Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1781 K.2025/3848

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1781 📋 K. 2025/3848 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/1781 E.  ,  2025/3848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/137 E., 2024/186 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ..., ..., ... vekili dava dilekçesinde; .... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılıp 08.06.2012 tarihinde idari yoldan 1.864.804, 30... yüz ölçümü ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilen 1 56... parsel sayılı taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın yaklaşık 250.0 00... lik kısmının tapusunun iptali ve davacılar adına tescili istemiyle; ayrıca kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün davacılar adına eşit hisseli olacak şekilde tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında ..., 1/4 hisse sahibi olduğunu ve dava konusu taşınmazlardaki hissesini 02.03.2015 tarihinde ...’a sattığını; ..., davacılardan ...’un tam hissesi ile davacılardan ...’un 1/3 hissesini 02.03.2015 tarihinde satın aldığını; ... ..., hissedarlardan ...’un tam hissesi ile ...’un 1/3 hissesini 02.03.2015 tarihinde satın aldığını ileri sürerek satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlar, davacılar da asli müdahillerin taleplerini kabul ederek asli müdahillerin talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının araştırılması gerektiğini, bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için kanunda belirtilen kazanım koşulları yanında taşımazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş ayrıca TMK'nın 713/6 maddesine göre dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde ve yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır.
Yargılama sırasında ... .... Sanayi Türk Anonim Şirketi vekili, çekişmeli taşınmazda üretim faaliyetlerinin olduğunu belirterek davalı yanında fer'i müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli 2016/5637 Esas ve 2019/1497 Karar sayılı kararıyla; davacı ve müdahil davacıların dahili davalılar Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine açtıkları davalarının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 1 56... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 11.128, 11... ve (A1) harfi ile gösterilen 45.849, 27... yüz ölçümündeki taşınmazlar hakkında Hazine aleyhine açtıkları davaların kabulü ile bu bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına 3/12 hisse, davacı ... adına 1/12 hisse, müdahil davacı ... adına 4/12 hisse, müdahil davacı ... adına 4/12 hisse olarak tapuya tesciline, davacı ve müdahil davacıların 02.09.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A2) harfi ile gösterilen 59.428, 11... , (A3) harfi ile gösterilen 52.451, 68... , (A4) harfi ile gösterilen 21.024, 28... taşınmaz bölümler hakkındaki davanın kabulü ile davacı ... adına 3/12 hisse, davacı ... adına 1/12 hisse, müdahil davacı ... adına 4/12 hisse, müdahil davacı ... adına 4/12 hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 07.03.2019 tarihli 2016/5637 Esas ve 2019/1497 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, 1 56... parsel sayılı taşınmazda kalan taşınmaz bölümleri yönünden idari yoldan oluşan tapu kaydının tesis tarihine, yine (A2), (A3) ve (A4) harfi ile gösterilen ve tespit harici bırakılan taşınmazda kalan bölümler için ise dava tarihine kadar davacılar ve müdahiller adına 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tam olarak belirlenmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; teknik bilirkişi raporunda; A, A1-1, A2-1, A2-2 ve A2-3, A4-1 ve A4-2, A3-1-a, A3-2 harfleri ile gösterilen taşınmazların tarımsal açıdan zilyetlikle iktisabı mümkün olan arazilerden olduğu, davacılar ve asli müdahil davacıların imar ve ihyanın tamamlanmasından sonraki ekonomik amaca uygun zilyetlik ve eklemeli zilyetlik sürelerinin 20 yılın üzerinde olduğu, davacılar ...'un yargılama sırasında hissesine tekabül eden taşınmazın tamamını asli müdahil davacı ...'a satarak zilyetliğini devrettiği, davacılardan ...'un yargılama sırasında hissesine tekabül eden taşınmazın 1/3 hissesini asli müdahil davacı ...'a, 1/3 hissesini