Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3434 K.2025/3796
1. Hukuk Dairesi 2025/3434 E. , 2025/3796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1554 E., 2024/905 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/75 E., 2022/146 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 16... parsel, 1 20... ve 37 parsel, 1 44... parsel, ... Mahallesi 3 23... parsel sayılı taşınmazların ... Bey ... ... ... Vakfı adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların irsen intikal ve taksim suretiyle davacıya kaldığını, taşınmazların eklemeli şekilde davacı tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak zilyet edildiğini, kadastro tespiti sırasında taşınmazlara uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını, davalı Vakfın hayrat vakıf niteliğinde olmayıp taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğunu, davalı Vakfın ise zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Asli müdahil ..., çekişmeli 1 16... parselin sahibinin kendisi olduğunu, ayrıca yine 1 44... parsel sayılı taşınmazda bulunan alt katı ahır ve üstünde bulunan iki katlı betonarme binanın ikinci katı ile ahırın 4 hissesinin kendisine ait olduğunu, bahse konu taşınmazları babaları sağ iken aralarında taksim ettiklerini, ayrıca belirttiği taşınmazların tespit işleminin adına yapılacakken Vakıf adına yapılmış olmasının doğru olmadığını ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile kendi adına tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Bey Oğlu ... ... Vakfı mütevellisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının Vakıf malı olduğunu, bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda taşınmazların bulunduğu alanın tamamının Vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, bu durumun taşınmazların davalı Vakfa ait olduğunu gösterdiğini, vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili aşamalarda sunduğu sözlü ve yazılı beyanlarında; dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu ileri sürerek Mahkemece Toprak Tevzi Komisyonunun kararı, vakıf senedi ve taşınmazlara uygulanan vergi kaydının yöntemince uygulanması ve yapılacak yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraf teşkilinin sağlanması, dava konusu taşınmazların başkaca dosyalarda dava konusu olup olmadığının araştırılması, davacı tarafın dayandığı taksim olgusu ve davacı yan yararına belgesiz zilyetlikten kazanılan taşınmaz miktarı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda; mahalli bilirkişi beyanları, tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davaya konu taşınmazların 3402 sayılı Yasa'nın 16. maddesinde belirtilen yerlerden olmadığı, yine 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde aranan zilyetlikle mal iktisabına ilişkin şartların oluştuğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önceki döneme ait hava fotoğraflarına göre davaya konu taşınmazlar açısından imar ve ihya ile iktisap şartlarının oluştuğu, davalı Vakfın mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğu, taşınmazların doğrudan hayrat niteliğinde olmayıp zilyetlikle kazanılabilen taşınmazlardan olduğu, davaya konu taşınmazların en az 80 yıl fasılasız olarak, ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, belgesiz norm sınırın aşılmadığı, 3402 sayılı kadastro Yasası'nın 14. maddesindeki şartların davacı yararına, vakıf mallarının zilyetlikle iktisabını yasaklayan Yasa'nın yürürlüğünden önce oluştuğu, davaya konu taşınmazların taksimat sonucunda davacı ve asli müdahile isabet ettiği hususunun ispat olunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 23... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi tapuya kayıtlı eski 1 20... ve 37 parsel (yeni 1 53... ve 37 parsel) sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... Mahallesi tapuya kayıtlı 1 16... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile asli müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ... Mahallesi tapuya kayıtlı 1 44... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 oranında hissenin ..., 1/2 oranında hissesinin ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar ... Bey Oğlu Seyit ... Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp icare-i vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına ve vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunmasına, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki şartların davacı ve asli müdahil yararına oluştuğunun anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri hususları tekrar ettiklerini, Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı Vakfın vakfiyesinin kapsamında kaldığını, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davacı ve müdahil yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunun ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 16... parsel, 1 20... ve 37 parsel, 1 44... parsel, ... Mahallesi 3 23... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... Bey ... ... ... Vakfı adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, dava konusu 1 16... parsel ve 3 23... parselin ... oğlu ... .., 1 20... ve 37 parselin .. oğlu ... ... kullanımında olduğu, 1 44... parsel üzerindeki evin .. oğlu ... .. ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.