Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4430 K.2025/4139
1. Hukuk Dairesi 2024/4430 E. , 2025/4139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1123 E., 2024/947 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/403 E., 2023/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisin 14.05.2020 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak kızı olan davacı ile ikinci eşi ...ve ilk evliliğinden olma kızı davalı ..., torunları .............. ve .........'in kaldığını, murisin, ölümünden önce adına kayıtlı olan .................. Mahallesinde bulunan 153 parsel sayılı taşınmazı 24.11.2017 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı ... ...ya devrettiğini, yine aynı şekilde .................... köyünde bulunan 139 parsel sayılı taşınmazı 11.10.2018 tarihinde satış göstermek suretiyle davalı ...'a devrettiğini, yapılan bu devirlerin muvazaalı olup asıl amacının davacıdan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının muvazaa nedeniyle iptali ile (miras hissesi oranında tüm mirasçılar adına tescil) terekeye iadesine karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 12.11.2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, davanın kabulü ile davaya konu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının muvazaa nedeniyle iptali ile miras payı oranında davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin eşinin 2004 yılında ölmesi sonucu 71 yaşında yalnız kaldığını, çocuklarının da kendisiyle ilgilenmediğini, murisin bu sebeple 2005 yılında davalı müvekkili ile evlendiğini, bu evliliğin murisin ölümüne kadar sürdüğünü, bu süreçte de davacının hiçbir zaman babasını ziyaret etmediğini ve ilgilenmediğini, murisin dava konusu taşınmazın 8000 m²'lik kısmını iyi bakımı karşılığı olarak satış işleminden 4-5 yıl önce fiili olarak müvekkiline verdiğini, müvekkilinin bu alana fındık dikerek ihyasını sağladığını, bu işlemdeki satış bedelinin davalının murise bakımı, diğer taşınmazlarda çalışması ve ihyası karşılığı olduğunu, murisin çok sayıda taşınmazının bulunduğunu, mirasçılardan mal kaçırma ve diğer mirasçılarını mirastan mahrum etme iradesinin olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin davacı mirasçısından mal kaçırma gibi bir iradesinin bulunmadığını, 139 parsel sayılı taşınmazı minnet duygusu ve mirasçılar arasında eşitliği sağlamak amacıyla davalı ...'ya devrettiğini, davacının evlendiği gün itibariyle İstanbul'da ikamet ettiğini ve orada konut ihtiyacı için muristen yardım istediğini, murisin de ..................Mahallesi 38 parselde bulunan taşınmazını 23.12.2002 tarihinde satarak elde ettiği bedel ile davacıya şu anda ikamet ettiği konutu satın aldığını, müvekkili ile murisin aynı ilde ikamet ettiğini, müvekkilinin murisin sürekli yanında olduğunu ve ihtiyaçlarını karşıladığını, özellikle murise prostat kanseri teşhisi konulmasından sonra murisin kontrolleri, hastaneye ulaşımı gibi ihtiyaçların müvekkili ve eşi tarafından karşılandığını, murisin hastalık dönemi ve öncesinde yanında müvekkili ve diğer davalı murisin eşi ...'nın olduğunu, murisin emekli maaşı dışında düzenli bir gelirinin bulunmadığını, murisin yaşlandığı dönemde maliki olduğu fındık bahçelerinin bakımının dahi muris ile birlikte davalı ve eşi tarafından yapıldığını, dava konusu olayda devir işleminin gerçekleştiği 11.10.2018 tarihinde murisin 85 yaşında olduğunu, bu yaştaki kişinin geleceğe dair ilgi ve bakım kaygısı duymasının gayet normal olduğunu, murisin minnet duygusuyla taşınmazı devrettiğini, ayrıca murisin birçok taşınmazının olduğunu ve bu taşınmazların halen murisin terekesinde yer aldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı olarak taşınmazların tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescili talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise bu taşınmazların davalılara denkleştirme amacıyla verildiğini, murisin paylaştırma amacıyla hareket ettiğini savundukları, hatta bu kapsamda 457 ada 89 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından satılarak bedelinin davacıya verildiğini, ayrıca murisin, torunları olan ............ve .............'nin eğitim-öğretim giderlerini karşıladığını belirttikleri, dinlenilen tanıkların anlatımları ve tarafsız olduğu kanaatine varılan mahalli bilirkişi anlatımları çerçevesinde davalıların savunmalarının gerçeği yansıttığı, murisin hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapma iradesi içerisinde bulunduğu, davalılara devrettiği taşınmazların değerleri ile davacıya bedelini verdiği taşınmazın değerinin