Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3498 K.2025/3797

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3498 📋 K. 2025/3797 📅 18.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3498 E.  ,  2025/3797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/48 E., 2024/4 K
Eldeki dava kadastro tespitine itiraz hüviyetinde olup, bilindiği üzere Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 26.06.2025 tarihli ve 2025/1 sayılı kararı uyarınca temyiz isteğini inceleme görevi Yargıtay 8. Hukuk Dairesine ait ise de, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 19.06.2025 tarih ve 1 sayılı kararı ile Yargıtay Kanununun 17/1-a maddesi uyarınca Dairenin görevlendirilmesi üzerine temyiz incelemesine geçilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ..., müdahil davacılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri, davalı asil ... ile vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Davacı ...; 1 01... sayılı parselin ekli krokide (A) ile gösterilen bölümünün kendisine babasından intikal ettiği, daha önce babasının, 1970 yılından sonra ise kendisinin taşınmazı zilyet ettiği, taşınmaz bölümü üzerinde yer alan evin 1968 yılında yapıldığı, babası tarafından 1950 yılında yaptırılan evin 1980 yılına kadar kullanıldığı, babasının ölümünden sonra zilyetliğin irsen intikalen fasılasız sürdürüldüğü, krokide (C) ile gösterilen bölümün ise ... ... ... tarafından kullanıldığı, bu bölümün adı geçenden satın alındığı, o tarihten beri kendisinin taşınmaza zilyet ettiği, yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ile bu bölümlerin adına tescilini talep etmiştir.
2-Davacı ...; 1 01... sayılı parselin ekli krokide (B) ile gösterilen bölümünün kendisine babasından intikal ettiği, babası tarafından 1950 yılında yaptırılan evin 1980 yılına kadar kullanıldığı, babasının ölümünden sonra konutun kendisi tarafından kullanıldığı, krokide (C) ile gösterilen bölümün üzerindeki evin ise 1940 yılında ...tarafından yaptırılıp onun zilyetliğindeyken adı geçenden burayı satın aldığı, taşınmaza o tarihten beri kendisinin zilyet ettiği, yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ile bu bölümlerin adına tescilini talep etmiştir.
3-Davacı ...; 1 01... sayılı parselin krokisinde (D) ile gösterilen bölümü üzerindeki evin 1940 yılından bu yana irsen intikalle zilyetliğinde olduğunu, krokide (E) ile gösterilen üzerinde harap vaziyette ev bulunan arsayı ise kardeşi ...'dan satın aldığını, bu yerler için vergi istihkak edildiğini, yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek tespitin iptali ve adına tescilini talep etmiştir.
4-Davacı ...; 1 01... sayılı parselin krokisinde (F) ile gösterilen bölümünü önceki zilyedi ...'ten satın aldığı, taşınmaz bölümünün 60 yıldır eklemeli zilyetliğinde olduğu, zilyetlikle edinme koşullarının lehine oluştuğu iddiasıyla tespitin iptali ve adına tescilini talep etmiştir.
5-Davacı ...; dava konusu 1 01... parselin ekli krokide (G) ile gösterilen bölümün üzerindeki dükkan olarak kullanılan binanın 1950 yılında amcası olan ... tarafından yapıldığını, taşınmaz bölümünün tamamı atalarından intikalen 60 yılı aşkın süredir amcası ... zilyetliğindeyken, iddiaya konu bölümü amcasından satın aldığını, çekişmeli taşınmazın davalı ile ilgisinin bulunmadığını belirterek bu bölümün tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
6-Davacı ...; dava konusu parselin ekli krokide (H) ile gösterilen bölümü ve üzerindeki kagir evi amcasının çocukları ..., .... ve ....'ten 2001 yılında satın aldığını, taşınmaz bölümü üzerindeki evin 1960 yılında yapıldığını, krokide (I) ile gösterilen bölümü ise 1972 yılında amcası ...'ten satın aldığını ve aynı tarihte üzerine ev yaptığını, o tarihten sonra taşınmazları malik sıfatıyla zilyet ettiğini, iddiaya konu bölümlerin davalı ile ilgisinin bulunmadığını iddia ederek kadastro tespitinin iptali ile bu bölümlerin adına tescilini talep etmiştir.
