Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3717 K.2025/4137
1. Hukuk Dairesi 2025/3717 E. , 2025/4137 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/16 E., 2025/70 K.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının murisi babasının mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak ....................Mahallesinde kain 694, 864, 945 ve ..........Mahallesinde kain 1115 parsel sayılı taşınmazlarını damadı olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, murisin taşınmazları satmaya ihtiyacı olmadığını, satış tarihlerinde sağlık durumunun da iyi olduğunu, bedel ödenmediğini, işlemlerden sonra davacı ve diğer mirasçı kız kardeşlerine davalı tarafından para teklif edildiğini, murisin erkek çocuğu olmadığını, murisin diğer taşınmazlarını da aynı şekilde davalının kardeşi ve murisin diğer damadı ........a satış suretiyle devrettiğini, davacı tarafından ...a karşı muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis davası açıldığını, murisin her iki davaya konu taşınmazlardan başkaca hiçbir taşınmazının ve vefatından sonra bankalarda mevduatının bulunmadığını belirtilerek dava konusu taşınmazların davalı ... adına tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini; cevaba cevap dilekçesinde, murisin hiçbir zaman Hacc'a gitmediğini, işlemler zamanında sağlık sorunu olmadığını, parkinson hastalığının ölümüne yakın döneme kadar çok hafif seyrettiğini, fındık bahçelerinden oldukça iyi geliri olduğunu, davalının murisin davacıya hiçbir şey bırakmayacağını söylediğine dair savunmasının davayı ispatladığını, eşinin ölümü sonrasında taşınana kadar murise davacının baktığını, murisin, ölümüne yaklaşık 1-2 yıl kala rahatsızlandığını, murisin ölümünden öncesinde de fındık bahçelerinin gelirlerini davalının aldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ve davacı adına tescilini, olmazsa tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin dava konusu taşınmazları Hacc'a gidebilmek ve Parkinson hastalığının tedavisi amacıyla davalıya sattığını, bedelin şahitler huzurunda elden ödendiğini, davacının murise bakmadığı gibi hastalığını bilmesine rağmen ilgi göstermediğini, murisin bir çok kez bu durumdan yakınarak kendisiyle ilgilenmeyen ve başından atmaya çalışan davacı kızına hiçbir şey bırakmayacağını beyan ettiğini, murisin fevri davrandığını düşünerek kızlara karşı en azından bir miktar para verilmesi düşüncesiyle ve yakın akrabalık ilişkilerinden dolayı kızların babaları murise cephe almalarını istememesi nedeniyle davalının davacı ve kız kardeşlerine para teklif ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.03.2016 tarihli ve 2015/330 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararıyla; mirasçı olmayan kişi aleyhine miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairenin 04.04.2019 tarihli ve 2016/8226 Esas, 2019/2421 Karar sayılı kararıyla; 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmesi halinde saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin danışıklı (muvazaalı) olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de biçim koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek payları oranında dava açabilecekleri, hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmaya Uyularak Mahkemece Verilen Hüküm
