Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3474 K.2025/3927

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3474 📋 K. 2025/3927 📅 24.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3474 E.  ,  2025/3927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/7 E., 2025/265 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eşi muris ...’in evli ve çocuksuz olarak 02.03.2011 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak geriye davacı eş ile birlikte kardeşleri ..., ... ve ...’in kaldığını, murisin İstanbul ili, ... ilçesi 4. Bölge İçerenköy Mahallesinde 27 31... parsel sayılı taşınmazını 24.01.2001 tarihinde 123/316’şer hissesini ... oğlu ... ve ...’ye, yine kalan 70/316 hissesini de yeğeni ...’ye 14.09.2010 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, muris ...’ın sağlığında yeğenleri ... ve ...’ye sürekli olarak maddi yardımda bulunduğunu, murisin taşınmazı satması gerektirecek ihtiyaç sahipliğinin bulunmadığını, davalıların da taşınmazı alabilecek ekonomik güçlerinin bulunmadığını, muris ...’ın eşi ve kız kardeşlerine mirasının gitmemesi için tek erkek kardeşi ...’in oğulları davalılar ... ve ...’ye taşınmazı satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescili, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalı ... ile muris ...'in ... 18. Noterliğinin 20.10.19 98... yevmiye numaralı Düzenleme şeklindeki Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereği davalı ... tarafından taşınmaz üzerine bina yapıldığını, murisin binanın yapımında hiçbir katkısının olmadığını, sözleşmede binanın 3 kat yapılacağı, 1 nolu dükkan ile 3 ve 5 nolu dairelerin muris tarafından alınacağı, kalan yerlerin ve fazla kat yapılması halinde buradaki dairelerin ...’ye ait olacağının kararlaştırıldığını, yapının da zemin artı 3 kat şeklinde yapıldığını, buna göre murisin arsa payı karşılığının 95/316 paya denk geldiğini, davalı ...’ın maddi yardımları nedeniyle muris ve davalı ...’nin bir kısım paylarını ...’a devrettiklerini, binanın yapılabilmesi için ... ... bir adet parsel, 1 adet kamyon ile 3 adet traktörün satıldığını, ayrıca davalı ... tarafından 1999-2000 yıllarında .... kredi çekildiğini, mirasbırakanın taşınmazdaki son kalan payını önalım ihbarnamesi üzerine bedeli peşin ödenerek satın alındığını savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2014 tarihli ve 2011/215 Esas, 2014/374 Karar sayılı kararıyla; muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 20.02.2018 tarih, 2015/5439 Esas, 2018/1045 Karar sayılı kararı ile; “ HMK'nın 184. maddesi hükmü gereğince, tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için taraflara söz verilip tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra taraflara sözlü yargılama için duruşmanın başka bir güne bırakılmasını isteyip istemediklerinin sorulması, talep halinde başka bir gün tayin edilmesi; başka bir duruşma gününü istememeleri halinde sözlü yargılama aşamasına geçilerek aynı Kanun'un 186. maddesi gereğince taraflara sözlü yargılama yoluyla beyanda bulunma hakkı verilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yasal düzenlemeler gözardı edilerek karar verilmesi isabetli olmadığından anılan yasal düzenlemeler gözetilerek usulü hükümler yerine getirilmek ve ondan sonra hüküm oluşturulmak üzere karar bozulmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 12.03.2019 tarih ve 2018/207 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararı ile muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 27.05.2021 tarihli ve 2019/3383 Esas, 2021/2877 Karar sayılı kararıyla; "...yüklenicinin, sözleşmeden doğan kişisel hakkını kazanabilmesi için edimini yerine getirmesi gerektiği gözetilerek öncelikle davalı ...’nin 20.10.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edimini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, ondan sonra yörenin ve günün ekonomik şartları, emsal kat karşılığı inşaat sözleşmeleri de gözetilerek gerektiğinde bu hususta bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı ...’ye düşecek olan bağımsız bölümlerin (taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olsaydı) arsa payı karşılığının belirlenmesi ve belirlenen bu pay yönünden davanın reddine karar verilmesi; kalan paylar yönünden ise tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden mirasbırakan tarafından yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 29.03.2023 tarih ve 2021/433 Esas, 2023/221 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakan ile davalı ... arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması halinde yükleniciye düşecek bağımsız bölümlerin arsa payı karşılığının belirlendiği, davacının kalan paylar yönünden muris muvazaası nedeniyle miras hakkının bulunduğu gerekçesiyle hükme esas alınan 30.01.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda belirlenen paylar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.01.2024 tarihli ve 2023/3725 Esas, 2024/724 Karar sayılı kararıyla; “ davalı ... yönünden, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak mirasbırakan ile davalı ... arasında düzenlenen 20.10.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gözetilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ye düşecek olan bağımsız bölümlerin arsa payı karşılığı belirlenip bu paylar bakımından davanın reddine karar verilmesinde, kalan paylar yönünden ise mirasbırakan tarafından yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine; davalı ...'a yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak sonuca gidilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine" karar verilmiş ancak ..., mirasbırakan ile davalı ... arasında düzenlenen 20.10.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmayıp önceki bozma kararında da yalnızca davalı ... yönünden anılan sözleşme gözetilerek araştırma yapılması gereğine değinilerek karar bozulduğu halde bozma sonrası Mahkemece davalı ...'ın da kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafıymış gibi onun yönünden de bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporda belirlenen paylar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, mirasbırakan tarafından davalı ...'a temlik edilen 123/316 payın tamamı yönünden davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 22.05.20 25... /7 Esas ve 2025/265 Karar sayılı kararı ile; davalı ... yönünden verilen hükmün aynen kurulmasına ve davalı ... adına devir edilen 123/316 paydan davacının miras payı olan 1/2 hisseye tekabül eden 123/632 hissenin davacı adına kayıt ve tesciline, kalan payların ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararını süresi içinde temyiz eden davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin usul ve yasaya aykırı hesaplandığını, bildirdikleri tüm tanıklarının dinlenmediğini, sınırlı sayıda tanıkların dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... tarafından murise yapılan ödemeler yönünden tanık dinlenmesi halinde haklılığının ispat edileceğini, ...’ın sattığı malvarlıklarına ilişkin deliller ile murise ... tarafından para verildiğine ilişkin tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, dosyaya sunulan deliller değerlendirilip tartışılmadığını ayrıca davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek hükmün bozulması istenmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in 02.03.2011 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölümü üzerine davacı eşi ... ve dava dışı kardeşlerinin mirasçı olarak kaldığı, davalıların ise mirasbırakanın yeğenleri oldukları, çekişme konusu 27 31... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaz ile ilgili olarak mirasbırakan ile davalı yeğeni ... arasında 20.10.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği; daha sonra mirabırakanın çekişme konusu taşınmazın 123/316 payını davalı ...’ye, 123/316 payını davalı ...’a 24.01.2001 tarihli aynı akitle satış suretiyle temlik ettiği, uhdesinde bıraktığı 70/316 payı ise yine satış yolu ile 14.09.2010 tarihinde davalı ...’ye temlik ettiği, taşınmaz üzerinde halihazırda kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulu olmayan 5 katlı apartman bulunduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 20.143,77 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.