birbirlerine makul kabul edilebilecek şekilde yakın olduğu, bunlar dışında, muris ile davacının aralarının iyi olmadığı iddiasının bulunmadığı, davacı ile muris arasında herhangi bir problem yaşamadığı, bu çerçevede murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı, yine murisin dava konusu taşınmazlar haricinde de birçok taşınmazının bulunduğu ve mirasçılarına intikal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından iddiasının usulünce ispatlanabildiğini söyleme olanağının olmadığı, zira yargılama sırasında toplanan deliller ve dinlenen yeminli tanıkların beyanları kapsamından muris ...'nun 14.05.2020 tarihinde öldüğü, geride eşi ..., kızları ................ve .............. ile vefat eden oğlu ...............'in çocukları ... ve ..............'nin kaldığı, murisin ölümü öncesinde dava konusu ... Mahallesi, eski 139 parsel (yeni 458 ada 88 parsel) sayılı taşınmazı 11.10.2018 tarih ve 2190 yevmiye numaralı resmi senetle davalı ...'a satış yolu ile devrettiği ve taşınmazın halihazırda davalı ... adına kayıtlı olduğu, yine ... Mahallesi eski 153 parsel (yeni 458 ada 129 parsel) sayılı taşınmazın 80/289 hissesini 24.11.2017 tarih ve ...............yevmiye numaralı resmi senetle davalı ... ...ya satış yolu ile devrettiği ve taşınmazın 80/289 hissesinin halihazırda davalı ... ... adına kayıtlı olduğu, davacının bu satışların mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürdüğü, ancak toplanan deliller ve özellikle keşif mahallinde dinlenilen tanıkların beyanlarına göre murisin sağlığında tüm mirasçılarını kapsayacak şekilde kazanımlarda bulundurduğu, zira murisin 457 ada 89 parsel sayılı taşınmazı satarak davacıya ev aldığı, yine murisin diğer mirasçıları olan torunlarının eğitim-öğretim giderlerini karşıladığı, dava konusu taşınmazlar ile bedeli davacıya verilen taşınmazların değerlerinin birbirine yakın olduğu, öte yandan murisin davacı ve diğer mirasçılarıyla arasında mal kaçırmasını gerektirecek bir beşeri ilişki sorunun da bulunmadığı, tüm bu delillere göre murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiği iddiasının usulünce ispatlanamadığının anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, muris tarafından yapılan dava konusu devirlerin muvazaalı olup asıl amacın diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, devrin yapıldığı tarih itibariyle ekonomik durumu iyi olan murisin taşınmazları satmak için hiçbir nedeni olmadığını ve murisin bankadaki hesaplarında devir nedeniyle yatırılmış bir para bulunmadığını, ayrıca murisin ölene kadar taşınmazları kullanmaya devam ettiğini, murisin malvarlığını mirasçılar arasında hak dengesini gözetecek şekilde paylaştırma yapmadığını, zira davacı adına tescil edilen herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, müvekkilinin şu anda ikamet ettiği................ilçesi, .............. Mahallesi 365 ada 54 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümün müvekkilinin eşine babasından taksimen geldiğini, taşınmazdaki diğer hissedarların hisselerini eşinin talebi doğrultusunda müvekkiline devrettiklerini, muris tarafından diğer mirasçılara herhangi bir devir gerçekleşmediğini, dava konusu devrin amacının minnet duygusu olmayıp davacıdan mal kaçırmak olduğunu, diğer yandan muris tarafından diğer mirasçıları olan torunlarına yapılmış bir temlik bulunmadığını, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların da iddialarını doğrular mahiyette beyanda bulunduklarını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; muris ...'nun 14.05.2020 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak eşi ..., kızları ... ve ............. ile ölen oğlu ...in çocukları ... ve...nin kaldığı, dava konusu ... Mahallesi, eski 139 parsel (yeni 458 ada 88 parsel) sayılı taşınmaz tam hisse ile muris adına kayıtlı iken murisin taşınmazı 11.10.2018 tarih ve ............. yevmiye numaralı resmi senetle davalı ...'a satış yolu ile devrettiği, 22/a işlemi ile taşınmazın 458 ada 88 parsel olduğu, taşınmazın halen tam hisse ile davalı ... adına kayıtlı olduğu, yine ... Mahallesi eski 153 parsel (yeni 458 ada 129 parsel) sayılı taşınmazın 19450/28900 hissesi muris adına kayıtlı iken murisin 80/289 hissesini 24.11.2017 tarih ve............ yevmiye numaralı resmi senetle davalı ... ...ya satış yolu ile temlik ettiği, taşınmazın daha sonra 06.12.2018 tarihinde ifraz işlemi neticesinde 765 parsel numarasını aldığı, en son 22/a işlemi ile 458 ada 129 parsel olduğu, taşınmazın 80/289 hissesinin halihazırda davalı ... ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.