Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1734 K.2025/4217

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1734 📋 K. 2025/4217 📅 02.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1734 E.  ,  2025/4217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/231 E., 2020/138 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tespit harici bırakılan ve sınırları dava dilekçesinde yazılı 91.858, 91... 'lik taşınmazı davacının kadastro sonrası 20 yıldan fazla süredir çekişmesiz ve aralıksız olarak kullanıldığını ileri sürerek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli 2012/105 Esas ve 2014/537 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 20.054, 77... 'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 70.368, 62... 'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.10.20 15... /8420 Esas, 2015/11176 Karar sayılı kararı ile "Dava konusu taşınmaza komşu 3 31... parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kaydının doğusu ve güneyi mera okuduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmadığı, taşınmaz bölümünün imar-ihyasına başlanmadan önceki niteliği ile ilgili araştırma ve inceleme yapılması gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri imar ve ihya çalışmalarının tamamlanarak tarım arazisi haline getirildiği ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme süresinin ve koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.06.2017 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 81.873, 69... 'lik kısmın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uyulduğu halde Mahkemece bozma ilamına aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapulama harici olarak bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölüm, ............ ilçesi, ........... Mahall.esinde 1976 yılında yapılan kadastro çalışmalarında taşlık olması nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya kapsamına göre dava konusu taşınmaz bölümüne komşu 301 parsel sayılı taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören Mayıs 19 56... nolu tapu kaydının taşınmaz yönünü mera olarak okuduğu, yine komşu 331 parsel sayılı taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören Mayıs 19 56... nolu tapu kaydının taşınmaz yönünü mera olarak okuduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere meralar, mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı köy ya da kasaba halkına ait, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu şekilde kullanılan kamu orta malı niteliğindeki taşınmazlardır. Meraların ve öncesi mera olan taşınmazların üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinilmeleri mümkün değildir.
Somut olayda, davacının kullandığı bölümün meradan sökülerek elde edildiği kuşkusuzdur. Bu verilere göre hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez, kaldı ki ziraat mühendisi bilirkişi kurul raporunda taşınmaz bölümünün kadastro öncesi vasfının belirlenmeyip taşınmazın imar-ihya edildikten sonraki niteliği belirlenmiş, yine jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından taşınmaz bölümünün kadastro öncesi vasfı belirlenmemiş sadece kullanıma ilişkin bilgi verilmiştir. Taşınmaz bölümünün şu anki vasfının mera olmadığı yolundaki raporun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Hal böyle iken, temyize konu taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken maddi gerçekliğe aykırı yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Ceylanpınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.