Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2173 K.2025/4138
1. Hukuk Dairesi 2025/2173 E. , 2025/4138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/105 E., 2025/41 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları sırasında ..................... Mahallesi 410 ada 6, 413 ada 2, 3, 13, 14, 24, 412 ada 4, 5 ve 16, 416 ada 1, 415 ada 1, 417 ada 1, 420 ada 33 ve 245 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tespit esnasında sağ ve felçli olan babaları adına tespit ve tescil edilmesi gerekirken davacıların erkek kardeşleri olan davalı ... ve dava dışı ... adlarına tespit ve tescil edildiğini, 4 kız ve 2 erkek olmak üzere toplam 6 kardeş olduklarını, kız kardeşlerin miras hakkının erkek kardeşler tarafından verilmesi şartıyla taşınmazların paylaşıldığını, dava dışı kardeşleri ...'ın dava dışı diğer iki kız kardeşin haklarını verdiği halde davalı ...’un kendilerine haklarını vermediğini, davalı ...’un imzasının bulunduğu 19.12.2018 tarihli belgede taşınmazlarda kendilerinin de miras hakkı olduğunu ikrar ettiğini, ancak bu zamana kadar hak düşürücü sürenin geçmesini sağlamak amacıyla kendilerini oyaladığını ileri sürerek kadastro tespit tutanaklarının iptaline davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 1/3'er payla kendileri ve davalı adına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kadastro öncesinde mirasbırakan babaları ...'ya ait olduğunu, çok uzun yıllar hasta olan mirasbırakanın ölene kadar tüm bakım ve ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığını, mirasbırakanın da minnet duygularıyla kadastro öncesinde dava konusu taşınmazları kendisine devrettiğini, kadastro sırasında da taşınmazların kendisi adına tescil edilmesini sağladığını, davacıların dava konusu taşınmazlara karşılık ısrarla para istemeleri üzerine manevi duygularla davacılara bir miktar para ödemeyi kabul edip 19.12.2018 tarihli belgeyi verdiğini, anılan belgenin sadece davacılara haricen bir miktar para verilmesine ilişkin olduğunu, taşınmazların devrine ilişkin herhangi bir irade beyanı taşımadığını, açılan davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünden sakıt olduğunu belirterek reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2018/416 E. 2020/328 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların öncesinde mirasbırakan ...'ya ait olduğu, kadastro çalışmalarından önce erkek evlatlar olan davalı ve dava dışı ...'ın kendi aralarında mirasbırakana ait taşınmazları paylaştığı, davalının ise davacı kız kardeşlerine haklarını vermeyi taahhüt ettiği, paylaşımın mirasbırakan sağken ve mirasbırakan ile kız kardeşlerin katılımı olmaksızın yapılması nedeniyle yasaya uygun olmadığı, taşınmazlarda davacıların da miras haklarının olduğu ve davacıların miras paylarından fazlasını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların miras payları oranında tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/352 E. 2021/545 K. sayılı kararıyla; eksik araştırma ile karar verildiği, yeniden keşif yapılarak mirasbırakan ...'nın sağlığında taşınmazları davalıya bağışlayıp bağışlamadığı, bağışladı ise taşınmazın zilyetliğini teslim edip etmediği, bağış tarihinden sonra davalı tarafından mı yoksa mirasbırakan tarafından mı kullanıldığı hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıkların yeniden dinlenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...'ya ait olduğu, mirasbırakanın taşınmazlarını erkek evlatları olan davalı ve dava dışı ... arasında paylaştırdığı, paylaştırmaya uygun olarak kadastro sırasında taşınmazların davalı adına tespit ve tescil edildiği, teslimden itibaren taşınmazların davalı tarafından kullanıldığı, her ne kadar tanık olarak dinlenen tarafların dava dışı kardeşleri Sabiha ve ... mirasbırakanın paylaştırma yaparken kızların hakkını vermeyi şart koştuğunu ifade etmiş iseler de beyanların duyuma dayalı olduğu ve mirasbırakanın iradesini ortaya koyduğunda yanında bulunulmadığı, dolayısıyla mirasbırakanın kız kardeşlerin haklarını verme hususunu şart koştuğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 12/05/2022 tarih ve 2022/208 Esas, 2022/590 Karar kararıyla; dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...tarafından