Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3548 K.2025/3884

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3548 📋 K. 2025/3884 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3548 E.  ,  2025/3884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/478 E., 2024/1772 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/303 E., 2021/371 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 1 71... , 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 70... parsel sayılı taşınmazın geldisinin eski 1768 parsel olduğunu, taşınmazın bir kısmının davacı tarafından yola ve park alanına terk suretiyle davalıya bağışlandığını ancak şartın davalı tarafından yerine getirilmediğini ve 02.03.20 18... sayılı Encümen kararı ile anılan taşınmazların tarla ve arsa vasfı ile davalı adına tescil edildiğini, bu durumun davalı tarafın 10.07.2018 tarih, 294 sayılı yazısı ile öğrenildiğini, bağış koşuluna aykırı işlem yapıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davalının İmar Kanunu’nun 17. maddesi gereğince mevzuata uygun olarak işlem yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın terk amacına uygun kullanılmadığı, davalı İdarenin kamu yararı amacının dışına çıktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacıyı temsile yetkili kişi tarafından imzalı, 05.07.2012 tarihli, yola terk beyanı incelendiğinde davacıların yola terk edilen kısımla ilgili koşullu bağışı bulunmadığından Belediyenin değişen şartları gözeterek "yol" için ayırdığı alanı özel mülkiyete konu etmesinin Belediye faaliyeti kapsamında tasarruf işlemi niteliğinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kamu adına yapılacak yol ve park için bağış işlemini gerçekleştirdiğini, 05.07.2012 tarihli belgede şart bulunduğunu, ihdas işlemine bağlı yol ve park olarak terk edilen yerin değişen şartlara binaen özel arsaya dönüştürülerek satma işleminin hukuka uygun tasarrufi bir işlem olarak kabul edilemeyeceğini, işlemin inşaat izni verilmesi amacıyla yapıldığını, dava konusu taşınmazların 6 ayrı yerde bulunduğunu, bu yerlerin satışının fiilen mümkün olmadığını, davacıya ait eğitim kurumu olan taşınmazın içinde öğrenci bahçesindeki oyun alanına engel teşkil ettiğini, cevap dilekçesinde bedelsiz ve şartlı terkinin kabul edildiğini, Kamulaştırma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca bedelsiz terkinlerin iade edilmeyeceğinin savunulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulunun 19.12.2024 tarihli kararına göre davacı mülkiyetindeki taşınmazın ifraz edilen kısmının park ve yol yapılmak şartıyla davalı Belediyeye bağışlandığı halde bu kısmın imar uygulaması ile özel mülkiyete dönüştürüldüğü ve bağış koşulunun yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/580 Esas, 2005/335 Karar sayılı kararı ile davacı Vakfın tasfiyesine ve mazbut vakıflar tüzel kişiliğine devredilmesine karar verildiği, kararın 17.05.2007 tarihinde kesinleştiği, 1768 parsel sayılı taşınmazın da anılan karar gereğince hükmen 12.06.2009 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, 80.121, 57... yüz ölçümlü tarla vasıflı 1768 parsel sayılı taşınmaz Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı iken .. Belediyesinin 05.07.2012 tarih, 31 sayılı encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15... . maddeleri uyarınca taşınmazın 771, 19... ’lik kısmı Y1, 1.198, 65... ’lik kısmı Y2, 20 23... ’lik kısmı Y3, 1, 63... ’lik kısmı Y4 olarak yol vasfı ile; 5.0 42... ’lik kısmı P1, 61, 33... ’lik kısmı P2 olarak park vasfı ile taşınmazdan ifrazına, kalan kısmın 4 parçaya ayrılarak arsa vasfı ile tesciline karar verildiği, davalı Belediyenin 02.03.2018 tarih, 26 sayılı kararı ile, kapanan kadastro yolu ve parktan oluşan alanların ihdas işlemi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca arsa vasfı ile davalı adına tesciline karar verildiği, dava konusu edilen taşınmazların, ihdas işlemi ile oluşan 1 71... , 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 70... parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmazların 1/1000 ölçekli imar planında “eğitim tesis alanı” olarak ayrıldığı, davacı Vakfın 02.04.2014 tarihinde kesinleşen Mahkeme kararı ile yeniden kurulduğu ve davanın davacı Vakıf tarafından 20.07.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.