Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3260 K.2025/3802
1. Hukuk Dairesi 2025/3260 E. , 2025/3802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/186 E., 2025/12 K.
Bozma kararına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçe, ... ve .... köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan çekişmeli taşınmazları, davacıların 1974 yılından beri nizasız - fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetliklerinde bulundurarak emek harcayıp imar-ihya ettiklerini belirterek dilekçe ekinde yerleri gösterilen ... köyü kadastro çalışma alanında bulunan (A) harfli 6.976,58 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ..., (D) harfli 1.049,64 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ...; ... köyü kadastro çalışma alanında bulunan (E) harfli 1.651,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ..., (B) ve (C) harfli 7.721,98 metrekare ile 1.707,89 metrekare yüz ölçümlü taşınmazların ise eşit paylarla her iki davacı adlarına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; mahallinde yapılan tahkikat sonucunda düzenlenen teknik rapora göre (A) harfiyle gösterilen taşınmazın bir bölümünün boş, bir bölümünün yakın zamanda işlenmiş olduğunu, (B) harfiyle gösterilen taşınmazın kısmen dere yatağı niteliğinde olduğunu, (C) harfiyle gösterilen taşınmazın büyük bölümünde tarımsal faaliyet olmadığını, (D) ve (E) harfleriyle gösterilen taşınmazların üzerinde yer alan konutlar dışında kalan kısımlarında zilyetlik olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2014/93 Esas, 2015/484 Karar sayılı kararı ile; tapulama harici bırakılmış dava konusu yerlerin uzun yıllardan beri davacılar tarafından kullanıldıkları, özel mülkiyete konu taşınmazların marjinal tarım arazisi konumunda 2. sınıf susuz tarım arazisi vasfı kazandıkları, dere yatağı, orman ve mera ile ilgilerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2016/4686 Esas, 2018/7628 Karar sayılı kararı ile; dava konusu yerlere ait hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, yasal zorunluluk olan ilânların keşif tarihinden önce yaptırılmadığı, fen bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmazların etrafı dere yatağı niteliğinde olduğundan jeoloji mühendisi bilirkişiden bu hususta rapor alınmadığı, ziraat mühendisi bilirkişinin hüküm kurmaya elverişli olmayan raporuna dayanılarak hüküm kurulması suretiyle eksik inceleme yapıldığı ve (D) harfiyle gösterilen taşınmaz yönünden talepten fazlasına hükmedildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.12.2022 tarihli ve 2019/6 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararı ile; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ile ziraat bilirkişilerinin tanzim ettiği 20.10.2022 tarihli ek rapor, tanık, mahalli bilirkişi beyanları ve hava fotoğraflarına göre (A), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen alanlarda imar-ihyanın tamamlanmış olduğu, 20 yıldan fazla nizasız - fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürüldüğü, zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle (A), (C) ve (D) harfiyle gösterilen yerler bakımından davanın kabulüne, (B) ve (E) harfleriyle gösterilen alanlar bakımından ise imar-ihyanın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairenin 26.02.2024 tarih, 2023/1564 Esas, 2024/1509 Karar sayılı kararıyla;
1-Teknik bilirkişi raporunda (B) ve (E) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden ret kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle bu bölümlere yönelik davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına,
2-Teknik bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesine dayalı olarak kadastro tespitinin yapıldığı ve nizalı taşınmaz bölümleri hakkında kadastro tespit tutanakları düzenlendiği anlaşılmakla, görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerektiğine değinilerek bu bölümlere yönelik hükmün bozulmasına,
3-Teknik bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü yönünden ise yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek jeoloji ve ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif icra edilerek taşınmazın aktif dere yatağı kapsamında kalıp kalmadığı, özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı, taşınmazın niteliği, imar-ihyanın başlangıç ve tamamlanış tarihi, taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kaç yıldan bu yana kullanıldığı hususlarında ayrıntılı ve eski raporları da irdeleyen gerekçeli rapor alınması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek bu bölüme yönelik hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle teknik bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfi ile gösterilen taşınmazlar yönünden dosyanın tefriki ile yeni bir esas numarasına kaydı yapılmış; (C) harfi ile gösterilen bölümün ise imar-ihya suretiyle zilyet edilen, özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.08.2024 tarihli bilirkişi heyetinin raporuna ekli krokide (C) harfi ile belirtilen, ... ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan (yenileme kadastrosu ile 1 11... parsel) taşınmazın, 739,16 metrekare yüz ölçümüyle ve bağ vasfı ile davacılar adına tapuya tesciline hükmedilmiştr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; somut olayda, davanın kabulüne hükmedilen 20.08.2024 tarihli bilirkişi heyetinin raporuna ekli krokide (C) harfi ile belirtilen taşınmaz bölümü yönünden davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, bu bölüm yönünden davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı, vekalet ücretinin de yanlış takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece; temyize konu hükme esas teknik bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü yönünden işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dosya kapsamına getirtilen kayıt ve belgelere göre çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesine dayalı olarak kadastro tespitinin yapıldığı, 1 11... parsel içerisinde sınırlandırılan nizalı taşınmaz bölümünün, eldeki dava nedeniyle bu parselden ayrılarak 1 11... parsel numarasıyla malik hanesi davalı gösterilerek tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyalarının kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Hâl böyle olunca; Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.