7.Davacı ...; kendilerine babaları ...'ten kalan köy camisinin (çekişmeli taşınmaza komşu 1 01... parsel) üstüyle birlikte doğusu yol, kuzeyi dere, batısı inlitaş, güneyi çeşme ile yolun kesiştiği arazinin (dava konusu taşınmaz içinde kalan yaklaşık 12 dönümlük yerin) lehtarlar ... ve ...’tan pay temliki suretiyle satın alındığını, iddiaya konu taşınmaz bölümünün irsen intikalen ve eklemeli biçimde 100 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın emlak vergilerinin ödendiğini, yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek çekişmeli 1 01... sayılı parselin içinde kalan 12 dönümlük bölümünün kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini talep etmiştir.
8. Müdahil davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, evveliyatı itibariyle orman niteliğinde olan taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceğini, aksi düşünülse dahi taraflar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
9. Müdahil Orman İdaresi; dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarına göre tespit edilen 10.900,09 metrekare mesahadaki bölümünün orman vasfında olduğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; çekişmeli taşınmazın tapulu malı olduğunu, öncesi itibariyle eşi ... ...’e ait olduğunu, revizyon gören kaydın maliki ...’e murisi evveli ... ... ... intikal ettiğini, taşınmazı eşinden aldığını ve kendisinin kullandığını beyan ederek taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydı ile satın alma suretiyle eklemeli zilyetliğe tutunarak davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
... Kadastro Mahkemesinin 13.11.2012 tarih, 2007/284 Esas, 2012/10 Karar sayılı kararıyla; davalı ... tarafından dayanılan tapu kayıtları, memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ile orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı inceleme neticesinde çekişmeli parselin tamamının sınırları itibariyle davalı ...'nın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı, parselin 1990 yılı memleket haritası ve 1969 yılı hava fotoğrafında batısındaki (A) bölümünün ormanlık ve makilik olarak görüldüğü gibi bu bölümün yüksek eğimli, üzerinde maki elemanları ve orman ağaçları bulunan orman sayılan yerlerden olduğu, parselin diğer bölümünün ise düz yapıda tarım alanı olduğu, tapu kaydı karşısında davacı gerçek kişilerin zilyetliğine değer verilemeyeceği gerekçesiyle Hazinenin (A) bölümüne ilişkin davasının kabulü ile parselin diğer bölümüne ilişkin davasının reddine, davacı gerçek kişilerin davalarının reddine, çekişmeli 1 01... parselin tespitinin iptaline ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen 09.01.2012 günlü krokide (A) harfi ile gösterilen 10.900,09 metrekare yüz ölçümündeki alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, parselin aynı krokide (B) ile gösterilen 33.945,15 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün ise tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2013 tarih ve 2013/2548 Esas, 2013/6174 Karar sayılı kararıyla: '' Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin ve revizyon görmüş ise revizyon gördüğü tüm parsellerin tespit tutanakları ile tespitleri kesinleşmişse oluşan tapu kayıtlarının, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde yer alan dere ötesindeki ve doğusunda yer alan yol ötesindeki komşu parsellerin tespit tutanakları ile varsa tespitlerinin dayanağı olan tapu ve vergi kayıtlarının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eskisinden en yenisine bulunabilen tüm memleket haritaları ve hava fotoğraflarının getirtildikten sonra mahallinde yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki keşiflere katılmamış üç orman bilirkişisi ve üç ziraat mühendisi bilirkişisi ile bir harita mühendisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planlarında çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; taşınmazın birbirinden farklılık arz eden bölümlerinin ayrı ayrı ele alınarak bu bölümlerin toprak yapısı, bitki örtüsü, üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve sayısı, kapalılık oranı, hâkim ağaç türü hususlarının ve çevresinin incelenmesi; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritalarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokinin düzenlettirilmesi, orman sayılmayan bölümler yönünden bu yerlerin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının, kalmıyorsa zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığının, öyleyse zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince saptanması, davalı tarafın dayandığı vergi kayıtları, davacı gerçek kişilerin tutunduğu vergi beyanları ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ve vergi beyanlarının yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanması, yerel bilirkişi sözlerinin komşu parsel kayıtları ve dayanakları ve memleket haritalarındaki mevki ve yer isimlerinin okunarak