Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3880 K.2025/3887
1. Hukuk Dairesi 2025/3880 E. , 2025/3887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/153 E., 2014/182 K.
Mahkeme kararı davalıya izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... ili, .. ilçesi, .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 75... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile 32300/114900’er payının davacı ... ile kardeşleri ... ve ... adına, kalan payının da dava dışı kişiler adına tespit edildiğini, kadastro tutanağının kesinleştirilmediğini ve tapu işlemi yapılamayıp tashihler siciline alınmış olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı 1982 yılında .... isminde bir şahıstan satın aldığını, tapu kaydının bu şekilde tescilsiz kalmasının hukuka uygun olmadığını, taşınmazın taksim sonucu davacıya kaldığını ileri sürerek taşınmazın ..., ... ve ....’ın paylarına isabet eden toplam 31.680.12 m²'lik kısmının davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir .
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitine itiraz edilmesine rağmen sehven işlem yapılmadığı ve tapu kütüğünün 1. ve 2. nüshalarına malikler hanesi boş görünerek tescil edildiği, tahsisler siciline bu şekilde açıklama yapıldığı, davacının ibraz ettiği eski tapu senedinden davacı ... kardeşlerinin dava konusu yeri 1982 yılında satın aldıklarının anlaşıldığı, fen bilirkişi raporu ile de davacının iddia ettiği bölüm ile eski tapu senedinde belirtilen taşınmazın sınırlarının uyuştuğu, kardeşler arasında tanzim edilen rızai taksim sözleşmesine göre dava konusu yerin davacıya isabet ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne; malik hanesi boş görünen 75... parsel sayılı taşınmazın 21.02.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunun ekindeki krokide kırmızı renk ile taranarak (A) harfi ile gösterilen 31935, 12... ‘lik kısmının davacı adına tesciline, yeşil renk ile taranarak (B) harfi ile gösterilen alanın ise ayrı bir parsel numarası ile ifrazına karar verilmiş, karar temyiz edilmediğinden 11.12.2014 tarihinde kesinleştirilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalıya izafeten Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ancak miras payını talep edebileceğini, davacı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tescil istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 75... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... tarafından kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.1990 tarih, 1986/439 Esas, 1990/252 Karar sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği ancak Silifke Kadastro Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli cevabına göre kararın taraflara tebliğ edilerek kesinleştirilmediği, ne var ki dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmiş gibi 27.09.1985 tarihinde 802 sahifede kayıtlı kütük sayfasına tescil işlemi yapıldığı, 04.03.1986 tarihinde ilgili kadastro müdürü tarafından düzenlenen “tashihler sicili” başlıklı belge ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitine itiraz edildiği halde sehven tapu kütüğünde tescil işlemi yapıldığı anlaşıldığından bu işlemin kırmızı kalem ile çizilerek tashih edildiğinin belirtildiği, Gülnar Tapu Müdürlüğünün 07.11.2013 tarihli müzekkere cevabında 75... parsel sayılı taşınmazın “davalı” olduğundan kadastro tutanağının ilgili Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.1990 tarih, 1986/439 Esas, 1990/252 Karar sayılı dosyasında olduğunun bildirildiği, ekte gönderilin tapu kaydında da taşınmazın malik hanesinin boş bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 766 sayılı Tapulama Kanunu ile 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'nu yürürlükten kaldırmış, geçici 4. maddesi hükmünde de görülmekte olan davalara 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.
Diğer taraftan, malik hanesi boş ve davalı olarak bırakılan parsellerle ilgili davaların genel mahkemelerde görülme olanağı bulunmamaktadır. Nitekim, 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 54. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddeleri uyarınca kadastro tutanaklarının malik hanesinin ancak Kadastro Mahkemesince doldurulması amaçlanmıştır. Nitekim 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyalarının kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; .. ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 75... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine itiraz edildiğinden malik hanesinin boş bırakıldığı anlaşılmakta olup kadastro (tapulama) tutanağı düzenlenmiş ancak kadastrosu tamamlanmamış taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara 766 sayılı Kanun'un 50. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddelerine göre Kadastro Mahkemesinin bakmakla görevli olduğu açıktır.
Hal böyle olunca; Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, 04.03.1986 tarihinde düzenlenen belgeye yanlış anlam yüklenerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.