Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3380 K.2025/3815

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3380 📋 K. 2025/3815 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3380 E.  ,  2025/3815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2581 E., 2023/564 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/32 E., 2021/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ...’in maliki olduğu 3 84... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün ölünceye kadar bakma akdiyle davalı kızı ...'e devredildiğini, davalının tüm mirasçılara taşınmazı kendi birikimleri ile satın aldığını bildirdiğini, 2016 yılında bulunan mirasbırakana ait hatıra defterinde taşınmazın aslında mirasbırakana ait olduğu ve davalıya küçük bir bedelle satıldığının yazdığını, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapması için zorunlu ve makul bir nedeninin ya da ekonomik sıkıntısının bulunmadığını, asıl amacın bağışlama ya da değerinden çok daha az bir bedelle satış olduğunu, diğer mirasçıların dava açmasını engellemek, mal kaçırmak ve satış işlemini gizlemek kastıyla devir yapıldığını, aile ilişkilerinin iyi olduğunu, hastalık durumlarında ve son zamanlarında tüm aile fertlerinin mirasbırakana baktığını, mirasbırakanın ikinci kez evlenerek ölünceye kadar eşiyle yaşadığını ve özel bakıcısının olduğunu, 1980'li yılların sonundan itibaren çeşitli ameliyatlar geçirse de kendisiyle özellikle doktor olan kızı...'nin ilgilendiğini, davalının ediminin ahlaki ödevi aşmadığını, taşınmaz üzerindeki yapının yıkılarak yeniden yapıldığı ve tekrar davalıya 1 adet gayrimenkul kalacak şekilde kat mülkiyeti tesis edildiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini, olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davasının usulden reddinin gerektiğini, tapu kayıtlarında inceleme yaptığını iddia eden davacının bağımsız bölüm numarasını hatalı bildirdiğini, mirasbırakan tarafından davalıya ve dava dışı ... yapılan devir işlemlerinin gerçek iradesini ortaya koyduğunu, mirasbırakanın davaya konu işlemden sonra 6 57... parsel sayılı taşınmazdaki 36 numaralı bağımsız bölümün 1/4 payını davacıya, 8 34... parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölümün 1/4 payını dava dışı ... devrettiğini, yerleşik içtihatlara göre sağlığında hak dengesini gözeten bir paylaştırma yapması halinde mal kaçırma kastından söz edilemeyeceğini, mirasbırakan ile mirasçıları arasında ortak hesaplar mevcut olup o hesaplarda da davacı için kazandırmaların söz konusu olduğunu, davalının mirasbırakan ve 2. eşiyle ölene kadar ilgilendiğini, dava dışı ... ... yaşayıp miras bırakanla görüşmediğini, davacının da mirasbırakanı görmekten imtina ettiğini, davalının edimlerinin ahlaki ödevi aştığını, tarafların çocukluk ve gençlik dönemlerinin dava konusu taşınmazda geçmesi nedeniyle taşınmazın asıl malikinin muris olduğunun bilinmediği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2017/ 30... /404 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/20 61... /17 Karar sayılı kararıyla; denkleştirmeye esas olduğu belirtilen taşınmazların mirasbırakandan devrine ilişkin resmi senetlerin celp edilerek devir sebeplerinin incelenmesi, ayrıca davalı tanıklarının tamamının dinlenerek davalı delillerinin toplanması, davacı tanığı...’nin kendisine ve davacıya devredilen hisseler hususunda yeniden beyanının alınması, Mahkeme kasasına alındığı anlaşılan hatıra defterleri üzerinde hem davalıya hem de davacı ve dava dışı ... devri yapılan taşınmazlarla ilgili kayıt bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ülke ve yörenin gelenekleri, hayatın olağan akışı, murisin yaşı, tanık beyanları gözetildiğinde, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, miras taksimi yapıldığı iddia edilmiş ise de taşınmazlar arasında açık nispetsizlik olduğu, devir tarihlerinin birbirine yakın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın davaya konu temliki yaptığı 16.03.1983 tarihinden sonra 01.09.2006 tarihinde oğlu davacı ... ..., 11.02.2019 tarihinde dava dışı kızı...'ye taşınmaz payı devrettiği, eşi ve çocukları ile arasının iyi olduğu, diğer mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir bir nedenin ve muvazaanın varlığı konusunda somut bir olgunun ortaya konulamadığı, davanın davacı tarafından usulünce kanıtlanamadığı, salt bedeller arası orantısızlığın muris muvazaasının kanıtı olamayacağı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince pay devir tarihlerinin hatalı yazıldığını, davaya özensiz ve koşullu yaklaşıldığını, davacıya devredilen 10... taşınmazın piyasa değeri üzerinden devredildiğini ve kira bedellerinin mirasbırakan tarafından alındığını, taşınmazın daha sonra 3. kişiye satıldığını, gerekçenin yetersiz olduğunu, davalı tarafın paylaştırma savunmasına dayanarak taşınmazın bedelsiz devredildiğini ve asıl amacın bağış olup işlemin muvazaalı olduğunu açıkça beyan ettiğini, bedel ödendiğinin kanıtlanmadığını, mirasbırakanın taşınmazlarını paylaştırdığına ilişkin tespitin hukuki zemini bulunmadığını, paylaştırma kastıyla hareket edilmesi halinde işlemin bağış şeklinde ve diğer mirasçılardan gizlenmeden yapılabileceğini, yapılan devirlerde hak ve nefaset dengesi bulunmadığını, davalının bu taşınmazlara ilişkin dava açmadığını, devirler arasında uzun süre bulunduğunu, diğer taşınmazın dava dışı ... satışındaki para alışverişine dair Mahkemece resmi araştırma yapılmadığını, davaya konu sözleşme tarihinde miras bırakan ve eşinin bakım ihtiyacının bulunmadığını, davalı tanıklarının yanlı olduğunu, hatıra defterine göre davalının 2002 yılında işi nedeniyle Nişantaşı'na taşındığını, davalının paylaştırma ve sözleşmenin gerçek olduğu yönündeki savunmalarının çeliştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; 1911 doğumlu miras bırakan ...'in 06.04.2010 tarihinde ölümüyle geriye eşi ..., davacı oğlu ... ..., davalı kızı ... ... ve dava dışı kızı...'nin kaldığı, davaya konu 3 84... parsel sayılı mesken niteliğindeki taşınmazın mirasbırakan tarafından 16.03.1983 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı ...'e devredildiği, mirasbırakanın dava dışı 6 57... parseldeki 1/4 payının 07.12.1989 tarihinde davacı ... ..., dava dışı 8 34... parseldeki 1/4 payının ise 11.12.2009 tarihinde dava dışı...'ye satış suretiyle devredildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.