Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1233 K.2025/3808

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1233 📋 K. 2025/3808 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/1233 E.  ,  2025/3808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/305 E., 2023/796 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... yüzü mevkiinde kain 1216, 98... yüz ölçümlü, tarla vasıflı 1 14... parsel sayılı taşınmazın kök murisleri olan babaları ...’dan kaldığını, bu taşınmazı kardeşi olan davalıyla ikiye bölerek paylaştıklarını, ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek bahsi geçen parselin tapusunun iptali ile 2 pay kabul edilerek 1 payının kendi adına, diğer payının kardeşi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; babalarının ölümünden sonra davacı ile birlikte taşınmazlar üzerinde rızai taksim yaptıklarını, bu anlaşma sonrası bazı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında kendi adına, bazılarının ise davacı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerine kendi emekleriyle ev yaptığını, yol geçmesini sağladığını, taşınmazın değerinin artması nedeniyle üçüncü kişilerin yönlendirmesiyle davacının bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 23.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/467 Karar sayılı kararıyla; davacının paylaşmaya dayanmakla birlikte tüm mirasçılar arasında usulüne uygun bir paylaşma olmadığı yönündeki beyanının ikrar niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının temyiz başvurusu üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarihli ve 2016/3938 E., 2018/6866 Karar sayılı ilamında belirtilen "taraflar taksimin yapıldığı hususunda fikir birliğinde olduğuna, muris ...’ın dava dışı mirasçıları .., .. ve .... tarafından pay talebinde bulunulmadığına göre davanın, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında görülüp sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de dava mirasçılar arasında olduğu ve davacının çoğa ilişkin talebinin azı da içerdiği göz önüne alınarak davacıya miras payının verilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi de" isabetsiz olduğu gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 30.12.2020 tarihli ve 2019/251 Esas, 2020/520 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının miras payı oranında dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 14... parselin mevcut tapu kaydının kısmen iptaline, taşınmazın 70 pay kabul edilerek 13 payın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 67 payın mevcut tapu maliki adına olan kayıt ve tescilinin devamına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 09.01.2023 tarihli ve 2021/5522 Esas, 2023/26 Karar sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, ancak Mahkemece taşınmazın 70 pay kabul edilmesi halinde 13 payın davacı adına tesciline karar verildiğinde kalan payın 57 olarak hesaplanması gerekirken 67 olarak hesaplanmasının maddi hata teşkil ettiği, ayrıca gerekçeli kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedildikten sonra karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ye göre yeniden hesaplama yapılmasının açık hesap hatasının düzeltilmesi değil, Mahkemenin yanlış uyguladığı tarife yerine yürürlükte bulunan tarifeyi uygulayarak yeniden hüküm kurulması niteliğinde olduğu, tashih ile hüküm fıkrası değiştirilemeyeceği gibi dava dosyasına göre Mahkemece yapılan işlemin tavzih niteliğinde olup taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların tavzih ile genişletilemeyeceği ilkesinin de ihlal edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda davanın davacının miras payı oranında kabulü ile davaya konu taşınmazın tamamı 70 pay kabul edilerek 13 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 57 payın mevcut tapu maliki adına olan tescilinin devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında babalarından kalan arazilerin taksim edildiğine dair ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın davaya konu taşınmazın taksim sonucu davalıya verilip-verilmediğine ilişkin olduğunu, davalının toplanan delillere göre taşınmazın taksimen kendisine kaldığını kanıtladığını, davacının taşınmazı kullanmadığının açık olduğunu, Mahkemece hangi gerekçeyle davanın kısmen kabul edildiğinin anlaşılamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; miras bırakan ...'ın ölümüyle geriye eşi ..., davacı oğlu ..., davalı oğlu ... ve dava dışı çocukları ....ve ... kaldığı, davaya konu 1 14... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 01.12.2007 tarihinde davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 29.01.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın 01.08.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.