asli müdahil ...'a satarak bu kısımların zilyetliğini devrettiği, yine asli müdahil davacı ...'un yargılama sırasında hissesine tekabül eden taşınmazın tümünü asli müdahil davacı ...'a satarak zilyetliğini devrettiği, bu haliyle davacılar ve asli müdahil davacılar açısından Kadastro Kanunu 14, 17... sayılı Kanun'un 713/1. maddesinde belirtilen imar-ihya ve ekonomik amaca uygun zilyetlik süre şartlarının tamamlanmış olduğu, teknik bilirkişi raporunda A1-2 ve A3-1-b harfi ile gösterilen taşınmazların dava dışı şahıslar adına tapuya kayıt ve tescil edildiği dolayısıyla davacı taraf lehine zilyetlik iktisap koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ve asli müdahil davacıların, teknik bilirkişi raporunda A ve A1-1 harfleri ile gösterilen taşınmazlar hakkındaki dahili davalılar Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine açtıkları davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, aynı bölüm hakkında Hazine aleyhine açtıkları davanın kabulü ile çekişmeli 1 56... parsel sayılı taşınmazda A ve A1-1 harfleri ile gösterilen kısımlarının tapusunun iptali ile davacı ... adına 3/12 hisse, davacı ... adına 1/12 hisse, asli müdahil davacı ... adına 4/12 hisse, asli müdahil davacı ... adına 4/12 hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline, davacı ve asli müdahil davacıların teknik bilirkişi raporunda A2-1, A2-2 ve A2-3 olarak gösterilen toplam 18.007,91 m² lik taşınmazın 1 56... parsel içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile tescil harici alanda kalan kısımla tevhid edilerek; yine aynı rapor ve krokide A4-1 ve A4-2 olarak gösterilen toplam 5.127,37 m²lik taşınmazın 1 56... parsel içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile tescil harici alanda kalan kısımla tevhid edilerek davacı ... adına 3/12 hisse, davacı ... adına 1/12 hisse, asli müdahil davacı ... adına 4/12 hisse, asli müdahil davacı ... adına 4/12 hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline, davacı ve asli müdahil davacıların teknik bilirkişi raporunda A3-1-a olarak gösterilen 2.901,43 m² taşınmaz ile A3-2 olarak gösterilen 3.872,39 m² alanlı taşınmazın davacı ... adına 3/12 hisse, davacı ... adına 1/12 hisse, asli müdahil davacı ... adına 4/12 hisse, asli müdahil davacı ... adına 4/12 hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediğini, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığını, kanunda aranan şartların yerine getirilmediğini, taşınmazın önceki niteliğinin kesin olarak belirlenmediğini, taşınmazdaki imar ihyanın tamamlanmadığını, yeterli mera araştırması ile davacılar lehine belgesiz araştırması yapılmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların maden sahası içinde kaldığını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ... Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ruhsatlandırıldığını, bu sebeple özel mülkiyete konu olamayacağını, kamu malı niteliğinde olduğunu, Maden Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca madenlerin, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer altı kaynakları olup ruhsatlandırma işleminin özel hukuk hükümlerine tabi bir mülkiyet devri niteliğinde olmadığını, Şirkete verilen maden ruhsatı nedeni ile şirket lehine hukuken korunması gereken kazanılmış hak doğduğunu, maden ruhsatına konu alanların tapu tesciline tabi tutulmasının Maden Kanunu'na aykırı olduğunu belirterek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kısmen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydının iptali ve tescili istemi ile kadastroda tespit harici bırakılan taşınmaz bölümlerinin tapuya tescili istemine ilişkindir.
... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmaz, 1974 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılıp 08.06.2012 tarihinde idari yoldan 1.864.804, 30... yüz ölçümü ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra hükmen ifraz sonucu 1 56... , 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440 parsel numaralarına ayrıldıktan sonra tekrar hükmen ifraz sonucu 1 56... , 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511 parsellere ayrılmıştır. Dava konusu taşınmaz bölümü kısmen 1 56... parsel içerisinde kısmen de 1 56... parsel içerisinde kalmıştır.
