Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1827 K.2025/3832
1. Hukuk Dairesi 2024/1827 E. , 2025/3832 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/719 E., 2024/142 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/164 E., 2023/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Temlik eden davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın, davalının ise aynı yer 1 19... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, yörede yapılan kadastro çalışmaları esnasında davacılara ait 1 19... parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait parselin ortak sınırının hatalı tespit edildiğini, bu kapsamda davacılara ait taşınmazın bir kısmının davalıya ait 1 19... parselin içerisinde kaldığını ileri sürerek dava konusu 1 19... parsel sayılı taşınmazın sınırları keşfen belirlenecek olan bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılara ait 1 19... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, davaya konu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin usulüne uygun olarak yapıldığını ve gerçek hak durumunu gösterir şekilde tapuya tescil işleminin gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarih ve 2019/354 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile; taraf tanıkları ve mahalli bilirkişi beyanları kapsamında taşınmazların sınırında bulunan duvardan 59 metre mesafe alındığında taşınmazlar arasındaki gerçek sınırın tespit edilebileceği, bu doğrultuda dosya kapsamında mevcut fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 137,33 metrekarelik kısmın hatalı bir şekilde davalı adına kayıtlı 1 19... parsel sayılı taşınmaza kaydedildiği belirtilerek söz konusu çekişmeli kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarih ve 2019/354 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2022 tarih ve 2021/1280 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamında icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin taraflarca sunulan tanık listelerinde adı geçtiği gibi tarafların da akrabaları olduğu, söz konusu mahalli bilirkişi beyanlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmaza komşu parsel kayıtlarının denetlenmemesinin hatalı olduğu, davalı tarafça delil olarak dayanılan Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/83 Esas, 2019/101 Karar sayılı men'i müdahale ve kal dosyasının iş bu dosya arasına alınması gerektiği, öte yandan davacı tarafın dinlenilmelerinden feragat edildiğine dair herhangi bir yazılı beyanı bulunmadığı ve bu kapsamda alınmış bir ara karar da olmadığı halde davacı tanıklarından bir kısmının dinlenmemesinin de isabetsiz olduğu, söz konusu eksikliklerin giderilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça çekişme konusu taşınmaz bölümü üzerinde nizasız, fasılasız ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı temlik eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı ve mahallinde icra edilen keşifte dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın kesin olarak gösterilemediği bu haliyle davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı temlik alan davacı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2.Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın taşınmazlar arasındaki sınır ihtilafına ilişkin olduğunu, bu kapsamda eldeki davada davacıların çekişme konusu taşınmaz bölümü üzerinde zilyetliğinin bulunup bulunmadığının önem arz etmediğini, dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından çekişme konusu taşınmaz bölümünün 1 19... parsele dahil edilmesi gerektiğinin açıkça ortaya konulduğunu, keşifte dinlenen davalı tanıklarının taşınmazlar arasındaki sınırı gösteremediğini, 1 19... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının davalının ağabeyinin kabulüyle inşa edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; .... ili, .... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 19... parsel sayılı taşınmazın senetsizden 9.164,14 metrekare yüz ölçümü ve bahçe vasfıyla ... adına, 1 19... parsel sayılı taşınmazın ise senetsizden 697,94 metrekare yüz ölçümü ve bahçe vasfıyla 1/2 paylarla ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitinin 26.09.2009 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın on yıllık hak düşürücü süre içerisinde 27.06.2019 tarihinde açıldığı, 1 19... parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ve ... tarafından 22.02.2023 tarihinde ...'e satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 1 19... parsel sayılı taşınmazı çapa dayalı iktisap eden davacının kadastro öncesi nedene dayalı olarak talepte bulunamayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temlik alan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden temlik alan davacı ...'ten alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.