sağlığında erkek çocuklarına bağışlandığı ve zilyetliğin teslim edildiği, davacıların miras hakkının davalı tarafından verileceği hususunda mirasbırakanın şart koştuğu iddiasının ispatlanamadığı, 245 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki davalının payının ise mirasbırakandan geldiğinin ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 16.01.2024 tarihli ve 2022/5589 Esas, 2024/376 Karar sayılı kararıyla; " dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla, 245 ada 8 parsel sayılı taşınmaz da dahil olmak üzere dava konusu taşınmazların tamamının tarafların ortak mirasbırakanı ...'dan kaldığı, tanık olarak dinlenen tarafların dava dışı erkek kardeşi ...'ın beyanıyla mirasbırakanın sağlığında kız çocuklarının hakkını vermek şartıyla taşınmazlarını erkek çocukları olan davalı ... ve ... arasında paylaştırdığı hususu ispatlanmış olup kayıtsız şartsız bir hibe ve geçerli bir taksimden söz edilemeyeceği, davalının imzasının bulunduğu 19.12.2018 tarihli belgede de davalının davacı kız kardeşlerine miras haklarını vermeyi kabul ettiği, ancak davacı kız çocuklarının babalarından gelen miras haklarını almadıkları anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, davanın kabulü ile davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir." şeklindeki kararıyla Mahkemece verilen kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 04/02/2025 tarih ve 2024/105 E. 2025/41 K. sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların muris ...'ya ait olduğu ve ölmeden evvel erkek çocukların kendi aralarında babalarının taşınmazlarını paylaştığı, bu paylaşımın yasaya uygun olmadığı, bu paylaşıma göre kadastro tespiti yapıldığı, taşınmazların davalı adına tespit görmesini gerektiren herhangi bir hukuki veya fiili sebep olmadığı, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların muris ... adına tespiti gerektiği, murisin dava açılmadan evvel öldüğü, hâl böyle olunca tüm dosya kapsamı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile, 245 ada 8 parsel sayılı taşınmaz da dahil olmak üzere dava konusu taşınmazların tamamının tarafların ortak mirasbırakanı ...'dan kaldığı, tanık olarak dinlenen tarafların dava dışı erkek kardeşi ...'ın beyanıyla mirasbırakanın sağlığında kız çocuklarının hakkını vermek şartıyla taşınmazlarını erkek çocukları olan davalı ... ve ... arasında paylaştırdığı hususu ispatlanmış olup kayıtsız - şartsız bir hibe ve geçerli bir taksimden söz edilemeyeceği, davalının imzasının bulunduğu 19.12.2018 tarihli belgede de davalının davacı kız kardeşlerine miras haklarını vermeyi kabul ettiği, ancak davacı kız çocuklarının babalarından gelen miras haklarını almadıkları, davacıların ancak davalıdan miras payına tekabül eden 1/6 oranında talepte bulunabileceği, fazlasını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazların babaları muris ... tarafından kadastro öncesinde mülkiyeti ve zilyetliği teslim edilmiş taşınmazlar olduğunu, murisin davalının yanında kaldığı ve davalı tarafından tüm bakımlarının yapıldığını, murisin de minnet duygusu ile taşınmazları davalıya bağışladığını, murisin davalı dışında farklı kişilere de yerler bağışladığını, bağış yoluyla mülkiyeti devredilmiş taşınmazlara ilişkin muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılamayacağını, bu yönde Dairenin de emsal kararlarının bulunduğunu, Daire her nekadar ...'ın beyanlarına itibar etmiş olsa da davalı ile ...'ın husumetli olduklarını, aralarında ceza davalarının bulunduğunu, bunun göz ardı edildiğini, dava konusu 413 Ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapılar ve muhtesatların davalı tarafından yapıldığını, bunun Ünye Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, Mahkemece muhtesatları da kapsayacak şekilde hüküm kurulmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; mirasbırakan ...'nın erkek çocuklarına, halaları ve kız çocuklarına da haklarının verilmesi şartı koyduğunu, buna göre davalı ve dava dışı ...'