kadastro Mahkemesinde yer alan 2009/98 Esas sayılı davada görüldüğünü, davanın reddedilerek Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin onama kararıyla kesinleştiğini, bu davanın da re'sen dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... (Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli 2014/ 68... /64 Karar sayılı ilamında; ... Kadastro Mahkemesinin 21.11.2013 tarih ve 2009/98 Esas, 2013/17 Karar sayılı dosyasında davacı ... tarafından çekişmeli taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açılan davanın, keşif avansının yatırılmaması sebebiyle reddedildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 13.10.2014 tarihinde kesinleştiğini; eldeki davanın tarafları, konusu ve sebebinin önceki dava ile aynı olduğunu belirterek HMK m.114/1-i ve kesin hüküm ilkesi gereğince davanın usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı süresi içerisinde istinaf isteminde bulunmuştur.
Erzurum BAM 2. Hukuk Dairesi 17.01.2025 tarihli 2024/2042 Esas, 2025/32 Karar sayılı ilamında, .................. köyü’nde bulunan 1 58... , 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin, daha önce ... Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas, 2013/17 Karar sayılı dosyasında görülen ve keşif avansının yatırılmaması nedeniyle reddedilerek Yargıtay denetiminden geçip 13.10.2014 tarihinde kesinleşen davaya konu olduğunu; tarafların, dava sebeplerinin ve taşınmazların aynı olması sebebiyle HMK m.114/1-i uyarınca kesin hüküm dava şartı yokluğu bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin davayı usulden reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içerisinde temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; ... Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas, 2013/17 Karar sayılı dosyasında davanın gider avansı yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedildiğini, bu nedenle aynı uyuşmazlıkta kesin hükümden söz edilemeyeceğini ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/68 Esas, 2023/64 Karar sayılı dosyasında davacının ileri sürdüğü nedenlerin önceki davadakilerle aynı olmadığını ve taşınmazlarda davalıların zilyetliğinin de bulunmadığını belirtilerek kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu ve kararın bozulması ile dosyanın esasına girilerek hüküm kurulmak üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu, .................... köyü 1 58... parsel sayılı 33.783, 02... yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde ... (Tunceli) Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas ve 2013/17 Karar sayılı dosyasında açılan dava neticesinde davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit maliki olan davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onanarak 13.10.2014 tarihinde kesinleşip hükmen tapuya tescil edildiği; Tunceli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 58... parsel sayılı 30.868, 44... yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde ... (Tunceli) Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas ve 2013/17 Karar sayılı dosyasında açılan dava neticesinde davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit maliki olan davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onanarak 13.10.2014 tarihinde kesinleşip hükmen tapuya tescil edildiği; Tunceli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 58... parsel sayılı 31.438, 69... yüz ölçümündeki taşınmazın harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde ... (Tunceli) Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas ve 2013/17 Karar sayılı dosyasında açılan dava neticesinde davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit maliki olan davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onanarak 13.10.2014 tarihinde kesinleşip hükmen tapuya tescil edildiği; Tunceli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 58... parsel sayılı 28.125, 68... yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "tarla" vasfıyla ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde ... (Tunceli) Kadastro Mahkemesinin 2009/98 Esas ve 2013/17 Karar sayılı dosyasında açılan dava neticesinde davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit maliki olan davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onanarak 13.10.2014 tarihinde kesinleşip hükmen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.