Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5902 K.2025/3924

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5902 📋 K. 2025/3924 📅 23.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5902 E.  ,  2025/3924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/927 E., 2024/1671 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/146 E., 2023/741 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Av. ... ... ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... (....) köyünde bulunan 1 75... parsel sayılı taşınmazın eski 1007 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edildiğini, dava konusu taşınmazın tapuda mera niteliği ile kayıtlı olduğunu, 1007 parsel sayılı taşınmazın 1968 yılında .. köyü kadastro çalışma alanı içerisinde kaldığından kadastro teknisyenliğince yapılan çalışmalar neticesinde tahdit ve tespit işlemlerinin yapılarak parsellere ayrıldığını, bu tarihte ilgili alanın köy halkına paylaştırıldığını ve köy halkı tarafından tarım arazisi olarak kullanılmaya başlandığını, halihazırda aynı şekilde kullanıldığını, bu paylaşımda davaya konu 1 75... parsel sayılı taşınmazın öncesinde davacıların murisi tarafından kullanıldığını ve halihazırda davacılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini, kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra Hazine tarafından tespite itiraz edilmesi sonucunda Komisyon kararı ile çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğini, taşınmazın hiçbir zaman mera vasfında olmadığını, kadimden bu yana tarla olarak kullanıldığını, Komisyon kararının taraflara tebliğ ve ilan edilmediğini ayrıca komisyonun taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak karar verdiğini belirterek çekişmeli 1 75... parsel sayılı taşınmazın mera kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü süre ve kesin hükmün değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın mera olarak tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazın daha önce mera olarak tespit edildiği ve tespitinin 09.12.1993 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın usulsüz olarak mera vasfıyla sınırlandırıldığını, Komsiyon kararının yok hükmünde olduğunu, kararın ilan ve tebliğ edilmediğini, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman mera vasfında olmayıp kadimden beri tarla olarak kullanıldığını, öncelikle yolsuz tescil sebebiyle taşınmazın mera vasfının iptali ile akabinde olağanüstü iktisaba dayalı olarak davacı adına tescilinin talep edildiğini, yolsuz tescilin hiçbir zaman hüküm doğurmayacağını ve her zaman dava açılabileceğinin kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... (...) köyü çalışma alanında bulunan 920 parsel sayılı taşınmaz 09.12.1993 tarihinde kesinleşen Kadastro Mahkemesi kararı sonrasında mera olarak sınırlandırılarak 31.03.1994 tarihinde özel siciline kaydedilmiş, uygulama kadastrosu sonucunda 1 75... parsel sayılı taşınmaz oluşmuştur.
Davacılar vekili kadastrodan önceki nedene dayanarak 01.04.2022 tarihinde tapu iptali ve tescil talebi ile dava açmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacılar vekilinin dava dilekçesinde 1 75... parsel sayılı taşınmaza dava açtığı ve taşınmazın 1007 parselden geldiğini söylediği, 1 75... parselin geldisinin 920 parsel olup Kadastro Mahkemesi kararı ile mera olarak sınırlandırıldığı, Mahkemece yapılan keşfin de 1 75... parsel sayılı taşınmaz başında yapıldığı, davacılar vekilinin aşamada ve temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazın 1 25... parsel olduğundan bahsettiği, 1 25... parsel sayılı taşınmazın 1007 parsel sayılı taşınmazdan intikal ettiği, ... (...) köyü çalışma alanında bulunan 1007 parsel sayılı taşınmazın 24.07.1972 tarihinde kesinleşen Komisyon kararı sonrasında mera olarak sınırlandırılığı hususlarının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.