Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1715 K.2025/3787
1. Hukuk Dairesi 2024/1715 E. , 2025/3787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/62 E., 2023/1213 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kardeşi ile paydaşı olduğu 1 28... parsel numaralı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 24.05.1973 tarihli tapu senedine göre tespitinin yapıldığını, tapu sınırlarında doğusunda yol, batısı mera, kuzeyi dere, güneyi bayır ile çevrili olarak açıkça yazıldığını, kuzey sınırındaki derede 35 yıl önce diktiği kavak ve söğüt ağaçlarının olduğunu, batıdaki mera ile arasında yaptığı duvar olduğunu, güney tarafında bayır olduğunu, bu sınırlar göz ardı edilerek mera ve Hazine yeri içinde bırakıldığını ileri sürerek 57 parselin kuzey tarafındaki derenin sınır olduğu kabul edilip tapu kaydının iptali ile dere içindeki ağaçların kendisine ait olduğu dikkate alınarak kendi tarafında kalacak şekilde sınırın dere gösterilmek suretiyle tapuya tesciline, güney tarafta kalan bayır sınır kabul edilip tapunun iptali ile bayır sınır gösterilerek tapuya tesciline karar verilmesini istemiş; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.20 12... /346 Esas, 2012/106 Karar sayılı kararı ile ... terekesine davacı eldeki dava için tereke temsilcisi olarak atanmış, bilahare Kasım mirasçılarının davaya muvafakat ettiğini beyan ettikleri görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği tarafından davaya cevap verilmediği, katılma talep eden ...’ün ise davanın kendi yolunu kapatma amacıyla açıldığını, yolun bitişiğinde taşınmazı olması nedeniyle davaya katılmasında hukuken menfaati olduğunu, tescil talep edilen yerin kadim yol olduğunu, 20 yılı aşan zilyetliğinin söz konusu olmadığını belirterek davalı yanında davaya katılıp davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.07.2014 tarihli ve 2010/68 Esas, 2014/804 Karar sayılı kararıyla, davanın makul sürede açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.11.2017 tarihli ve 2015/21387 Esas, 2017/7765 Karar sayılı kararıyla; kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazların kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak tescili istemiyle açılacak davaların belirli bir süre içinde açılmasını öngören bir hüküm mevcut olmadığı, ayrıca davacıya diğer paydaşların (ölü ... mirasçılarının) da davaya katılımını ya da muvafakatını sağlaması veya davaya Kasım terekesi temsilcisinin katılımının sağlaması hususunda süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.06.2023 tarihinde yapılan keşifte davacının dava konusu 1 28... parselin batısında yer alan 1 28... parsele ilişkin de talepte bulunduğu, ancak dava dilekçesinden sadece dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmazın sınırlarının kuzey tarafının dere, güney tarafının bayır olarak kabul edilerek tapuya tescilini talep ettiğinden 1 28... parsele ilişkin usulüne uygun şekilde açılmış bir dava olmadığından bu konuda karar verilmediği; mahalli bilirkişilerce 1 28... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde ve güneyinde bulunan yolun ezelden beri yol olduğu, güneyinde bulunan yoldan ezelden beri ... yaylasına çıkıldığı, hava fotoğraflarında “YOL” olarak adlandırılan alanın bariz bir şekilde yol olarak kullanıldığının bildirildiği, bu haliyle dava konusu yerlerin kadim yol olduğu, davacının 24.05.1973 tarihli tapu kaydı miktarının 27 57... olduğu, kadastro çalışması sonucunda davacıya 27 57... 'lik yerin verildiği, önceki tapu kaydı ile kadastro tespitleri arasında da fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ve vekili ayrı ayrı verilen temyiz dilekçelerinde; bilirkişi raporlarına itiraz ettiğini, köy yolu dışında yol bulunmadığını, dinlenen tanıklardan sağa ayrılan yolun mandıra ve harman yolu olduğu, sola giden yolun ise özel yolları olduğunun beyan edildiğini, mahalli bilirkişilerin yalan beyanda bulunduğunu, hava fotoğraflarında başka yol görünmediğini, belirlenen yerlerin tespit edilen bedellerle kendisine satılmasını, köy halkından mahalli bilirkişileri kabul etmediğini, tapu sınırının açık olduğunu, 1 28... ve 58 parsel arasında 1962 tarihli hava fotosunda kullanım tespit edildiğini, ağaç yaşlarından da kullanımın açık olduğunu, yol olarak kullanılan kısmın davacının kullanımında olduğu raporda belirtilmekle bir kısım yerin miktarının bildirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçeli
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2002 yılında ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda nizalı taşınmaz bölümü yol olarak tescil harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.