Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3858 K.2025/3873

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3858 📋 K. 2025/3873 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3858 E.  ,  2025/3873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1264 E., 2024/1542 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/2 E., 2024/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; .. ili .. ilçesi 101 65... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, yapılan son düzenlemeler ile taşınmazın kıyı- kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığını, tapusu iptal edilen taşınmaz için malike taşınmaz bedeli oranında tazminat ödeneceğini, buna ilişkin davanın idare tarafından açılması şart olmayıp malik tarafından da açılabileceğini ileri sürerek dava konusu 101 65... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmaz bedeli tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet itirazlarıyla birlikte, TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat talep şartları oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; alınan fen bilirkişi raporuna göre dava konusu 775,00 m²'lik taşınmazın (A) harfi gösterilen 760, 77... kısmının kıyı- kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığının belirlendiği, tazminat şartlarının oluştuğu, arta kalan kısmın miktar itibariyle tarımsal veya inşai faaliyete konu olamayacağından tamamının değerlendirmeye alınması gerektiği gerekçesiyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine; 31.000.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesi ve bu işlemin kesinleşmesi ile tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı zararın oluşması gerekeceği, bu nedenle dava konusu taşınmazın kıyı- kenar çizgisinde bulunması nedeniyle tapu iptal talebi tefrik edilerek söz konusu davanın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonrasında tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerektiği, ayrıca dava konusu taşınmazın tazminat bedeline yönelik yapılan inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; tazminat talebi yönünden dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmek suretiyle tapu iptal-terkin talebi yönünden eldeki davada yargılamaya devam edilmiş, kıyı- kenar çizgisi içinde kaldığından bahisle ve önceki gerekçeyle dava konusu 101 65... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğu, davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptali ve kıyı olarak terkinine karar verilmesinde, davanın mahiyetine ve somut olayın özelliğine göre davalı tarafından davanın açılmasına sebep olunmadığı kabul edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti yüklenmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş kıyı-kenar çizgisine göre kıyı kapsamında kaldığı belirlendiğinden, tapu kayıtlarının iptali için dava açılması zorunluluk olup Devletin tazminat ödemesini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; .. ili, .. ilçesi, .. mahallesinde bulunan 101 65... parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tapudan terkinine karar verildiği, verilen kararın davalı Hazine vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.