ın kız kardeşlerine haklarını vereceklerini, dava dışı ... ise kız kardeşi ...’un ve diğer kız kardeşi ...’nın hisselerini vermek konusunda anlaştıklarını, davalının da davacılara haklarını vermesinin gerektiğini, bu durumda da 1/6 hisselerini 1/3 oranında almalarının gerektiğini, bu anlaşmanın olmaması durumunda dava dışı ...’a da dava açarak kendilerine düşen payları isteyeceklerini, Dairenin kabulünün de bu doğrultuda olduğunu, yargılama giderlerinin yarı oranında davalıdan alınmasının ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; ...................Mahallesi çalışma alanında bulunan 420 ada 33 parsel sayılı taşınmazın senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer payla davalı ... ve dava dışı kardeşi ... adına tespit edildiği, tarafların halası (mirasbırakanın kardeşi) dava dışı ...'in tespite itirazı sonucunda 07.01.2009 tarihli komisyon kararıyla itirazın kabulü ile taşınmazın 1/2 payının ..., 1/4'er payın davalı ... ve dava dışı ... adına tespit ve tesciline karar verildiği, dava dışı ...'ın kadastro öncesi nedene dayalı olarak açtığı Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/212 E. 2018/347 K. sayılı kesinleşen ilamıyla davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın 1/3 payının dava dışı ..., 1/2 payının dava dışı ... ve 1/6 payının ise davalı ... adına hükmen tescil edildiği; 417 ada 1, 412 ada 5, 412 ada 16, 413 ada 3, 413 ada 13 parsel sayılı taşınmazların senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, tarafların halası (mirasbırakanın kardeşi) dava dışı ...'in tespite itirazı sonucunda 07.01.2009 tarihli komisyon kararıyla itirazın kabulü ile "...taşınmazlarda ... evlatları ...ve ...nin eşit hisse ile hak sahibi olup ...'nın hissesini 2005 yılında oğlu ...'a hibe ettiğinden bahisle..." taşınmazın 1/2'şer payla davalı ... ve dava dışı ... adlarına tespit ve tesciline karar verildiği, askı ilanı süresinde itiraz edilmeyerek 09.03.2009 tarihinde kesinleştiği; 416 ada 1, 415 ada 1 ve 413 ada 24, 410 ada 6 parsel sayılı taşınmazların senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer payla davalı ... ve dava dışı ... adına tespit edildiği, tarafların halası (mirasbırakanın kardeşi) dava dışı ...'in tespite itirazı sonucunda 07.01.2009 tarihli komisyon kararıyla itirazın reddine karar verildiği, askı ilanı süresinde itiraz edilmeyerek 09.03.2009 tarihinde kesinleştiği; 412 ada 4, 413 ada 2, 413 ada 14 parsel sayılı taşınmazların senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildiği, tarafların halası (mirasbırakanın kardeşi) dava dışı ...'in tespite itirazı sonucunda 07.01.2009 tarihli komisyon kararıyla itirazın kabulü ile "...... evlatları ...ve ...nin eşit hisse ile hak sahibi olup ...'nın 2005 yılında oğlu ...'a hibe ettiğinden bahisle..." taşınmazın 1/2'şer payla davalı ... ve dava dışı ... adlarına tespit ve tesciline karar verildiği, askı ilanı süresinde itiraz edilmeyerek 09.03.2009 tarihinde kesinleştiği; 245 ada 8 parsel sayılı taşınmazın senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4'er payla davalı ..., dava dışı kardeşi ... ve tarafların halası (mirasbırakanın kardeşi) dava dışı ... adına tespit edildiği, dava dışı ...'ın açtığı Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda taşınmazın 1/4 payının davalı ..., 1/4 payının dava dışı ..., 1/2 payının dava dışı ... adına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve bozma kararının gereklerine göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere; HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Somut olayda; Mahkemece, davanın kabulüyle davacıların miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilip kalan payların davalılar üzerinde bırakılması ile yetinilmesi gerekirken, davalıların edinme sebebini değiştirerek hükmen kayıt oluşturacak şekilde onların adına da tescil hükmü kurulması doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar ve davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz itirazlarının yukarıda değinilen yönden kabulüne,
2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) A, B, C, D, E, F, G, Ğ, H, I, J, K, L, M bentlerinde yer alan "tapudaki kalan payı oranında 4 payın davalı tapu maliki ... adına KAYIT ve TESCİLİNE" cümlesinin çıkartılarak yerine "tapudaki kalan 4 payın davalı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya iadelerine,
Dosyanın Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.