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının delil olarak dayandığı Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/347 Esas, 2021/463 Karar sayılı dosyası kapsamı, dinlenen tanıklar, zabıta araştırması, taraf beyanları ve dosya içeriğine göre davacının, murisin mirastan mal kaçırma kastına dair somut delil getirmediği, anılan taşınmazların Hacc'a gitmek amacıyla ve bakım karşılığı satıldığı, murisin sağlık sorunları nedeniyle Hacc'a gidemeyince parasını ödeyerek yeğenini gönderdiğinin bir kısım tanıklarca beyan edildiği, murise davalı ve eşi tarafından bakılmış olduğu, davacı ile muris arasında mal kaçırma kastıyla hareket etmeyi gerektirecek olumsuzluklar bulunmadığı, davalının murisin doğrudan mirasçısı olmadığı, dava konusu temlikin muris tarafından gerçek satış amaçlı yapıldığı, mal kaçırma kastı ve muvazaanın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairenin 10.10.2024 tarih 2023/4922 Esas, 2024/5591 Karar sayılı kararıyla; "Eldeki davada dinlenen davacı ve davalı tanıkları ortak beyanlarında, öldüğünde murisin taşınmazı kalmadığını, murisin iki damadı haricinde kızlarının hiçbirine mal bırakmadığını beyan ettikleri, dinlenen davalı tanığı .... ...'ın beyanında 1997 yılında muristen kendisinin aldığı 3 parça taşınmazın parasıyla murisin Hacc'a gideceğini, hastalanınca muris yerine kendisinin Hacc'a gittiğini, davalının murise para ödediğini görmediğini beyan ettiği görülmekle, davaya konu satış işlemlerinin en erken 11.03.1998 tarihi olması sebebiyle murisin, dava konusu taşınmazların davalı ...'e yapılan satış bedeli ile değil, dosya arasındaki diğer davanın davalısı...'a yaptığı 19.02.1996 tarihli satış bedeliyle gittiği veya yeğenini gönderdiği, davalının elden ödeme savunmasının ispatlanamadığı gözetildiğinde yörenin gelenek ve göreneklerinin, toplumsal eğilimlerin etkisi ile erkek mirasçısı bulunmayan murisin, kız çocuklarına hiçbir taşınmaz bırakmaksızın kalan tüm malvarlığını oluşturan dava konusu taşınmazları mirastan mal kaçırma kastıyla ve muvazaalı olarak davalı damadı ve yeğeni ... devrettiğinin kabulü gerekir. Davalı ...'in cevap dilekçesi ve duruşmalardaki beyanlarında açıkça bakım ve minnet duygusu savunmasında bulunmayıp murisin Hacc'a gitmek için dava konusu eski 694, 864, 945 parsellerin tamamı ile eski 1115 parsel sayılı taşınmazda murisin1/3 payının tamamını kendisine sattığı, bedelini murise elden ödediği savunmasında bulunduğu, özellikle davalının cevap dilekçesinde murisin kendisiyle ilgilenmeyen, başından atmaya çalışan kızına hiçbir şey bırakmayacağını beyan ettiğini belirttiği hâlde, diğer damat aleyhine aynı tarihte açılan dava dosyasındaki hüküm gerekçesine benzer şekilde İlk Derece Mahkemesince davalı ve eşinin murise baktığı ve muris ile davacı arasında mal kaçırma kastıyla hareket etmeyi gerektirecek olumsuzluk bulunmadığı şeklinde gerekçe gösterilmesi isabetsizdir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozmaya Uyularak Mahkemece Verilen Hüküm
Mahkemenin 19.03.2025 tarih ve 2025/16 Esas, 2025/70 Karar sayılı kararıyla; Dairenin bozma ilamına uyarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; önceki cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla Mahkemenin usulüne uygun davetiye ile davalıya dava dilekçesi tebliğ etmeksizin ve davalının savunmasını almaksızın karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; muris ...'ın 14.05.2008 tarihinde ölümüyle geriye kızları davacı ..., davadışı .............. davalının eşi ..........ve kendisinden önce ölen kızı ..........den olma torunları ...........'i mirasçı olarak bıraktığı, murisin erkek çocuğu bulunmadığı, muris ..........'in 19.02.1996 tarihli satış işlemiyle davadışı 815 ve 1169 parsel sayılı taşınmazlarını toplam 15.000,00 TL bedelle, davadışı 841, 842 ve 844 parsel sayılı taşınmazlarını 12.03.2002 tarihli ölünceye kadar bakım sözleşmesiyle kızı .........'in eşi olan davadışı damadı ...'a temlik ettiği, yine benzer tarihlerde dava konusu eski 694 parsel sayılı taşınmazının tamamını 11.03.1998 tarihli satış işlemiyle 40.000.000,00 TL, dava konusu eski 864 ve 945 parsel sayılı taşınmazlarının tamamı ile eski 1115 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payının tamamını toplam 800.000.000,00 TL bedelle kızı ............'nin eşi olan davalı damadı ...'a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.382,49 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.