Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3963 K.2025/3858

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3963 📋 K. 2025/3858 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3963 E.  ,  2025/3858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 28.11.2024
SAYISI : 2024/540 E., 2024/2535 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/26 E., 2023/154 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kayden maliki olduğu 8 13... parsel sayılı taşınmazın sahte nüfus cüzdanı kullanılarak davalı ...’a devredildiğini, ....’ın da taşınmazı bir hafta sonra davalı ...’e temlik ettiğini, ceza yargılamasının devam ettiğini, fotoğrafı kullanılan kişi ile davalı ...’ın akraba olduklarını, tapu memurlarının da suç işlediklerini, ....’in diğerleri ile birlikte hareket ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekili 29.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile ... ve ...’in davaya dahil edilmesini istemiş, 02.12.2022 tarihli celsede davalı ... yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; taşınmazı tapu siciline güvenerek ve iyiniyetli olarak satın aldığını, taşınmaz için 3.700.000,00 TL davalı ...’a ödeme yaptığını, 132.187,50 TL de emlakçı ücreti ile masraflara harcama yaptığını, bu bedelleri kredi çekerek ve birikimleri ile ödediğini, uzun yıllardır ticaret yapan biri olduğunu, eşinin, oğlunun ve kendisinin birçok taşınmazı olduğunu, bu ilçeden ilk defa taşınmaz aldığını, emlakçı aracılığıyla taşınmazı aldığını, titizlikle araştırma yaptığını ve mühendisten rapor aldıktan sonra taşınmazı aldığını, oğlu ve eşi adına kayıtlı 24 65... parsel sayılı taşınmazı 07.10.2013 tarihinde sattıklarını, bu paranın dava konusu taşınmazın alımı için kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hazine vekili; Hazinenin Tapu Müdürlüğünü temsil yetkisi olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, tapu iptali ve tescil talebi yönünden de husumetleri olmadığını, sadece TMK’nın 1007. maddesi uyarınca sorumlulukları olabileceğini, ancak olayda illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan ...; işlemde bir kusuru olmadığını, kesinleşmiş zarar olmadığını, davada taraf olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan ...; yolsuz işlemde tarafına atfedilecek bir kusur bulunmadığını, evrakın iğfal kabiliyetini haiz olduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/121 Esas sayılı davasında 12.12.2014 tarihinde davalı ...'na yapılan satışın yolsuz olduğunun sabit olduğu, yine aynı kararda davalı ...’in de nitelikli dolandırıcılık suçuna azmettirme nedeniyle hapis cezasına mahkum edildiği, davalı ...’in iyiniyetinden bahsetmenin mümkün olmadığı, davacı vekilinin davalı ... yönünden davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, 10.08.2023 tarihli ek karar ile davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2016/121 Esas - 2021/120 Karar sayılı kararı ile son kayıt maliki ...'in resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, böylece ilk el ... ile son kayıt maliki ...'in el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerinin sabit olduğu, vekalet ücreti ve harcın hatalı hesaplandığı, davalı Hazine yönünden kayıt malik olmadığı için husumetten redde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine ve davalı ... vekillerinin başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı Tapu Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğerleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, 28.11.2024 tarihli ek karar ile harç ve yargılama giderleri yönünden düzeltme yapılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında yapılan ihlallere karşı Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunduklarını, taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurduklarını ve yargılamaya başlanıldığını, eldeki davada ceza yargılaması kesinleştiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verildiğini, ceza davasında müvekkilinin mahkumiyetine karar verilmiş ise de bu kararın TBK’nın 74/2 hükmü uyarınca hukuk hakimini bağlamayacağını, müvekkilinin ilk el olmadığını ve tapuya güvenerek iyiniyetli işlem yaptığını, sahte işlemi yapan kişinin yakalanamadığını ve savunmasının alınamadığını, müvekkilinin sahte satışı azmettiren kişi olarak cezalandırıldığını, ikinci satışın sahteliğinin ileri sürülmediğini, yargılamada taşınmazın inşaat izni için önemli bir kısmının yola terk edilmesi gerektiği, kalan kısmı itibarı ile gerçek değerine yakın bir değerle müvekkilinin taşınmazı satın aldığı ve müvekkilinin iyiniyetli olduğunun kanıtlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacının kayden maliki olduğu 8 13... parsel sayılı taşınmazın 12.12.2014 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiği, ....’ın da taşınmazı 17.12.2014 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği, katılanın ... olduğu Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2016/121 Esas ve 2021/120 Karar sayılı kararı ile ... ..., ... ve ...'in katılana ait suça konu taşınmazı sahte kimlik kullanarak 12.12.2014 tarihinde ...'na devrini gerçekleştirdikleri, 17.12.2014 tarihinde sanık ... tarafından sanık ...'e devrinin gerçekleştirildiği gerekçesiyle davalı ...'in kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna azmettirme, katılan ...'e karşı kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçuna azmettirme suçlarından mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı ... vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan incelemede;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararının davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında “dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, kayıt maliki olmayan davalı Tapu Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere bu davalı yönünden esastan red kararı verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle davalı Tapu Müdürlüğü vekilinin istinaf itirazları yerindedir.” saptaması yapılmasına rağmen kararın hüküm kısmında çelişki oluşturur şekilde davalı Tapu Müdürlüğünü izafeten Hazine vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bakiye harcın Hazineye irat kaydedilmesi gerekirken davacı tarafa verilmesi doğru olmadığı gibi hükümde yapılan harç ve yargılama gideri hatalarının 28.11.2024 tarihli tavzih talebinin reddine dair ek başlıklı karar ile Dairenin 12.11.2024 tarihli ve 2024/540 Esas, 2024/2535 Karar sayılı kararının hüküm kısmında fahiş hatalar olduğunun re’sen tespit edildiği belirtilerek düzeltilmeye çalışılmış olması ve e-imzalı kararın alt kısmına “Not: İşbu karar sehven yazılmıştı” belirtmesinin yapılması da doğru değildir. Bu nedenle, ek karar ile düzeltilemeyecek hüküm fıkralarının düzenlendiği ve son kısmına sehven yazıldığı belirtilen UYAP bilişim sisteminde “mS9Vulh – PvhCubY - / 2MMGOO – XKDnMA=” ifadesi ile erişilebilen 28.11.2024 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmektedir.
Hâl böyle olunca; HMK’nin 297/2 hükmü gereğince hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının re’sen yapılan inceleme sonucu değinilen yön itibariyle kabulü ile;
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli tavzih talebinin reddine dair ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.