Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2554 K.2025/3937

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2554 📋 K. 2025/3937 📅 24.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/2554 E.  ,  2025/3937 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/22 E., 2025/416 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/355 E., 2024/303 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazın evveliyatı itibarı ile 786 parsel sayılı taşınmazdan geldiğini, taşınmazın 4.3 30... 'lik kısmının halen davalıların tapu alanları içerisinde bulunduğunu belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile 4.3 30... 'lik alanın davacı adına miras hissesi oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibariyle on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil davasının usulden reddine, toplulaştırma işleminin iptali mahiyetindeki talep bakımından ise yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kadastro sırasında davacının murisi adına kayıtlı tapu kaydının uygulanmadığını, taşınmazın 4.330 metrekarelik bölümünde mülkiyet iddiasının bulunduğunu, hatalı karar verildiğini öne sürerek kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 1 08... eski (4 69... parsel) parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı ile ... adına tespit ve 10.09.1974 tarihinde tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 10.09.1974 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 27.12.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.