denetlenmesi, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, tapu ve vergi kayıtlarının sınırları ve yüz ölçümü ile geçerli kapsamının belirlenmesi, harita mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüz ölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren kroki düzenlettirilmesi; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kalan bölümlerinin yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde yöntemince zilyetlik araştırması yapılması, bu bağlamda ziraat mühendisi bilirkişisinden taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığını, toprağın derinliğini, eğimini, bitki örtüsünü, üzerindeki muhdesat ve ağaçların cinsini, sayısını, sulama ve yağışa göre verimlilik hususunu açıklayan rapor alınması; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne zaman başladığı, kimin tarafından kaç yıl süreyle ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususlarının sorularak tespit tarihine kadar davacılar ya da davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi'' gereğine değinilmek suretiyle kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Silifke Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 24.04.2019 tarih, 2013/92 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararla; çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen bölümünün orman vasfında olduğu hususunun yöntemince tespit edildiği, öte yandan kadastro tespitine esas alınan ve davalının dayandığı Şubat 2003 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydı ile 1937 tarihli ve 467 tahrir numaralı vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, vergi ve tapu kaydının sabit sınırlı olduğu, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümü içerisinde bulunan ve aynı raporda (A), (B), (F), (G) ve (I) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacıların zilyetliğinde bulunduğu; ancak davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b ve 13/B-c koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, müdahil davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, müdahil davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 1 01... parsel sayılı taşınmazın 28.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen 10.900,09 metrekarelik bölümünün orman vasfıyla Hazine adına; aynı raporda (L) harfi ile gösterilen 33.945,15 metrekarelik bölümünün ise beyanlar hanesindeki şerhler aynı kalmak suretiyle davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı müdahil davacı ... İdaresi vekili, müdahil davacı Hazine vekili, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.09.2021 tarih ve 2021/9906 Esas, 2021/8843 Karar sayılı ilamı ile; ''1. Dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümünün tarla niteliğinde özel mülkiyete konu yerlerden olduğunun tespit edilmesi karşısında müdahil davacılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı,
2.a- Çekişmeli taşınmazın, teknik bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen bölümünün orman niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre bu bölüme ilişkin hükme yönelik olarak davalının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı,
b- Taşınmazın tespitine esas alınan Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile 1937 tarihli ve 467 tahrir nolu vergi kaydının sınırları itibariyle gayri sabit hudutlu olup çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ...; (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ...; (F) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ...; (G) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ... ve (I) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı ...’ün zilyetliğinde olduğunun ve bu davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazın bu bölümlerine ilişkin hükme yönelik davalının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı,
3. Davacı ... yararına çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığı anlaşılmakla, davacı ... vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı,
4.Çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde ise, taşınmazın tespitine esas alınan tapu ve vergi kaydının gayri sabit hudutlu olduğu, teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölüm içindeki (A) harfi ile gösterilen bölümde davacı ...; (B) harfi ile gösterilen bölümde davacı ...; (F) harfi ile gösterilen bölümde davacı ...; (G) harfi ile gösterilen bölümde davacı ... ve (I) harfi ile gösterilen bölümde ise davacı ... yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu hususları bir arada gözetilerek, sözü edilen taşınmaz bölümlerinin ayrı ayrı davacılar adına tapuya kayıt ve tescillerine, kalan bölümün ise davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacıların davasının reddine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları uyarınca kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Ç. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Silifke Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle,
1- Müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne,
2- Müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne,
3- a)Asıl ve birleşen dosyada davacılardan ..., ... ve ...'in davalarının kabulüne;
b) Birleşen dosyada davacılardan ... ve ...'in davasının kısmen kabulüne,
c) Birleşen dosyada davacılardan ... ve ...'ın davasının reddine,
Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, Köyiçi mevkii, 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile;
a) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 491,14 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle iki katlı kargir ev vasfıyla .... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
b) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 582,11 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle kargir ev vasfıyla ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
c) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen 99,33 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle iki katlı kargir ev vasfıyla ... ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
d) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen 142,36 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle tek katlı kargir ev vasfıyla ... ... kızı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
e) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (I) harfi ile gösterilen 274,49 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle tek katlı kargir ev vasfıyla . oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
f) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (L) harfi ile gösterilen alandan (A), (B), (F), (G), (I) harfi ile gösterilen kısımları çıkartıldığında geriye kalan 32.355,72 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı ada ve parsel numarası (1 01... parsel) verilerek natamam betonarme iki katlı ev ve tarla vasfı ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
g) Hükme esas alınan 28.05.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (K) harfi ile gösterilen 10.900,09 metrekare yüz ölçümündeki alanın aynı adaya son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Müdahil Orman İdaresi vekili; bir kısım davacılar ile davalı adına tescil edilen taşınmaz bölümleri yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu bölümlerin gerek evveliyatı gerekse halihazır durumu itibariyle orman vasfında olduğunu, yargılama sırasında memleket haritası ile hava fotoğraflarının zemine yanlış uygulandığını, yine orman niteliği ile tapuya tescil edilen taşınmaz bölümleri yönünden ise gerçek kişiler lehine şerh verilemeyeceğini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2- Müdahil Hazine vekili; davacı gerçek kişiler ile davalı adına tescil edilen taşınmaz bölümlerinin orman vasfında olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını, ayrıca Hazine lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3- Davacı ...; dava konusu taşınmazın iddiaya konu bölümü üzerinde 1956 yılında muris ... tarafından ev inşa edildiğini, yine ziraat mühendisi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere evin bahçesinde 70 yaşını ikmal etmiş meyve ağaçlarının bulunduğunu, bu deliller ve dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde yararına eklemeli zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşılacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4- Davalı vekili; taşınmazın tespitine esas tapu kaydının gayri sabit nitelikte olmadığını, buna rağmen Mahkemece aksi yönde kabul ile kayda yanlış kapsam tayin edildiğini, taşınmazın tüm sınırları itibariyle kadim hudutlar içerdiğini, ... Kaymakamlığının 3091 sayılı Yasa uyarınca yaptığı tahkikat sonucunda verdiği 11.09.1950 tarihli men kararı ile dayanak tapunun sınırlarının sabit olduğunun kabul edildiğini, bu kararın davanın esası açısından güçlü delil niteliğinde olduğunu, yine men kararının davacıların zilyetliklerinin kötü niyetli olduğunu ispat ettiğini, men kararına rağmen taşınmazı kullanan davacıların iktisaplarının kötü niyetli olduğunu, nizasızlık koşulunun da sağlanmadığını, taşınmazın tapulu taşınmaz olması nedeniyle tapunun hudutları içerisinde kalan tüm bölümlerinin davalı lehine tescili gerekirken bir kısım davacılar ve Hazine adına tapuya tescil edilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
