Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4049 K.2025/3860

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4049 📋 K. 2025/3860 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4049 E.  ,  2025/3860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/489 E., 2025/254 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; .. ili ... ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak belirttiği kısmın adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında taşınmaz, toplulaştırma işlemleri yapılması sonucunda 413 parsel ve 7.737,84 metrekare yüz ölçümü ile davalı olarak tescil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2008/13 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın fen bilirkişiler tarafından hazırlanan 04.02.2014 tarihli ek rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 7.737,75 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline (tescil işlemi yapılırken belirtilen yerin toplulaştırma işlemi sırasında 413 parsel adı altında davalı olarak bırakıldığı gözetilerek yüz ölçümünün 7.737,75 metrekare olarak tesciline) karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.03.2019 tarihli ve 2016/7408 Esas, 2019/1509 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümünün sınırında bulunan 299 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının varsa dayanaklarıyla birlikte getirtilmediği, niteliğinin belirlenmesi amacıyla üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı, dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yaptırılması gerekirken, harita mühendisi bilirkişinin 1985 tarihli tek hava fotoğrafı üzerinde yaptığı inceleme ile yetinildiği, eksik araştırma ile hüküm verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 21.06.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A1) ve (A5) harfleri ile gösterilen bölüm yönünden davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu, (A2), (A3), (A4), (B1), (B2) ve (B3) harfi ile gösterilen bölümler yönünden ise davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi raporunda (A1) harfi ile gösterilen ve davalı Hazine adına kayıtlı 1 36... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan 1.916, 18... ’lik kısım ile (A5) harfi ile gösterilen ve mülkiyet hanesi davalı olarak boş bırakılan 1 36... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan 5.710, 02... yüz ölçümündeki taşınmazın bağ ve zeytinlik vasfı ile davacı adına tesciline, bilirkişi raporunda (A2), (A3), (A4), (B1), (B2) ve (B3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; fen bilirkişisi raporunda (A2), (A3), (A4) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, (A4) ve (B1) bölümlerini davacının Derviş Dağ mirasçılarından satın aldığını, bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğini, davacının tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile hüküm verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yetersiz olup imar-ihyanın başladığı ve tamamlandığı tarihin belirlenmediğini, imar-ihyanın ne surette yapıldığı hakkında ayrıntılı rapor hazırlanmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp yargılama sırasında toplulaştırma işlemleri yapılması sonucunda davalı olarak tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden;
1971 yılında ... ili, ... ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında yapılan toplulaştırma işlemleri sonucunda 413 parsel ve 7.737,84 metrekare yüz ölçümü ile davalı olarak tescil edildiği, yine tespit harici kısmın 381, 4 33... parsel sayılı taşınmazlar olarak 2013 yılında Hazine adına ihdasen tescil edildiği, yapılan toplulaştırma işlemleri sonucu bu taşınmazların 1 36... parsel sayılı taşınmaz olarak Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.