Dava konusu taşınmazların bir kısmı ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereği tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyulduğu halde bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bu hakkın zedelenmemesi için bozma kararının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Her ne kadar Mahkemece; kısmen kabul kararı verilen çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf ve asli müdahil lehine zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile kabul kararı verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Tescil harici alanda kalan A2-2, A4-2 ve A3-2 harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden harita mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda 1975, 1977, 1988 yılı hava fotoğraflarında sürülü olmadığı, sınırlarının belirgin olmadığı belirtildiği halde Mahkemece bu kısımlar yönünden hangi delile göre kabul kararı verildiği açıklanmamıştır.
3 kişilik ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli bölümlerde imar-ihyanın ne zaman başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları tam olarak belirlenmediği gibi 1982 yılında imar ihyanın tamamlanmış olacağına ilişkin bilgi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı tarafından hazırlanan rapor ile çelişmektedir. Bu sebeple daha sonraki yıllara ait hava fotoğrafları var ise getirtilerek incelettirilmeli ve bu çelişki giderilmelidir.
Yine dosyadaki bilirkişi raporlarına ekli fotoğraflardan da bu kısımları bitişikteki araziden ayıran sabit sınırların olmadığı ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin genişlemeye müsait olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz bölümleri, öncesi itibarı ile imar ihya gerektiren bir yer olması nedeni ile öncelikle taşınmaz üzerinde kullanımın imar-ihya tamamlandıktan sonra ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak sürdürülmesi gerekirken davaya konu taşınmaz bölümlerinin imar-ihyasının tamamlanıp -tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar davacı yanın taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunup-bulunmadığı tam olarak belirlenmiş değildir.
Ayrıca dava dilekçesine ekli krokide davacı yanın istediği kısım yaklaşık 250.0 00... yer iken bozma kararından önce kabul kararı verilen kısım 189.881, 45... , şu an kabul kararı verilen kısım toplamda 76.697, 49... olup bozmadan önceki krokide kabul kararı verilen kısmların birbiri ile bitişik vaziyette olduğu halde sonraki raporda 6 parça taşınmaza bölünmesi ile arada boşlukların oluşmasının nedeni Mahkemece açıklanmadığı gibi zamanla davacı yanın kullanımını genişlettiği, taşınmazların sabit sınırlarının bulunmadığı anlaşılır ise o zaman imar-ihya devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususu tartışılıp değerlendirilmelidir.
Hal böyle olunca; öncelikle çekişmeli taşınmaz bölümlerine ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre Hazine adına ihdasen tapunun oluştuğu 2012 tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, çekişmeli taşınmaza ait tüm komşu kayıtların oluşumlarına esas bilgi ve kayıtlar getirilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki keşfe götürülmeyen üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi, gayrimenkul değerleme uzmanı ile 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, sınırlarında değişiklik olup-olmadığı, sınırdaki mera parseli ile arasında doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, yine fer'i müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği gibi çekişmeli bölümlerin maden ruhsatı alanında kalıp kalmadığı hususlarının tespit edilip değerlendirilmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı ve bitki örtüsünü, taşınmazda imar - ihyaya ne zaman başlandığını, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmaz ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin sınırlarının sabit olup olmadığı, genişleme yapılıp yapılmadığı, genişlemeye devam edlip edilmediği, önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalıdır.
Taşınmazın ihdasen Hazine adına tapuya tescil edildiği tarih ile tespit harici alanda kalan bölümler yönünden dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup-olmadığı belirlendikten sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan; eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik, tapu kaydı oluşana kadar geçen zilyetliktir, yoksa tapulu hale gelen dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukuken değer ifade etmez. Bu tür kadastro öncesi ve sonrası zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında dava hakkının, alacağın temliki yoluyla devri mümkün bulunmamaktadır. Herkese karşı ileri sürülebilen mutlak hak niteliğindeki aynî hakların bu şekilde devri mümkün olmadığından, temlik alanın mülkiyet hakkı sahibi yerine geçerek dava açmasına olanak yoktur. Aksi takdirde davacı, tapu kaydını henüz kendi adına geçirmeden, mülkiyet hakkını alacağın temliki yoluyla temlik alana geçirmiş olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.20 22... /1-8 51... /1557 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Bu nedenle asli müdahillerin davasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Fer'i müdahilin yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine,
Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.