5- Davalı asil ... reddi Hakim istemli temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan şubat 2003 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydı ile 19 37... tahrir numaralı vergi kaydının sabit hudutlu olduğu ve tüm sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazı kapsadığını, tapulu taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davacıların tapulu taşınmazı işgal ettiklerini, tapulu araziyi işgal eden davacı gerçek kişilerin mülkiyet hakkı kazanamayacağını, teknik bilirkişi raporunda ''(A), (B), (F), (G), (I)'' harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri dışında kalan kısımlar itibariyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, Mahkeme kararının gerekçe içermediğini, 11.09.1950 tarihli men kararı ile dayanak tapunun sınırlarının sabit olduğunun kabul edildiğini, bu kararın davanın esası açısından güçlü delil niteliğinde olduğunu, yine men kararının davacıların zilyetliklerinin kötü niyetli olduğunu ispat ettiğini, taşınmaz üzerinde yer alan konutlar gözetildiğinde bu vasıfta bir alanın orman olarak kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın orman tahditi sırasında tahdit dışında bırakıldığını, 1960 tarihli memleket haritalarında taşınmazın açıklık alanda kaldığının belirtildiğini, zeminin orman muhafaza karakteri taşımadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2.Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 44.845,24 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz Şubat 2003 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydı ile 1937 tarih ve 467 tahrir numaralı vergi kaydı esas alınarak taşınmaz üzerindeki kagir evlerden krokide (A) ile gösterilen evin ..., (B) ile gösterilen evin ..., (C) ile gösterilen evin ... ..., (D) ile gösterilen evin ..., (F) ile gösterilen evin ..., (G) ile gösterilen evin ..., (H) ile gösterilen evin ..., (I) ile gösterilen evin ...'e ait olduğu beyanlar hanesine yazılmak suretiyle ''betonarme 2 katlı ev ve tarla'' niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
3.İddia ve savunmanın niteliği ile dosya kapsamı incelendiğinde, davacı gerçek kişilerin eklemeli zilyetliğe dayanarak taşınmazın teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (L) harfi ile gösterilen kısmı içerisinde yer alan muhtelif taşınmaz bölümlerine yönelik dava açtığı, müdahil Hazine ile Orman İdaresinin ise orman iddiasında bulunduğu, davalı tespit malikinin taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydı ile satın alma suretiyle eklemeli zilyetliğe tutunarak davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.
4.Toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen bölümünün eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarında orman vasfıyla müşahade edildiği, halihazırda taşınmazın eğimi ve hakim bitki örtüsü dikkate alındığında orman niteliği taşıyan yerlerden olduğu anlaşılmakla, bu bölüme yönelik davalı ... ile vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirlenmiştir.
5. Dava konusu taşınmazın, kadastro tespitine esas olan Şubat 2003 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile 1937 tarih, 467 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, sözü edilen kayıtların değişken sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu, bilirkişi raporlarına göre taşınmazın (L) harfi ile gösterilen bölümünün en eski tarihli hava fotoğrafında tarla niteliğinde olduğunun tespit edildiği, toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın bu bölümünün davalının ve bir kısım davacıların zilyetliğinde olduğu ve bu kişiler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu dikkate alındığında müdahil Hazine vekili ile Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
6. Davacı ... irsen intikal, satın alma ve pay temliki suretiyle eklemeli zilyetliğe dayanarak dava açmış ise de; toplanan ve isabetli biçimde itibar edilen delillere göre adı geçen davacı yararına çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı ...'ün temyiz itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
7. Dosya kapsamı uyarınca çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu ve vergi kaydının gayri sabit hudutlu olduğu, teknik bilirkişi raporunda (L) harfi ile gösterilen bölüm içindeki (A) harfi ile gösterilen bölümde davacı ...; (B) harfi ile gösterilen bölümde davacı ...; (F) harfi ile gösterilen bölümde davacı ...; (G) harfi ile gösterilen bölümde davacı ... ve (I) harfi ile gösterilen bölümde ise davacı ... yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazın bu bölümlerine ilişkin hükme yönelik davalı ... ile vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirlenmiştir.
8. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ..., müdahil davacılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri, davalı asil ... ile vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ..., müdahil davacılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri, davalı asil ... ile vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80'er TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ... ile davalı ...'dan ayrı ayrı alınmasına,
Müdahil davacı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, müdahil davacı ... İdaresi ise 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Silifke Kadastro Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.